GüZeL GöRMeK, GüZeL YaŞaMaK, GüZeL iNSaN OLMaK. HaYıRLı CuMaLaR


Akıl için yol birdir.

Fakat bu bir olan yolu buluncaya kadar, büyük çabalar gerekiyor. Her nesil,
Amerika’yı yeniden keşfedercesine, el yordamıyla doğruları bulmaya çalışıyor.

Oysaki hayatın doğruları şimdiye kadar milyonlarca kere yaşanmıştır. Hele de
bizim inancımızla…

İnsanlık dünyasının nice parlak yıldızı bizim inancımızı paylaşan insanlar
arasından çıkmıştır.

Bu dünyada nasıl yaşanacağını, nasıl üzüntüsüz olunacağını hayatlarıyla
göstermişlerdir. Başta Peygamberimiz (A.S.M.) olmak üzere, bütün peygamberler,
evliyalar, Allah dostları, bu güzel insanların ilk sırasında yer alanlardır.

Bunlar, doğru aklı, doğruyu bulmakta kullanmışlar ve bizlere de yaşanmaya değer
hayatı göstermişlerdir.

O güzel insanların karşılarına çıkan kötüler de olmuş… Fakat bunlar, hem
kötülüklerle tadı kaçırılmış bir ömür sürmüşler, hem de unutulup gitmişlerdir.
Unutulmayanlar da, daima nefretle anılmışlardır.

Güzel insan olmak…

Bütün mesele bu…

Güzel insan olabilmek için de güzelliği önce kendi içinde bulmak gerekir.

Güzellik nasıl bulunur?

Nasıl yansıtılır?

Çirkinlik ve üzüntü nasıl yenilir?

Güzelliği bulmak ve güzel güzel yaşamak, her şeyden önce hayata bakış açımızı
düzeltmemizi gerektiriyor.

Hayata nasıl bakacağız?

Olayları nasıl değerlendireceğiz?

İnsan olarak, bizim bu dünyadaki öncelikli görevlerimiz nelerdir?

Ve en önemlisi, hangi özellik ve alışkanlıklarla kendimizi sıradan ve basit
yaratık olmaktan kurtarabiliriz?

Sıradan ve basit yaratık olmak…

Daha da kötüsü, çevresini rahatsız eden, üzen bir dert küpü olmak…

Sayısız arzu ve isteklerle dolu bir iç dünyanız olacak… İmkânınız az, gücünüz
sınırlı bulunacak… Ve siz üzüntüsüz yaşamayı başarabileceksiniz…

Bu mümkün mü?

Bir denenme ve sınanma dünyasındayız.

Elbette bir yığın dert var önümüzde. Bütün bunlara rağmen, hayatı yaşanabilir
kılmak ve daha da öteleri kazanabilmek için kullanmak mecburiyetindeyiz.

Üzüntüyü azaltabilmek için, sadece bakış açımızı değiştirmek bile yeterlidir.
Olayları, insanları, yorumlama biçimimiz hayatımızın tadını tuzunu ya
sağlayacak, ya da kaçıracaktır…

Bakış açısına göre insan, acıdan bile tat alabilir… Tatlıdan dahi haz
duymayabilir.

Üzüntülere pabuç bırakmamak için elbette birçok etkili tedbir vardır. Önce
bunları bilmeli, sonra da hemen uygulamaya koymalıdır.

Aynı şartlarda yaşayan birçok insan, üzüntü düzeyi bakımından çok değişik
durumda bulunuyor. Biri hayatı çekilmez bulurken, diğeri, fevkalade mutlu
olduğunu söyleyebiliyor.

İyimser insanlar “ güzel görür, güzel düşünür”, dolayısıyla da “hayatlarından
lezzet alırlar”.

Her zaman tatlıya ulaşamayabiliriz. Öyleyse, acılardan tat almayı da
bilmeliyiz. Bazı insanlar nasıl damak zevki için, çok acılı yemekler, hatta
çiğköfteler yiyorlarsa, ruhumuzun acılarından da değişik lezzetler çıkarmayı
bilmeli değil miyiz?

Karanlığın da hayatımızdaki yerini kabul etmeliyiz. Çünkü her şey zıddıyla
bilinir. Karanlık olmasaydı aydınlığın kıymetini hakkıyla anlayamazdık.

Acılarla da tatlıların değeri ortaya çıkar.

Çirkin güzelliğin idrakini sağlar.

Ağlamak olmasaydı, gülmek, güzelliğinden çok şey yitirirdi.

Hayat, karanlıkla aydınlığın, acıyla tatlının, gözyaşıyla tebessümün,
mutsuzluklarla mutluluğun bütünüdür.

Önemli olan, seçme hakkımızı daima iyi kullanmak, güzeli, doğruyu, faydalıyı
yaşatmaktır.

Mümkün olanın en iyisini, en güzelini, en doğrusunu yapma azmi, içimizde
sürekli canlı kalmalıdır.

Hedeflerimize tamamen ulaşamasak bile, gönlümüzde üzüntü yerine, vazifesini
yapmış olmanın huzuru doğacaktır.


Vehbi VAKKASOĞLU

© rBg Space’S®2010


BEĞENDİYSEN VE ALANINA
EKLEMEK
İSTERSEN YORUM YAZ BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Seyahat içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s