KeRBeLâ KaNaYaN BiR YaRa, GöNüL SıZLaTaN BiR FaCiA


Muharrem
gibi kederlerdeyim, bin hüzün çamçağını yudumluyor kalp gözüm. Yine zaman geldi
yola dizildi can evim. Yine dondu gülüşlerim, sahra-yı Kerbela’ya döndü yüzüm.
Muharrem keder ayı, Muharrem matem. Sicili bozuk çöllerdeyim Hüzzam Makamında.

Dudaklarımda,
“Ben pirimden ayrılmam bin yıl geçse aradan” diyen türkü senin adınla yıkanıyor
Ya Hüseyin!  Zulmün ve ihanetin, vahşetin ortasında yitip giden sendin çöl
ortasında. Şimdi bütün türkülerim, bütün ağıtlarım, bütün ağlamalarım ve bütün
dualarım Makam-ı Hüseyin demek
. Matem orucundayım şimdi. Kutlu kelimelerin
ucunda senin adın var Ya Hüseyin!

Dem
bu dem, Muharrem
.
Muharrem gibi kederlerdeyim.

Kerbela
içre kan ağlar yüreğim Ya Hüseyin!
Muharrem gibi kederlerdeyim.

Zaman
akmış, zaman eskimiş, zaman küsmüş, zaman incinmiş, zaman sönmüş
. Şirazesi
bozulmuş çöllerin, ziyası akmış gözlerin, nuru sönmüş yüreklerin arasından
yitip gitmiş Hüseyin! Hüseyin çöl demek, çöl matem demek, matem Muharrem demek,
Yezit ihanet demek.

Hasan
Hüseyin demek, Hüseyin Hasan! Hüseyin çöl gibi yakar gönlümü. İki Cihan
güneşinin göz bebekleri,  gönülde can demektir
. Kerbela,
baştanbaşa bela demektir. Kerbela’da üşüyor tüm güzellikler, Kerbela düşüyor
yüreklerden
. Ağlıyor cümle mahlûkat, figan ediyor Fatma ül Zehra Ana. Öyle ya
nasıl, nasıl, nasıl kıyılır böyle cana?

Muharrem
matem demek!
Matem Muharrem demek
Kerbela içre kan ağlar yüreğim Ya Hüseyin!

Dem
bu dem, Muharrem!
Muharrem gibi matemlerdeyim

Merhamete
susamış Kerbela’yım inim inim inleyen. Bir Yusufçuk kuşuyum dalında asılı
kalan. Yusuf’a kucaklayan bir kör kuyuyum çöl ortasında. Yakup’um, hasretinden
gözleri karalar bağlayan. Gül ve reyhan kokusuyum nebiler ravzasında.

Sadakatım,
İbrahim’in engin ve dingin yüreğinde. Sen gideli ruhu kelepçeli bir esaretim,
zindanların görmediği. Bir tenha gülüşüm, yetimin dudağında. Asırlık çınarların
gölgesinde uykuya yatmış, hasretin gözyaşıyım. Lambaların yakmadığı bir ateşim
çerağ çerağ…

Matemim,
acıyım, kederim Hüseyni Makamında
Ay Muharrem ayı, Muharrem matem demek, matem Muharrem demek
Kerbela içre kan ağlar yüreğim Ya Hüseyin!
Hüseyin çöl gibi yakar gönlümü

Dem
bu dem, Muharrem!
Hüseyni çiçekler düşüyor yâdıma.

Baharların
en baharından çekip almış çiçeklerin en hasını Yezit. Hüseyni çiçekler solmuş
Kerbela çöllerinde. Boy vermiş kan çiçekleri çöl ortasında… Baharın en
baharını kışa çevirmiş.

Kötülük
üşümüş yüreklerde, merhametle yakmak gerek. Peygamber gülüşü bakışlara kar
yağmış çöl ortasında, Kerbela içre kor kor yanmak gerektir. Yüreğini savurup,
çöl ceylanlarının ahına sarmak gerektir. Hüznün ritmiyle, Medine dağlarında
gezmek gerektir. Zülfikar ses veriyor, figan ediyor dostun dilleri. Diller seni
söylüyor Ya Hüseyin! Güller seni söylüyor

Ay
Muharrem ayı, Muharrem matem demek, matem Muharrem demek
Kerbela içre kan ağlar yüreğim Ya Hüseyin!

Fırat
sahilleri kin ve nefret uyutmaktadır.

Yezit’in
yüreği taştan katı, taştan sert, geceden kör, nurdan nasipsiz, hissizdir…
Nefretinin dili olsaydı, baştan ayağa taş olurdu. Yezit Kerbela’dır, Kerbela
Yezit. Dürüstlüğe kan düşürdü Yezit! Toprağa baharlardan can düşürdü. Aşk
yoktu, yürek yoktu, mertlik yoktu, merhamet yoktu, şefkat yoktu. Vicdanın
terkisinden düşünce Yezit, iman yoktu, ahlak yoktu.

Dem
bu dem, muharrem

Matemin
en hüzzamını kuşandık, düştü yüreğimiz Kerbela’ya. Kerbela baştanbaşa bela
demektir. Yetmiş iki can verdik, yetmiş iki cihan vardık, oluk oluk kan verdik!
Şimdi matem vaktidir.

Dem
bu dem Muharrem!
Muharrem gibi matemlerdeyim! Matem orucundayım, matem ezgileri yakaladı
yüreğimi. Bin hüzün çamçağını yudumladı kalp gözüm.

Matemlerdeyim!
Kerbela içre kan ağlar yüreğim Ya Hüseyin!
Hüseyin çöl gibi yakar gönlümü

Meryem Aybike SİNAN

 

BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to KeRBeLâ KaNaYaN BiR YaRa, GöNüL SıZLaTaN BiR FaCiA

  1. nurulhüda dedi ki:

    çook güzeldi abi emeğine sağlık

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s