YeNi YıL-YeNi BaŞLaNGıÇLaR ve TeFeKKüR


Yeni bir
yıla merhaba demeye hazırlandığımız şu günlerde; hepimiz farklı bir koşuşturma
ve heyecan içerisindeyiz. Belki de Yeni yılın getireceği güzellikleri düşünerek
şimdiden planları yapmaya bile başladık; ama göz ardı etmememiz gereken çok
önemli bir nokta var ki

Değerli Müslümanlar! 

(…) ‘İşte bu din, benim dosdoğru yolumdur. Artık ona uyun. Başka yollara
uymayın. Yoksa o yollar, sizi parça parça edip, doğru yoldan ayırır. İşte
bunları, sakınasınız diye Allah size emreder.’ Sevgili Peygamberimiz (a.s.) de
bizleri ahlaki çöküntüye neden olabilecek, birlik ve beraberliğimizi bozacak
başka milletlerin örf ve adetlerini benimsemekten sakındırmıştır. 

Dinle Bağdaşmaz

Aziz Müslümanlar! Bugün, toplumumuzda yılbaşı
kutlaması adı altında düzenlenen eğlence ve toplantılar kültürel ve geleneksel
bir temele sahip değildir. Bu tür eğlencelerde aklı ve sağlığı tehdit eden içki
içmeyi, aile bütçesini sarsan kumarı ve israf boyutundaki harcamaları milli ve
dini değerlerimizle bağdaştırmak asla mümkün değildir. Ayrıca milli ve manevi
değerlerimize ters bu tür eğlence ve adetler, kültürel tahribata yol açmakta,
bizleri milli kimliğimizden uzaklaştırmaktadır.

Allah Razı Olmaz 

(…) Dini ve milli değerlerimizle çelişen
başka kültürlerin örf ve adetlerini körü körüne taklit ve özentiden kaçınalım.
Yılbaşı kutlamalarını vesile edinerek Allah ve Resulünün razı olmayacağı
tavırlar yerine, geçmiş senelerde  yaptıklarımızı gözden geçirerek ve
gelecek yeni yılda hayatımıza daha iyi nasıl yön verebileceğimizi düşünelim.(1-1)


 Yeni yıla girmek ile günler
değişmiyor, aylar değişmiyor, yollar değişmiyor, mevsimler değişmiyor, insan
değişmiyor, hayatın şartları değişmiyor, ölüm değişmiyor. İnsanın acizliği ve
fakirliği değişmiyor.

Bazılarına göre, yeni bir ümidin
başlangıcı. Bazıları da “Gün ola harman ola” misâli pek böyle şeyleri de
umursamıyor.

İnsan bu… Doğuyor, yaşıyor ve
ölüyor.

Yeni yıla girerken bir kısım
insanlar da çılgıncasına eğleniyor, taşkınlaşıyor, hırçınlaşıyor.

Sabah yeni güne ve yeni yıla
girerken yatağından kalkıyor ki, hayat yine aynı, güneş aynı anda doğmuş,
mevsim yine kış, soğuklar yine aynı ölçüde vazifesine devam ediyor.

Hayat ağacımızdan bir yaprak daha
düşüyor.

Ömür artmıyor, ömür azalıyor. En
dehşetli ölüm, hatırımıza geliyor.

Kazanmak veya kaybetmek dâvâmızı
anlatıyoruz.

Kaybettiğimiz şeyin telâfisi yok. Cehennem
öylesine heyecana geliyor ki, neredeyse patlayacak bir hâl alıyor, kaynıyor.

Hayatın hiçbir şakası yok.

Dünya da öyle… Kimi ona “yalan”
diyor. Oysa dünyanın hiçbir yalanı yok. Ona “Fani Dünya ” demek daha anlamlı.

Hergün bir melâike şöyle söylüyor:

“Ölmek için dünyaya geliyorsunuz,
harap olmak için binalar yapıyorsunuz.” Hadiste Peygamberimiz (asm) böyle
buyuruyor.

Bu, binaların ve hânelerin
yapılmasının yanlışlığını değil, faniliğini hatıra getiriyor.

Yeni yıl yeni olayları getirecek.
İyi ki nelerin geleceğini bilmiyoruz.

Ya bizler? Ne zaman, nerede, nasıl
ve hangi olaylar ve sevinçler ile karşı karşıya geleceğiz?

2010, dileriz ki insanlığın gerçek
mutluluk ve saadetine vesile olabilecek olaylar ile dolu dolu geçsin.

Bitsin artık ayrılıklar. Bitsin
zulümler, bitsin hicranlar, bitsin ıztıraplar… Bütün nefret ve hissiyâtın
çapraşık gaddarlıkları…(2-2)

Muhabbet devam etsin.

Yeni yıl bu mânâda huzurlar
getirsin inşaallah.

 RıZa
BeRKaN GÜLER

Kompozit

1-1 ) Abdurrahman AKBAŞ – Birliğimizi bozacak adetlerden sakının

2-2 )
Raşit YÜCEL – Tefekkür Dünyamız

BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı ! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

5 Responses to YeNi YıL-YeNi BaŞLaNGıÇLaR ve TeFeKKüR

  1. Semra dedi ki:

    Yeni yıl’mış 1 ocak 2010…Herkes karşılaştığı insanlara,Telefonu açtığında ilk söyleyecekleri söz:İyi seneler, mutlu seneler…Yeni yılı kimler kutluyor yada yeni yıl dedikleri şey nedir?Bizler için eski seneyi uğurlamak, yeni seneye merhaba demek…Hristiyan alemi için ise Hz. İsa’nın doğumu…Yani onların diline göre noel…Şimdi düşünüyorum da neden hristiyan alemi,Müslümanların bayramlarını böylesi bir coşkuyla kutlamıyorda,Bizler müslüman alemi,değerlerini yitirmiş bir toplum olarak,Taşkınlıklara varacak derecede kutluyoruz…1 ocak 2010 Mekke’nin fethi…Soruyorum şimdi kimin haberi var bundan, kaç kişinin…Bir elin parmakları kadarız biliyorum… Hani diyor ya güzeller güzeli (s.a.v.)Öyle bir zaman gelecek ki,İmanlı kişi imanını elinde bir kor gibi taşıyacak…İşte o zaman bu zaman…Elimizde bizi yakan bir korla dolaşıyoruz…İçimiz dışımız yanıyor ama elimizden birşey gelmiyor…Müslümanın kurban bayramı katliam olarak görülüyor,Ama noelde kesilen, içki masalarının vazgeçilmezi olan,Zavallı hindi katliamına kimsenin sesi çıkmıyor…Ki kurban bayramının amacı belli…Fakirin bayramı…Noel, yeni yıl gafilin bayramı… Her gün yanan bir ülke var uzaklarda…Filistin…Bugün dinledim haberlerdeFilistinli hacılar ülkelerine gelince,İsrail kurşunlarıyla karşılanmışlar…Orda yürekler yanıyor,Burda gafil müslümanlar yeni yıl kutluyor…Yazık bizlere…Eğer bu yılda filistine gelmeyecekse barış,Eğer bu yılda filistin filistin olamayacaksa,Varsın mutsuz olsun bu yıl da…Orda bir çocuk ağlarken,Bir anne, bir baba kan akıtırken her gün yüreğine,Her gün bir filistinli genç, çocuk düşerken toprağa,Şimdi saatler on ikiyi vururken yeni yılı karşılarken,Varsın mutsuz gelsin bu senede…Güzeller güzelininin dediği gibi (s.a.v.)Müslümanlar bir beden gibidir,Neresine bir iğne batsa bütün beden acır…Bütün bedenim acıyor bir filistinli düşerken toprağa…Filistinde taş atmak ibadettir…Yüreği taştan da taş kesilmiş israilli askerlere…Yüreği yumaşacık, elleri yumuşacık filistinli çocukların attığı her taş ibadettir…Gayrimüslüm bir komşunuz var…Kurban bayramına sayılı günler kalmış…Herkeste bir telaş, bir koşuşturmaca…Ve siz, gayrimüslüm komşunuzu görüyorsunuz…Bir koçun boynuzuna asılmış çeke çeke evine götürüyor…Ne düşünürdünüz?Heralde bu adam müslüman oldu derdiniz…Peki ya bir hristiyan sizi yılbaşı için sevinçlive mutlu bir şekilde birbirinizi tebrik ederken görse ne düşünür,Hiç düşündünüz mü?Efendimiz ( s.a.v. ) buyurdu ki:" Kim bir millete benzemeye çalışırsa o da onlardandır. "Allah her gününüzü yepyeni umutlarla doldursun…VE MEKKE’NİN FETHİ KUTLU OLSUN… VE BİR GÜN İNŞALLAH FİLİSTİNİN ZAFERİNİ DE KUTLARIZ…Ben diliyorum ki 2010 yılı ,sana sağlık,mutluluk,huzur ve helalinden bol kazanç getiren bir yıl olsun ve en önemlisi Allah’ın sevdiği,kulların arasına girmen dileği ile,kendi iyi bak eski dost !:)

  2. Kardelen dedi ki:

    Yeni Yıl İçin Birkaç Temenni…Günler adım adım yaklaşıyor sona doğru…Yakında her birimiz, inci mercan bir kolye misali koparıvereceğiz duvarın gerdanından eski takvimlerimizi…Atıvereceğiz tüm pişmanlıkları, unutkanlıkları, unutulmak istenenleriyle, öyle hoyratça koskoskoca eski seneyi…Ve yeni takvimle beraber, yeni bir yılın siparişini de vermiş olacağız, sanki her şey daha farklı olacakmış gibi… Umut olsun bu yılın adı…Olsun ki,Katsayıların suratlara çarpılmadığı bir ülke hayal edelim…Okula üst komşunun verdiği eski gocukla giden küçük kız, okusun doktor olsun…Öyle bir yemin olsun ki onun ettiği, Hipokrat bile şaşırsın…Mesela hiç insan ayırmasın…Mesela, başındaki örtü sebebiyle kimsenin kaderine ölüm yazılmasın…Barış olsun bu yılın adı…Bu sene, yabancı, sahte gülüşler Noel baba kılığında girmesin ülkelere…Elindeki hediye çuvalına gizlediği kurşun askerler, bu yıl da çocuklara yaraşmasın…Kan kokan yılbaşı ağaçlarından, yalan gülümsemeler sallandırılmasın bu yıl…Acıtmasın artık kurşun askerler savaşın çocuklarını…Taş tutan eller artık kanamasın…Mesela bu yıl savaşlar aşı olmasın, domuz gribine yakalansın…Sevgi olsun bu yılın adı…Bir kardeş diğerine taş atmak için doğduğu toprağı sebep kılmasın…Kâğıt parçalarına karalanmasın açılımların maddeleri, yüreklere kazınsın…Kardeş kavgalarını körükleyen yürekleri, ateşe versin sevgi…Ve Nazlı hilal, öyle nazlı nazlı parıldasın göklerde, tabutlara sarılmasın…ALLAH’ım…Yepyeni bir yıl önümüzde öyle bembeyaz dururken,Vicdanlarını para kasalarına kilitleyen ve 4 haneli şifrelerini bir türlü hatırlayamayan insan müsveddelerini, hayatlarımızdan içeri eyleme!Şarap kadehlerini çocuk kanlarıyla dolduran, yılbaşı askerlerinin postallarına dualarımız dolansın…Ruhlarımız, 7.4 şiddetinde depremlerle sarsılmadan, uyanalım geceye dalmış uykularımızdan…Ve bize göz kırpan bu yepyeni yılda, tüm dileklerimiz, tüm dualarımız ve tüm umutlarımız 0.5 ile çarpılsın!Amin…. Amin…. Amin…Hatice Kübra Tongar *****RABBİM RAZI OLSUN RIZA BERKAN KARDEŞİMGÜZEL VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ BİR YAZI OLMUŞEMEGİNİZE,YÜREGİNİZE SAGLIK…

  3. nur dedi ki:

    31 Aralık gününü 1 Ocak gününe bağlayan geceyi hıristiyanlar GÜYA Hz. İsa (a.s.)’ın doğum günü olarak kutlarlar.Peki ya müslüman kardeşim..Sen ne olarak kutluyosun bu mübarek geceyi ??Hıristiyanlar kutluyor diyemi ??Soruyorum sana,bir Peygamberin doğum gecesindeİçki,kumar,zina gibi şeylerle kutlamak Allah’ın (c.c.) indirdiği hangi dine ve kitaba uygundur??Hz İsa (a.s) bugün ümmetinin durumunu görse ağlardı..Ama dur daha çarpıcı birşey var:Senin durumunu Hz Muhammed (a.s.m.) görse;ONUNKİNDEN DAHA ÇOK AĞLARDI ! ! !Çünkü sen bozulmuş bir dinin sempatizanlığını yaparak kendi dininin, yer yüzündeki tek hak dinin imajını ayaklar altına alıyorsun!Düşünsene yılbaşı gecesindeki halimizi gören hristiyanlar bizim dinimizin saygınlığı konusunda ne düşünecekler?!Peygamberimiz (s.a.v.) (S.a.V.) (s.A.v.) (S.A.V) şöyle buyuruyor. “Bizden başkasına benzemeye çalışanlar bizden değildir. Yahudilere de ve Hıristiyanlara da benzemeyin. Kim bir millete benzemeye çalışırsa oda onlardan olur”Hem Allah’ın kitabında beyan ettiği en hoşlanmadığı alana giriyorsun..Cenab-ı Hak apaçık ihtar ediyor:“ Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin dostlarıdır. İçinizden kim onları dost edinirse oda onlardandır.” (Maide Suresi 51. Ayet )İlla birşey kutlamak istiyorsan;Kendi dini bayramlarını adam gibi kutla,Güzelce abdest al bayramın ilk ışıkları ağarırken herkesle beraber rabbinin huzuruna çık, bayram namazı bitince büyüklerinin elini öp onların gönlünü al, dualarını al…..Bilsen ki; büyük bir heyecanla peşinden koşturduğun milli piyango kumarının 30 milyonu, Allah için atan bir kalbin, kıldığı 1 rekat namaza hiçbir cihette mukabil gelmiyor…Hırsızlığın, adaletsizliğin ve zulmün kol gezdiği dünyada yaşıyoruz. Sırf Müslüman oldukları için Afganistan’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Lübnan’da ve Irak’ta bütün dünyanın gözleri önünde insanlar öldürüldü.. ve sen yılbaşı kutlarken orada Müslümanlar öldürülmeye devam edecek. Yılbaşı adetinin sahibi Hıristiyanlar geçen senelerde Bosna’lı Müslüman çocukları diri diri kıyma makinesinde çekerek köfte yapıp annelerine yedirdiler, diri diri çocukların gözlerin oydular, çocukların ve kadınların namuslarını kirlettiler. Ve daha nice vicdanın kabul etmediği türlü türlü işkencelerle Müslümanları inim inim inlettiler. Bunları unuttun mu? Bunlar Kanına Dokunmuyor mu? Ve halen Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de ve Çeçenistan’ da bu zulümlerine katliamlarına devam ediyorlar. Her taraf kan kokuyor.Kendini duyarlı zanneden kardeşim 100bin defa mutasyona uğramış incilin hristiyanlarından saçmasapan kutlamalar yapan gavurların yılbaşına duyarlı olduğun kadar dinimize de duyarlı olsana! Peygamber efendimize hakarete ediyorlar, Kur’an’ı ve Müslümanları yeryüzünden silmek istiyorlar. Bütün bunlar olurken sen kimin yılbaşısını kutlayacak ve eğelenceksin.Hala ben kendi bildiğimi yaparım diyorsan,Buyur yap hayat senin hayatın…

  4. RıZa BeRKaN dedi ki:

    Hepimiz Müslümanız elhamdülillâh. Ama hepimiz Müslümanlığımızın icabını yaşamıyoruz maalesef…Biz, Müslümanlığın icabını yaşama hâline “dindarlık” diyoruz. Kim inandığı gibi yaşıyorsa, ona dindar insan sıfatını takıyor, dindar adam, diye yâd ediyoruz. Bu sıfat onun hakkıdır zaten.Siz dindarlığı, zamanın kötülük ve fitnesine karşı giyilen koruyucu bir zırh olarak da kabûl edebilirsiniz.Aslında dindarlık, sahibini sadece âhirette Cennet’e koyan bir yaşama tarzı olmakla kalmayıp, dünyada da huzura, saadete sevkeden bir yaşama tarzıdır.Nitekim İsa Peygamber’in doğumu ile Hazret-i Muhammed’in hicretine başlangıç olan yılbaşlarında dindar olanla olmayanın yaşayışını ibretle seyrediyorsunuz.Dindar olanlar, yılbaşı gecelerinde düşünüyorken, şuur altında bile olsa diyorlar ki:— Yılbaşı gecesinin mânası, sayılı ömür senelerinin birinin daha bitmesi, ölüm denen kesin âkıbete biraz daha yaklaşılması, gençlik günlerinin tükenip, ihtiyarlık demlerinin gelmesi.. demektir. Nitekim her yılbaşında siyah saçlara biraz daha aklar düşüyor, akların sayısı da biraz daha çoğalıyor.Öyle ise, böyle gecelerde daha çok sefalete, daha çok sefahete düşmek yerine; daha çok âhirete, daha fazla ebedî âleme meyili olmak lâzımdır. Zira bu hızlı gidiş, – ister ikrar et, ister inkâr – kabire, öteki dünyaya doğrudur.İşte dindarlık böyle düşündürüp, böyle tedbirli hareket ettirdiği içindir ki, dindar insanın, geçen senelerinden pişmanlığı azdır. Ama kendisini dinî ölçülerle kayıtlı görmeyen başıboş insanlarda ise her yılbaşında böyle bir muhakeme ve düşünceden eser yok. Tam bir şuur ve idrak mahrumiyeti içindeler.. Ölüme bir sene daha yaklaşmanın delilini teşkil eden gecede, hem ahlâkından, hem mâneviyatından, hem de parasından zararlar görmekte, fireler vermekte, pişman olacağı fiilleri çoğaltarak işlemekteler. Birkaç saatlik bu eğlence ve sefahetin arkasından ömür boyu üzüntü ve pişmanlıklar gelmekte…Onu böyle ömürboyu pişmanlıklara sevkeden şey, İslâm’ın icabını yaşamayışında, yâni, dindar olamayışındadır.Şâyet dinin emirlerine sadık kalacak bir iman kuvveti, dindarlık emâresi kazanabilse, her yılbaşı, tam aksini düşünmesine, kendisine çekidüzen verip iman ve ahlâk bakımından yükselmesine sebep olacak, geçmişinden pişmanlık duyan bir sefahet ve sefalete düşmeyecek…Demek ki, yılbaşı gecelerinde kimilerini o hâle düşürüp, kimilerini de bu duruma çıkaran şey, dindar olup olmamaktan başka birşey değildir.Anlaşılan, şahsı düşündürüp, mes’ud ve bahtiyar kılan şeyin dindarlık olduğu kesindir.Ferdi muhakemesizleştirip sefalete itenin de dinde lâubalilik olduğu bir vakıadır.Demek imtihan dünyasıdır bu. Her ikisine de yol açık. İsteyen oraya, dileyen de buraya yönelir. Kimi yılbaşında şuurunu iptal eder. Kimi de ihyâ…Biz şükrederiz dindarlığımıza, hamd ederiz bizi böyle düşündürüp, amel ettiren Rabbimize.

  5. nur dedi ki:

    Bir Müslüman Kendi bayramında annesini babasını ziyaret etmeyi, kardeşlerine çocuklarına eş ve akrabasına hediye almayıp Unutup, hepsini noel günü hatırlıyorsa ozaman Allah’ın Onlara cevabı şu olacaktır.. Allah "Evet, öyle. Âyetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun" der. (Taha 126)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s