MaDDi, MaNeVi, FeYiZLi ve BeReKeTLi CuMaLaR / HaYıRLı RaMaZANLaR


Başta İslâm olmak
üzere bütün ilâhî dinlerin en önemli konular
ından birinin ahlâk olduğu
bilinmektedir. Bütün ahlâk sistemlerinin ise en önemli problemi iyi ile kötüyü,
do
ğru ile yanlışı, faydalı ile zararlıyı, haklı ile haksızı ayırmamızı sağlayan değerler
konusudur.

Ramazan, her yıl aşınan değerleri
onarmaya, kaybolan de
ğerleri yeniden kazandırmaya gelir. İç âlemimizi
zenginle
ştiren, gönül
taht
ımızı yücelten
manevî de
ğerler Ramazanda doruğa ulaşır. İnsan ilişkilerini düzenleyen
ahlâkî erdemler, Ramazanda bütün toplumu ku
şatır. Ramazanda elde edilen
yüksek de
ğerler, her davranışımızı ahlâkî kılar. Hatta
toplumlar aras
ı ilişkileri düzenleyen evrensel değerler bile
Ramazanda farkl
ı bir boyut kazanır. Ramazan, İslâm’ın rahmetle
yo
ğrulmuş adaletini,
bilgi ve hikmetle bütünle
şmiş ahlâkını bütün insanlığa gösteren
bir rahmet ve ba
ğışlanma ayıdır.

Oruç, iradeleri merhametle eğitir ve
özgürle
ştirir. İftar
cömertli
ği, ikramı ve paylaşmayı öğretir.
Teravih, ibadetin ne
şe ve coşkusunu bütün topluma yayar. Sahur,
hay
ır ve
bereketin ne oldu
ğunu gösterir. Kadir Gecesinde, bütün bu yüksek değerlerin son
ilâhî kayna
ğı olan Kur’an, âdeta yeniden nazil olur. Kur’an’la akıllar ve
gönüller sonsuzluk yolculu
ğuna hazırlanır. Verdiğimiz zekât ve
fitreler, toplumun sosyal yaralar
ını Ramazanın şifalı elleriyle
sarar. Bayramla toplum rahmete, birli
ğe ve coşkuya yürür.

Mevlâna, Yunus Emre, Hoca Ahmet Yesevî ve Hacı Bektaş Velî gibi
Anadolu erenleri, Hz. Peygamberden ilham alarak Ramazan
ı gönül yapma
e
ğitimi ve
gönül y
ıkmama
terbiyesi veren bir sevgi ve rahmet ay
ı olarak değerlendirmişlerdir.
Nitekim Sevgili Peygamberimiz, “Oruç tutan nice insan vard
ır ki, kârları sadece açlık ve
susuzluk çekmektir. Oruç, insan
ı (her türlü kötülükten koruyan) kalkandır. Sakın oruçlu
iken kötü söz söylemeyin, biri size sata
şacak olursa ben oruçluyum, deyin.”
buyurmu
şlardır.

Ramazanın en önemli özelliklerinden biri
bireyselle
şen, yalnızlaşan ve yabancılaşan insanı şefkat ve
rahmetle kucaklay
ıp toplumsal hayata katmaktır. Bu
sebeple milletimizin, tarih boyunca Ramazan ay
ını aç, fakir
ve kimsesiz insanlara ula
şmanın en önemli mevsimi olarak değerlendirmesi
müstesna bir meziyettir. Öyleyse Ramazan ay
ı insanların yalnız kendi
dünyalar
ında, kendi
evlerinde, kendi sofralar
ında yaşadıkları bir zevk
olarak kalmas
ın. O, bütün güzellikleriyle gönlün derinliklerinde yaşanan,
yoksullarla, kimsesizlerle ve yüre
ği yaralı insanlarla
güzelliklerin payla
şıldığı güzel günler olsun.

Ramazanın gönüllerimize huzur, iftar
sofralar
ımıza bereket
ve dindarl
ığımıza yüksek bir seviye getirmesini Cenab-ı Haktan
niyaz ediyorum.

BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Seyahat içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to MaDDi, MaNeVi, FeYiZLi ve BeReKeTLi CuMaLaR / HaYıRLı RaMaZANLaR

  1. Semra dedi ki:

    Hayırlı,nurlu Cumalar,duadan unutma,resim çok güzel bir versiyon da bana yaparsın değil mi!?Selam &dua&min sister SEMRİTA:))

  2. Suğra dedi ki:

    ALLAH RAZI OLSUN ÇOK GÜZEL SİZEDE HAYIRLI CUMALAR SELAM VE DUA İLE…ALLAH’A EMANE OL..

  3. ๑۩۞۩๑ GÜLİ RANA ๑۩۞۩๑ dedi ki:

    Allah için sevenler güler yüz ve tatlı sözle buluştukları zaman günahları sonbahar yaprakları gibi dökülür. Allah için sevdiğimiz tüm güzel insanların ve sizlerin günü hayırlı ve bereketli olsun inşallah selamün aleyküm Her güzel daha güzele yaver Allah (cc) güzeldir güzeli sever" Arınmanın İlk Şartı: Tevbe…Dünya imtihanında içine düştüğümüz karanlıktan çıkış için tek bir yol var. Davetin, çağrının geldiği yöne dönmek ve nefsin, şeytanın hilelerine kulak asmadan yürümek… İşte bu yürüyüş tevbedir ve sonu aydınlığa çıkıştır.İnsan, günah, hata, suç ve başkaldırıyla dolu dünyanın zulmetli atmosferinde gününü gün etmeye çalışıyor. Yüce Yaratıcısı onu kulluk göreviyle yeryüzüne göndermişken, o tam bir gaflet ve zavallılıkla Yaratıcısı’na itaati bir türlü beceremiyor. Yaptığı çoğu şey de kusurlu.Gafletine gaflet katan günahlardan her tattığında, hakkı gören gözü daha bir körleşip, nazargâh-ı ilâhi olan kalbi daha bir kararıyor. Bu nedenle arınıp temizlenmeye muhtaçtır insan. Tıpkı kirli bir elbisenin temizlenmesi gibi…Peki nedir onu temizleyip ak-pak edecek olan?Elbette ki tevbe…Yeniden doğmuş gibiGünahlarla kirlenen insanoğlunun tek kurtuluş ümididir zira tevbe. Nitekim Hak Tealâ Hazretleri bu gerçeğe şöyle işaret buyurur: “Ey iman edenler! Hep birden Allah’atevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.” (Nur, 31)Günahına tevbe eden kişi, Efendimiz s.a.v.’in ifadesiyle “günahsız kimse gibidir”. Yani tertemizdir.Bu müthiş iksirden yudumlayan her kişi taze bir can bularak yeniden dirilir. Allah’la arasında engel olan perdeler bir bir açılır. Böylece ölen kalp, körelen göz, duymayan kulak yeniden çalışmaya ba?lar. Anlayışı keskinleşir insanın, muhabbeti artar. Yeni bir soluk gelir kulluğuna…Tevbe, imana özgü hallerin ilki, Hak yolculuğunun başlangıç noktası, vuslat kapısının anahtarıdır. Kulun hatasını anlayıp, günahlarına pişmanlıkla Allah’a yönelmesinden dahakıymetli bir şey yoktur.Nasıl bir tevbe?Sözlük anlamı itibariyle “bir şeyden geri dönmek” manasına gelen tevbe, dinî terim olarak “günahtan pişmanlık duyup vazgeçmek” demektir.Vicdanen çirkin bulduğu için değil de bedenine, malına, makam ve haysiyetine zarar vereceği endi?esiyle günah ve kabahatten vazgeçmek tevbe değildir. Asıl tevbe, dünyevî menfaatlerineters olsa bile, sırf Allah Tealâ’nın rızası için günahı çirkin görüp tiksinti duyarak ondan vazgeçmektir.Tevbeden maksat, sıfat-ı zemimeyi, yani nefsin kötü sıfatlarını iyiye döndürmektir. Bir başka ifadeyle; nefsin sıfatlarından en aşağı derecede yer alan ve sürekli kötülük yapmayı emredennefsi, itminana ermiş, kulluğunu hakkıyla bilen nefse çevirerek, Allah Tealâ’nın “İrci’î (dön)” hitabına kabiliyet kazandırmaktır.Nasuh tevbesiCenab-ı Hak bizden alelâde bir tevbe istemiyor. Bir kere yapılacak tevbenin “nasuh tevbesi” olması ?art. Nitekim Cenab-ı Hak bir ayet-i celilede: “Ey iman edenler, Allah’a nasuh tevbesi ile tevbe edin!” (Tahrim, buyurmaktadır. O tevbe ki samimiyet ve sadakat ifade eder. Adam gibi tevbe yani… Ve bu tevbenin yerine getirilmesi gereken bir takım şartları var. Evvela kişi, günahın zararlı bir şey olduğunu, Allah ile arasına perdeler çektiğini aklının bir kenarına yazacak. Sonra, geçmişte yapılan günah ve hatalara samimiyetle –onların vicdana yaşattığı iç sancısını kalpte hissederek- pişmanlık duyacak. Zira Allah Rasulü s.a.v.’in bildirdiğine göre, “Pişmanlık tevbedir.” (İbni Hibban, Hâkim) Tevbenin bir diğer şartı, kötü alışkanlıkların yanı sıra kötü arkadaş ve dostları da terk etmektir. Zira onlarla arkadaşlığa devam edildiği takdirde kendilerinden eninde sonunda etkilenilir. Tıpkı gün boyu kahvehaneye girip çıkan birinin sigara dumanı kokması gibi. Bu nedenle Sevgili Peygamberimiz s.a.v., “Kişi dostunun (arkadaşının) dini üzeredir. Sizden birikiminle dostluk kurduğuna baksın (dikkat etsin!).” (Ahmed b. Hanbel) buyurmaktadır.Zünnûn el-Mısrî ?öyle der: “Tevbe, geçmiş günahlardan dolayı sürekli pişmanlık duymak, bir daha günaha dü?mekten korkmak, kötü dostları terk etmek, cennetliklerle birlikte olmaktır.”Öte yandan hak sahiplerine haklarını ödeyip, kendileriyle helalle?mek gerekir. Yapılacak iyilikler, yaptığımız haksızlıkları temizleyecektir. Allah Tealâ’nın üzerimizdeki haklarını ise, aslında ödemek asla mümkün değilken, O bize lutfederek bir kısmını yalnızca tevbeyle, bir kısmını da tevbe ile birlikte kaza ve kefaretle ödenir şekle sokmuştur. Örneğin namaz ve orucun terkinden dolayı kaza gerekirken, yemini bozmaktan dolayı kefaret gerekmektedir.Bir daha yapmamakTevbenin en önemli şartı ise, yapılan tevbenin üzerinde durmak, yani Allah’a verilen “bir daha yapmayacağım” sözünde azim ve kararlılık göstermektir.Eğer tevbe ederken aklımızın bir kenarında günah ve hatalarımızı tekrarlamaya dair bir düşünce yatıyorsa, o tevbe reddedilir. Yani samimi (nasuh)tevbe olmaz. Sahabilerden Muaz b. Cebel r.a. bir gün sorar:- Ya Rasulullah! Nasuh tevbesi nedir?Rasulullah s.a.v. şöyle buyurur:- Kulun, yapmış olduğu günaha öyle pişmanlık duyması ve Allah’tan öyle özür dilemesidir ki, sütün memeye dönmediği gibi, bir daha günaha dönemez.Zerr İbni Hudeyc r.a. demiştir ki, Ubey İbni Ka’b’a sordum:- Nasuh tevbesi nedir? Dedi ki:- Bu konuyu Rasulullah s.a.v. Efendimiz’e sordum. Buyurdular ki: “Günah işlediğin zaman çok pişman olman ve o pişmanlıkla beraber Allah’tan mağfiret dileyip bir daha o günahı ebediyen işlememendir.”Bu arada şunu da hatırlayalım ki, Sevgili Peygamberimiz s.a.v. bir peygamber olduğu halde günde yetmiş veya yüz defa tevbe ettiği rivayet edilmiştir. O günah işlemez iken böyleyapıyorsa, bizim tevbe-istiğfara ne denli ihtiyacımız olduğu daha bir açıklıkla görünüyor.Temizlenip arınmak, Hakk’a ve hakikate dönmek için hep birlikte tevbeye sarılmalıyız; samimiyet, sadakat, yakarış ve gözyaşıyla… Ne mutlu kendini arındıran kullara. Onlar ki; “Kendini arıtan saadete ermiştir.” (Şems, 9) hitabının muhataplarıdırlar. Kürşat Salih YAMAN

  4. Şermin dedi ki:

    Karın yağdığını görünceKar tutan toprağı anlayacaksınToprakta bir karış karı görünceKar içinde yanan karı anlayacaksın… S.Karakoç ..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s