Ah anlayış, seni yazmaya nasıl kıydım!


https://i2.wp.com/img159.imageshack.us/img159/1192/38053398.jpg

Ah
‘anlayış’ seni yazmaya kıyamıyorum. Sen ki bir zamanlar yaşanan bir
şeydin aramızda, şimdi sadece bir yazı konusu olabiliyorsun.

Dünya
denilen kondu’nun evsahibi olmak bir yana, ne kiracısı, ne de gelip
geçici misafirisin artık. Semtimize uğradığın yok. Sahi, bizim bir
semtimiz var mıydı?

Sanki
seni yazdığım zaman, bir şeyler dilimde dağılıp gidecek sanıyorum.
Sanki herkesin birbirinden sakladığı bir şeysin. Bazen ayak sesini
duyuyor gibi oluyoruz, ama sonra anlıyoruz ki o sen değilmişsin, meğer
ardında sitem katarını sürükleyen söz yığınıymış gelen. Ne çok
konuşuyoruz ah ne çok. Konuştukça konu dağılıyor ve kalan birkaç şeyi
de boşaltıyoruz iç odalarımızdan.

Kafamızı
derin meselelere tahliye ettiğimiz gibi, gönlümüzü de tadilat
bahanesiyle kapatıyoruz. Biraz az konuşsak eminim herkes birbirini daha
iyi anlayacak. Biliyorum, sessizlik denilen tülün altında gizlemişler
seni. Susmayı bir bilsek, şöyle aynı dilden susmayı, bir daha
kaybetmemecesine yakalayacağız seni.

Ah
anlayış, seni uzaktan parmakla gösteriyorlar gazeteler ve gazete
cemaati, bulmacalarda bekliyorlar yolunu. Orada görünmeyen bir ülkesin,
kaldırsan kapındaki sisi, yüzündeki peçeyi sana iltica edeceğim.
Sivrisineklerinkiyle saz heyetinin sesini aynı görmemi istiyorlar
benden. Anlayana bu bile fazla diyorlar.

Uzaktaki
davulun sesine kanmamam lazımmış. Uzaktaki davuldan yakındakini
ayırmanın adıymış anlamak. Bense hiçbir şey anlamıyorum bu tür
sözlerden. Anlayışınca her şey başladığı yerde bitiyor. Neden herkes
bir mânâ üzerinde göz göze gelmesin?

Ne
kolektif düşünce ne ortak akıl; evet, biraz merhamet! İstemem
törenlerle şölenlerle karşılanmak, bir söz ülkesine girdiğim zaman.
Dilerim ki acemi ve hoyrat adımlarıma beni yüzüstü düşürecek söz
halkaları geçirmesin dostlarım, beni anlayışla karşılasın yeter. Beni
kavramakla yetinmesin niyet okuyucularım. Ne de olsa kavramak bir
kafayı, bir beyni ipotek altına almaktır.

Başkasına
ait gizli odaların anahtarlarını ele geçirmekten duyulan bir şehvettir
kavramak. Ben isterim ki okuyucum beni hareket ettirebilecek
yerlerimden kavrasın, incinen, acıyan yerlerimden değil.

Zira
acı ve incinme için anlayış gerektir. Bunun yolu da sahici sevgiden
geçer. Sevgi seviyemize inen bir öğretmendir. Tedirginliğimizi
anladığından bizi tahtaya kaldırmaz, olduğumuz yerde imtihan eder.

Onun kelimeleri boşlukta öyle salınıp durmaz; gözlerinin içi gibi sözlerinin içi vardır.

Alemlere
rahmet o Kutlu Elçi’yi anlamanın yolu da kalbini yumruğa
dönüştürmemekten geçiyor: "Canım kudret elinde olan ALLAH’a yemin
ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi
sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi
seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!"

Ah anlayış, seni yazmaya nasıl kıydım!


Şimdi
herkesin işine geldiği gibi anlattığı bir masala dönüşeceksin,
biliyorum. Ve kimbilir kimler iplere serecek seni un yerine. Aynı
rakamlardan çıkan farklı sonuçlar gibi olacaksın kimseyi hoşnut
etmeyen, hesapları altüst eden.

Şimdi
verdiği selamı açtığımız merhamet mendilinin üzerine bozuk para gibi
fırlatanlara nasıl anlatacağız anlamakla anlayış arasındaki farkı?
Üstelik onlar hâlâ lügatlerde gezinip dururken.

Sözlükler
seni tanımlarken "yumuşamak" diye geçiştirmeye çalışsa da, bunun bir
ihlal olduğunu biliyoruz. Zira her tanım bir ihlaldir. Sen olduğun
yerde kal. Nasıl olsa biz seni tarif ettiğin adresten bir gün gelip
alacağız. Hele aklımız yüreğimize bir gelsin.

Hüseyin AKIN

Sevgili Aysel Kardeşime değerli katkılarından ötürü en kalbi sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.
:100011:/

https://i2.wp.com/img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı ! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s