Allah’a Niçin ve Nasıl İnanırız?


İmanın altı şartından birincisi Allah’a inanmaktır. Akıl sahibi olan ve erginlik çağına gelen her insanın ilk ve en önemli görevi, Allah’ın varlığına ve birliğine inanmaktır.

Çevremize baktığımız zaman, hiçbir şeyin kendiliğinden olmadığını görürüz. Güzel bir sanat eseri, bunu yapan bir sanatkârının bulunduğunu gösterir. Meselâ; kullandığımız saati yapan bir sanatkâr, oturduğumuz binayı yapan bir usta yok mudur? Şüphesiz ki vardır. Bunların kendiliğinden meydana geldiğini akıl kabul eder mi? Elbette etmez.

Öyle ise; çok ince bir plâna göre kurulan ve mükemmel bir düzen içinde işleyen uçsuz bucaksız kâinatı ve en güzel sanat eseri olan insanı da bir yaratan vardır. İşte bu yaratıcı, sonsuz güç ve kudret sahibi olan “Allah”tır. Evren, Allah’ın varlığını; evrende görülen ahenk ve mükemmel düzen de Allah’ın birliğini göstermektedir.

O halde, ilk görevimiz, bizi yaratan ve yaşatan Allah’a inanmak, O’na gönülden bağlanmaktır.

Özde, sözde, dilde, seste Allah bir!

Yer ettikçe can kafeste Allah bir!

Böyle geldik böyle gitmek dileriz

İlk nefeste son nefeste Allah bir.

Emin Ali SİPAHİ

Allah’a Şöyle İnanırız

Allah vardır ve birdir. Ondan başka tanrı yoktur.

Varlığının başlangıcı ve sonu yoktur. O, her zaman vardı, sonsuza kadar da var olacaktır.

Allah varlıklardan hiçbirine benzemez. O’nun eşi ve benzeri yoktur. Varlığı kendindendir. Hiçbir şeye muhtaç değildir. Her şey O’na muhtaçtır.

Allah diridir, her şeyi bilir, her şeyi işitir ve her şeyi görür. Kalbimizden geçenleri de bilmektedir.

Allah irade sahibidir, diler ve dilediğini yapar. Onun kudreti sonsuzdur, her şeye gücü yeter.

Allah yaratıcıdır, dilediğini yoktan var eder, dilediğini de yok eder. Evrende ne varsa hepsini O yaratmıştır.

Allah harflere ve sese gerek olmadan söyler. Sözünü Peygamberlerine duyurmuş, emir ve yasaklarını bildirmiştir. Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim Allah’ın sözüdür.

Allah, merhameti sonsuz, bağışlaması bol Yüce bir varlıktır. Bize hayat veren, sayılamıyacak kadar nimetler bahşeden O’dur.

O, bizi yarattıktan sonra da yalnız bırakmamış, peygamberler göndererek dünyada ve ahirette mutlu olmanın nurlu yolunu göstermiştir.

Allah’a böyle doğru olarak inanan ve ona gönülden bağlanan insan, varlıklar arasındaki şerefli yerini almış, gerçek değerini kazanmış olur. Bu inanç, insanın kalbini her türlü kötü düşüncelerden temizler, iyi düşünce ve güzel huylarla süsler.

İnsan, hiç kimsenin görmediği yerlerde bile ahlâka aykırı davranışlardan sakınır. Çünkü, Allah’ın her şeyi gördüğüne ve bildiğine inanır. Allah’a iman, her türlü iyiliğin kaynağıdır.

Tevhid İnancı

İslâmın temeli, tevhid inacıdır. Tevhid, Allah’ın birliği demektir.

Kur’an-ı Kerim’de bu konu şöyle açıklanmıştır:

«Sizin Tanrınız, tek bir Tanrıdır. Ondan başka tanrı yoktur.» (3)

Evet Allah birdir, O’ndan başka tanrı yoktur. O, eşi, benzeri ve ortağı olmayan tek varlıktır. Doğmamış ve doğurmamıştır.

Gördüğümüz ve göremediğimiz bütün varlıkları yaratan, yoktan var eden Allah’tır. O, yaratıcı olarak da tek’dir. O’ndan başka yaratıcı yoktur. Allah, hiçbir kusur ve eksikliği bulunmayan, en üstün niteliklere sahip olan çok Yüce bir varlıktır. İbadet yalnız O’na yapılır. O’ndan başkasına ibadet edilmez. Tevhid (Allah’ın birliği) inancı ihlâs sûresinde şöyle açıklanmıştır:

«Deki o Allah birdir.

Allah Sameddir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.)

O, doğurmamış ve doğurulmamıştır.

Hiçbir şey O’na denk değildir.» (4)

Allah’ın birliği inancı, kalbleri aynı amaç etrafında birleştiren, müslümanlar arasında birlik ve beraberliği sağlayan önemli bir güçtür.

Allah Sevgisi

Allah, bize görmek için gözler, işitmek için kulaklar, konuşan dil, çeşitli işler yapabilen eller ve yürüyen ayaklar vermiş; bizi akıl ve zekâ ile donatarak, varlıklar arasında çok üstün bir durumda yaratmıştır.

Sağlık ve mutluluk içinde yaşayabilmemiz için yeryüzünü çeşitli nimetlerle donatmış, teneffüs ettiğimiz havadan içtiğimiz suya kadar her türlü ihtiyacımız karşılanmıştır.

Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“Allah’ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz.” (5)

İnsan, kendisine iyilik edenleri sever. Öyle ise, en çok sevmemiz gereken varlık, Allah’tır. Çünkü O’nun bize olan iyilikleri sayılamayacak kadar çoktur. Biz de Allah’ımızı çok sevmeliyiz. Sevgi, sadece sözle olmaz. İnsan, sevdiğine saygı gösterir, sevdiğinin hoşlanmayacağı bir şeyi yapmaz. Allah sevgisi, O’nun mübarek adını saygı ile anmak, bize emrettiği ibadet görevlerini seve-seve yapmak ve yasak ettiği şeylerden sakınmakla olur.

Böyle yaparsak, Allah da bizi sever ve dünyadaki nimetlerden çok daha fazlasını bize ahirette verir.

Bir insan için en büyük mutluluk, Allah’ın sevdiği kişilerden olmaktır.

ALLAH

Yeri, göğü yaratan, Ağaçları donatan,

Çiçekleri açtıran, Bir Allah’tır, bir Allah!

Doyuran her hayvanı, Yaşatan her insanı,

Koruyan şu vatanı, Bir Allah’tır, bir Allah!

Allah her yerde hâzır; Ne yaparsam O görür;

Ne söylersem işitir; Var’dır, Bir’dir, Büyük’tür.

Ben Allah’ı severim, Her sözünü dinlerim.

 Sabri Cemil YALKUT

Gerçek İman Sahibi Bir Genç…

Hazreti Ömer, halifeliği zamanında sütçülerin süte su katmasını yasaklamış ve bu emrini her tarafa duyurmuştu. Şehrin asayişini kontrol etmek için bir gece Medine’de dolaşırken yoruldu ve biraz dinlenmek üzere bir evin duvarına yaslandı. Evin içinde anne ile kızı arasında geçen şu konuşmayı duydu:

Anne:

– Haydi kızım: kalk da sütlere biraz su katıver.

Kız:

– Halifenin sütlere su katılmasını yasakladığını bilmiyor musun?

Anne:

– Evet biliyorum.

Kız:

– Öyle ise Halifenin yasakladığı işi nasıl yapabilirim?

Anne:

– Kalk da su koy şu sütlere, Ömer seni nereden görecek?

Kız:

– Ömer görmez ama Rabbim görür. Vallahi ben O’nun göreceği yerde yapmadığım bir işi görmediği yerde de yapmam.

Hazreti Ömer, bu konuşmaları dinledikten sonra evine döndü. İyi bir din terbiyesi görmüş bu yüksek ahlâklı fakir kızı oğlu Âsım ile evlendirdi. (6)

İşte Allah inancının insanın davranışlarındaki olumlu etkisi…

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Genel içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to Allah’a Niçin ve Nasıl İnanırız?

  1. memet dedi ki:

    selamaleyküm. bu yazıları yazan kardeş mümkünse memetgunes25@hotmail.com dan bana bir mail at senlinle tanışmak yazışmak istiyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s