Toplumsal hastalığımız, “Saygı Merakı”-“Makam Hırsı”


Bugünlerde En çok istismar edilen kelimelerden biri saygı.
Günümüzde makam arabalarının fiyatı ve çokluğu herkesin hem fikir olduğu konu.

Bu memleketten biri olarak bunun bilinçaltına inmek isterim .
Güvenlik gerektiren makamlar hariç her kurum amiri, başkan, müdür vb. en iyisinden hem de Alman arabalarının olmasını özellikle ister.

Ona binince bilinçaltının en büyük eksiği tamamlanır.
Artık daha çok saygı görecek ve daha çok hizmet edecek .
Yetmez, makam odası olabildiğince afilli olacak. Böylece Saygı ikiye üçe katlayacak. Hizmette doğru orantılı olarak artacak .

En büyük hizmet de şu olacak: “Bana saygı duymuyorsan MAKAMA saygı duyacaksın!”

Makama yani ihtişamlı eşyalara saygı duyacaksın ki oradakinin kusurlarini görmeye halin kalmayacak . Bir çeşit totem bu. Hani hep eleştirdiğimiz.

Bizde bu hastalık hem toplumsal hem de eğitim sisteminin ürünü.

Nasreddin Hocanın ye kürküm ‘ye fıkrası bizde ‘Ye arabam ‘ye Ye evim , ‘Ye makamım, ‘Ye telefonum ‘ye……halini aldı.

“Başkan olamazsan sen bir hiçsin.
Oğlum, kızım sınıf başkanı oldun mu?
Hayır. Kulüp başkanı oldun mu? Hayır.

Komisyon , kurul vb. başkan oldun mu? Hayır.
Doktor , mühendis de mi olmayacaksın? Hayır. Yavrum senden bir halt olmaz .

Zaten matematiğin de iyi değil .
Evlâdım sen saygı göremezsin…. ”

Bu kültürde yetişen kişinin ilk işi  açlığını çektiği , baskı hissettiği saygıyı elde etmektir .

Makamın hırsına kapılıp‚ burnumuz büyüyünce‚ mevlanın bizi ikaz için gönderdiği bir vesile bu. Biz alacağımız dersi aldık. Başkalarına bakıp kendi sonumuz için ders çıkarıp ibret almazsak, aynı şeylerin başımıza gelmesinden kurtulamayız.

Oysa Peygamberimizin, Mevlana’nın, Yavuz Sultan’ın , Recep Yazıcıoğlu’nun ve daha bir çoğunun hayatını ballandıra ballandıra anlatırız ama onların makam sayısına hiç ihtiyaç duymadığını görmek istemeyiz . Çünkü işimize ve nefsinize gelmez!

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı ! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi, SeVGi, SaYGı ve HüRMeTLeRiMLe... içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s