Allah’la ahdinizi, misakınızı; aşkınızı yenileyin!!!


“Soruların En zoru” bizleri bekliyor..
Rabbimiz soracak mahşer-i Kübra’da..
Belki de tek soru, arif olana belki en acısı soruların en dertlisi.. Ve çağları kuşatan bir nida: Nerdesin?!
“Ben hep seninleydim, ya sen kulum kiminleydin” ??

Allah’la ahdinizi, misakınızı; aşkınızı yenileyin!!!

İnsanın sevgilisiyle bir ve beraber olmak isteğinden doğan bir hal bu, fakat neticede suretle de yapılan bütün hareketlere ve hallere ibâdet adı veriliyor. Şimdi Hz. Mevlâna buyuruyor ki “Takva, yani ibâdet ateşi cihanı, masivallahı yaktı, sonra da tecelli şimşeği çaktı, takvayı da yaktı” buyuruyor. İşte bu çok önemli bir noktadır. İş mutlaka takvayla başlar, ne demek? Burada üç derece anlatılıyor. Takvanın, ibâdetin ilk derecesinde Allah”ın yapma dediklerini yapmamak önemlidir. İnsan aşık olur, sevgilisi için nelerden vazgeçer, nelerden, bütün sevdiği şeyleri terkeder öyle değil mi? Ya Allah aşkı insana gelirse onun için namaz kılmak bile çok basit bir hareket olarak kalmaz mı eğer şekliyle kılıyorsan. O halde takva, ibâdetin şekli kısmı insanı önce Allah”ın “Yapma” dediği ve şer”i kaidede haram denen şeylerden uzaklaştırır. Eğer gerçekten bu uzaklaşma sağlanırsa aşk artar, aşk artınca bu sefer Allah”tan başka herşeyden uzaklaşır insan. Sakın yanlış anlaşılmasın bu hal dünyadan el etek çekmek değildir. Hayır, bütün güzellikleri görür ve o güzelliğin içinde Allah”ını bulur.

Onu Allahtan alıkoyan her şeyi terk eder. Daha sonra öyle bir aşk oluşur ki Allah”ın lûtfu bu aşkı çoğaltır. Bu tecelli yüzü suyu hürmetine ortada hiçbir şey kalmaz, şekil de kalmaz. Yani Allah”la bir ve beraber olur insan. Bu hale Hz. Mevlana istiğrak hali diyor.

Hz. Mevlâna diyor ki: “Bal küpünün içine arıyı batır, artık arının kendine ait hiçbir hareketi kalmaz. Hareketi balın hareketiyledir. O halde hareket eden baldır arı değil. Ama arı da şahsiyetini kaybetmemiştir, sadece hal ve hareketini kaybetmiştir.” İşte insan bu hale gelir. Ondan konuşan Allah, ondan gören Allah, ondan iş gören Allah olur. Fakat dikkat ederseniz bu hale gelebilmek için kullukla başladı işe, yoklukla başladı. İşte namaz bütün bu hareketlerin hal diliyle Allah”a “Seni seviyorum” hitabıdır ve bütün bu hareketlerin içinde kurban, tevhid, mirâc ve zekât; halin zekâtı, vaktin zekâtı ,aklınıza gelebilecek bütün ibâdetler gizlenmiştir. Onun için namaz ibâdetlerin en önemlisidir.,

Hiç dikkatinizi çekti mi sizin de; Bizi en çok seven, en şefkatli, en cömert, en bekleyenimiz.. Bize bizden yakın, hiç terketmeyenimiz O, Allah subhanehu ve teala kullarıyla buluşmak için hep vesileler yaratmış?..
Sarmış adeta tüm zamanı esmasıyla.. Bin çeşit vesile icad etmiş ki uyanalım, koşalım kucağına.. Bekliyor iştiyakla hep bizleri.

Sizi yaratan Allah, bu mutluluğu sağlayabilecek olan bütün gerekli sistemleri size hediye etmiş: Akıl vermiş, idrak vermiş, irade vermiş, fizik vücut vermiş, nefs vermiş, ruh vermiş, bir bütüne ulaştırmış sizi. Allah’ın kâinattaki temsilcisi, Allah’ın kâinattaki vekili, Allah’ın *kâinattaki halifesi… Mutlu olmanın bütün vasıflarına hepiniz sahipsiniz. Kim olursanız olun, nerede olursanız olun, eğer mutsuzsanız bilin ki Allah’ın mesajını anlayamamışsınız, reçeteyi tatbik edemiyorsunuz ve şeytan nefsinizi bir vasıta olarak kullanıp, sizi mutsuz ve huzursuz etmeyi başarıyor.

Her şeyden evvel Allah’ın reçetesine dikkatle bakın. Mutlu olmanızı istiyor, ibadetlerin her biri o mutluluğa ulaşmanızın birer vasıtasıdır. Bir yere gitmek istiyorsunuz, bunun için Allahû Tealâ kapınızın önüne en güzel arabayı koymuş; son model, yepyeni, benzini, her şeyi içinde, siz sadece ehliyetinizi alacak ve o arabayı kullanacaksınız.

Unutmayın “ALLAH SİZİN İÇİN GÜÇLÜK DİLEMEZ, ALLAH SİZİN İÇİN KOLAYLIK DİLER.”

Hepiniz, bu sonsuz saadete ehil olduğunuzu, bilin istiyorum. Hepiniz böyle bir dizaynın sahibi olmaya hem lâyıksınız, hem de Allahû Tealâ sizi ona davet ediyor, hem de size bu hedefe ulaşana kadar sonsuz yardımlar yapacağına söz veriyor ve bunu garanti ediyor.

Her yeni günle, saatlerle sunulan fırsatlar zinciri..
Gel temizlen! Sileyim önceni..Sıfırdan başla hayata.
Üstelik de geçmiş günahlarını sevaplara çevireyim!

Sadece bir gayret bizden, bir meyil, bir hicret O’na doğru.
Bekliyor iştiyakla hep O…

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı :: ALLAH (CELLE CELÂLÜH) ::, Aşk içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to Allah’la ahdinizi, misakınızı; aşkınızı yenileyin!!!

  1. nur dedi ki:

    Yâ Reşid..
    (Doğru yolu gösteren)

    Ya Rab sensin en erdemli öğretici,
    Yönümü sana çevir yolumu sana getir…

    “Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek bir dost bulamazsın.” (Kehf, 17)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s