Dildir insanı muazzez eden. Dildir insanı muazzeb eden…


Yüce Allah insanı yarattı. Sonra ona beyanı öğretti. Yani dil verdi. Kişinin ilmi ve aklı dilinin altında gizlidir. Allah rahmetini böyle gösterdi. Rahman, insanı yaratan, okumayı ve Kur’anı öğreten ve beyanı öğretendir. (Rahman, 55:1-5) insanın aklına, zekasına ve bilgisine tercüman olan dilidir. “Dildir insanı muazzez eden. Dildir insanı muazzeb eden…” İnsan dil ile değer kazanır ve yine dil ile değerini kaybeder. Hz. Ali (ra) “İnsan dilinin altında saklıdır. Konuşturunuz ne olduğunu anlarsınız” der. Kişinin aklını gösteren dilidir. Dil bir başka anlamı ile gönül ve kalp demektir. Kalbin tercümanı dil olduğu için her ikisine de dil denilmiştir. Kişi kalbinde olanı dile getirir ve kalbinden geçeni ifade eder. Bu nedenle kişi ne konuşuyor ve dilinden ne dökülüyorsa o odur.

İnsanın başını belaya sokan dilidir. Dil bazen bir aslan gibidir, bazen de yılan gibidir. Başının belaya girmesini istemeyen kişi dilini tutmasını bilmelidir. Konuşmak faydasız değildir; ama çok sözün de faydası yoktur. Söylemeyene dilsiz, çok söyleyene de geveze derler. Sözü az ve öz söyleyenin ömrü uzun ve bereketli olur. Konuşmasını bilmeyenin de başına gelmedik iş kalmaz.

Bilgisiz insan kör, sağır ve akılsız sayılır. Kişi bilgisini dili ile ifade eder; bilgisizliğini de… Bunun için atalarımız demişlerdir ki “Söz bilirsen söz söyle ki, sözünden ibret alsınlar. Bilmiyorsan sükût eyle seni insan sansınlar.” Her doğan insan ölür; ama söz bakî kalır. Sözünü söylemesini bilirsen ölümsüz olmayı da bilirsin.

Allah insana sermaye olarak hayatı vermiştir. Hayat sermayesinin kârı ise iyiliktir. Her canlı ölür. Nitekim nice insanlar öldü. Onlardan geriye sadece yaptıkları iyilikleri kaldı. Yaptıkları iyi şeyler onların iyi insan olarak anılmasını sağladı. Kötülerin de hepsi öldü, geriye kötülükleri kaldı. İyiler ve iyilikleri övülür, kötüye ise sövülür. Övgü kazanmak isteyen iyilik yapmayı kendisine adet edinsin ve iyilerle beraber olsun…

Kötülerin işleri hiçbir zaman ileri gitmedi. Kötülük bir ateştir; ateş ise yakıcıdır. Önce kendisini, sonra da başkalarını yakar. İnsanlara iyilik ve kötülük daha çok beylerden ve idarecilerden gelir. Bilgili beyler etraflarına bilgili insanları toplamış ve insanlar adaletle idare etmişler, güler yüzle ve tatlı dille halka muamele etmişlerdir. Onların zamanında her tarafa iyilik yayılmış ve onların iyi halleri herkese iyi örnek olmuştur. Bu beyler öleceklerini bilerek kendileri için hazırlık yapmışlar adlarını iyi olarak kitaplara geçirmişlerdir. Bu gün o kitapları okuyanlar onları kendilerine örnek alarak iyiliğin çoğalmasına sebep olurlar.

Balasagun’lu Yusuf Has Hacip “Dünyada en değerli şey faydalı bilgidir. Bir cahil başköşeye otursa orası kapı dibi sayılır. Bir bilgin eşikte otursa orası başköşe sayılır. Bu bilgiden kaynaklanan bir saygınlıktır” demektedir. (Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig, 2006, s.18) Bilginin sözü azdır; ama hikmetlidir. Belagat ve Fesahat az ama öz konuşmaktır. Edipler “Sözü az söyle ki uzun olsun” demişlerdir.

Dünyada toplumu etkileyen iki sınıf insan vardır. Bunlar bilginler ve idarecilerdir. Bilginler idarecileri de etkiledikleri için bilginin saltanatı idarecilerin saltanatından daha geniş, daha devamlı ve daha da etkindir. Gerek bilginlerin, gerekse idarecilerin saltanatı sözlerinden kaynaklanır. Aklın süsü dil, dilin süsü güzel sözdür.

Bilge Yusuf Has Hacip, “Akıl meşale gibidir; dil ise onun ışığıdır. İnsan akılla yükselir, bilgi ile ilerler ve dili ile etrafını aydınlatır.” “Dört şeyin azı da çoktur. Bunlar: ateş, düşman, hastalık ve bilgidir” der.

Öfke, şehvet ve cehalet akla zarar veren işlevini ortadan kaldıran üç büyük düşmandır. Öfke ile kalkan zararla oturur. Şehvetine mağlup olan hayatını mahveder. Cehaletle hareket eden hiçbir zaman başarıya ulaşamaz. Cahil insan kabadır; insanları kırar. Konuşmasını bilmez; düşünmeden konuşur, kendisini ele verir. Sözlerine yalan katar; yalanın kendisini koruyacağını ve kurtaracağını zanneder. Bunlar kimde toplanırsa mutluluk ve saadet ondan kaçar ne dünya ne de ahret kendisine fayda vermez.

İnsanın insanlığı aklı, bilgisi ve dili iledir. Bu üç haslete sahip olan iyi insandır ve iyi insandan iyilik gelir. İyilik yapanın işleri düzgün gider. İyi insan ne kadar yaşarsa yaşasın ihtiyarlamaz; o daima gençtir. Kendisi ölse de iyilikleri bakidir ve onun adını yaşatırlar. Dünyada iyilerindir; ahirette.  Akıl ve bilgiden kaynaklanan ve dil ile kendisini gösteren iyilik hiçbir zaman kaybolmaz.

M. Ali KAYA

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Genel içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to Dildir insanı muazzez eden. Dildir insanı muazzeb eden…

  1. ev yemekleri dedi ki:

    Paylaşımınız için çok ama çok teşekkürler. Bu türde paylaşımlar bir çok konuda faydalı olmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s