Vasiyetim oLsun: VefayLa kaL can!


https://i0.wp.com/img176.imageshack.us/img176/8558/vefaylakalcan.jpg

 

Ayrılıklar geceye benzer. Bütün yarınlar da sabaha can!

Geceye az kaldı. Ayrılık gelini götürmeye gelen düğün alayı gibi kapımızda. Kimler ayrılmadı ki canından. Ayrılığı, cennetten ayrılan Hz. Adem’e sor. Tufan’da oğlunu dalgaların pençesine bırakan Hz nuh’a,  Yusuf’u için inleyen Hz. yakub’a, içindeki ejderle boğuşan Züleyha’ya, Yüreğinin sesini susturmak için bileğiyle dağları oyan Ferhad’a, Şems için kavrulan mevlana’ya,
binlerce evladını gurbete gönderen anadoluya, en çok da Resulü’nü Medine’ye gönderen o kutsal diyara, hasılı gidenin ardından bakıp kalanlara, ocak gibi yananlara sor.

Geride kalan, hep inleyendir ana misali, can! giden hep yardır, can’dan can’dır. Her şeyi alıp götüren de o’dur, götürdüklerinin iki mislini geride bırakan da

Giderken arkada bıraktıklarına son bir kere bakıp da öyle gitmeli insan. Yaşadıklarını, paylaştıklarını gönül heybesine yerleştirmeli. Paylaşılan andır, zamandır, dönüşü olmayandır. Paylaşılan hayattır can!

Vefalı olmalı insan. Vefanın dersini Kur’andan; alemlerin muallimi, Gönüllerin Sultanı’ndan , O’nun nurlu ashabından almalı.

Olmalı insan, önce kul olmalı. Olmadan evvel ölmeli, ölmeden önce olmayı tamamlamalı. Nasıl mı olmalı? Hak dostları gibi vefa kahramanı olmalı. “Vallahi O söylüyorsa doğrudur. Ben o’nun veraların verasından haberler getirdiğine inanıyorum.”diyen, sadakat ve vefadan .. bir lahza ayrılmayan Hz. Ebubekir gibi olmalı.

Allah resulü’ne;”Kendisinden meleklerin bile haya ettmekte olduğu bir kimseden ben haya etmeyeyim mi? Sözlerini dedirten, an-be- an bütün mahlukata edebiyle vefalı olan Hz. Osman gibi olmalı.

Vurulduğunda yarasının ağırlığıyla baygın yatan, “Eğer daha ölmediyse, onu namazdan başka bir şeyle ayıltamazsınız.” sözlerinden sonra namaza çağrıldığında küheylanlar gibi “Namaz vakti mi ?” diyerek yaralı bedeniyle .. kan revan içinde şahlanan, namaza vefalı .. Hz. Ömer gibi olmalı.

“Perde-i gayb açılsa, yine de yakinim azalmaz.” diyerek, vefasını kainata haykıran, evliyalar babası, yiğitlerin şahı Hz. Ali gibi olmalı.

Vefa, sadece has’ların vasfıdır can! Nisyan – unutmak- ise ham’ların … Bedene tutsak olmuş hoyratların nasibi yoktur vefadan. Gönlümüzün kitabında; “Bize bize bir defa selam vereni kıyamete kadar unutmayız.” düsturu kayıtlıdır.  Biz dersimizi; “Kabrimize gelip, bir defa Fatiha okuyanlar kıyamete kadar bizimdir. İmanlarını kurtarmadan ölmesinler, ömürleri boyunca fakirlik görmesinler.”diye dua eden, hala büyük bir vefayla Üsküdarda dostlarını ağırlayan Aziz mahmut Hüdayiden almışız.  Nice vefa kahramanının manevi huzurunda hürmetle edeple selama durmuşuz.

Dostlarını daima vefa ile hatırla can! Arayan sen ol, bulan sen; tanıyan sen ol,kucaklayan yine sen. Kula vefası olmayanın Hakk’a vefası olmaz. Git ki,vefanın ter-ü taze hüküm sürdüğü yeni bir hayata başla …Haydi daha fazla durma karşımda. Kurşun gibi bir anda al, ellerini benden. su gibi aksın ellerin ellerimden.

Yüreğini yüreğimde, gözlerini gözlerimde bırak da git. Beklemeden, bir kelime bile etmeden git. Canımı canımdan kopar da git.

Giderken son bir defa Hakk’ın selamını esirgeme benden. Arkada kalanın gözü yaşlı olur misali, yüreği yufka, gönlü ince. Ben, içimdeki korla, bağrımdaki volkanla , öylece dağ gibi arkanda kalyım. Yapayalnız hecelerde kaybolan ben olayım. Sen sağlam adımlarla yarınlara yürürken, yıkılan ben olayım.

Gülen sen ol. ağlayan ben. Yeşeren sen ol, sulayan ben. Bana saplansın paslı mızrakların ucu, sana dokunmasın. En çılgın isyanlarını, savaşlarını, sırlarını gittiğin diyarlara götürme.Kötüye
dair ne varsa benim yanımda kalsın.  Benim avuçlarıma bırak. Ben onları dua dua ak kanatlı kuş gibi göklere uçurayım.  Benim payıma; ilahi dergahtan, ayrılık sahillerinde anıların gönüllü bekçisi olmak düştü. Hak’tan gelene razıyım.

Sen geçmişi bana bırak can!
Vefa nedir, bilir misin? Vefa arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefa; dostluğun asaletine,  bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır.
Vefa; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.

Şimdi ayrılık vakti can! Gecenin en karanlık vakti. Vaktin yaratıcısı, az sonra geceden gündüzü doğuracak

Vakit gitme vakti, bizden aldıklarını gitmesi gereken yerlere iletme vakti …  Al can! Bu heybe senin. Sol yanımdan bir parça kopardım senin için; ta özümden, ta közümden… Birazdan sabah olacak; yağmur yağacak… Ardından gökkuşağı, sonra güneş .. Sıcacık apaydın, pırıl pırıl ..  Hep böyle oldu, tarihte hep karanlık yenilgiye teslim oldu, güneş kazandı.

“Birazdan son melodi çalacak, Yıldıza, Ay’a ve ibrahim’in Rabbine kasem ederim ki, Birazdan bulutların ardından Güneş doğacak.”

Güneş bütün gecelerden güçlüdür can! çünkü güneş vefalıdır, gizlemez sevgisini.

Vefalıdır; en çok o getirir kainata sevgilisinin sesini, neşvesini.Yırtıp atar karanlığın kasvetli perdesini ..  En vefalı delildir o sevgili adına …

Uğurlar olsun can!


Beni kışta bırakıp yeni bir diyara gittiğinde baharı bekleyeceksin. Baharı beklemek ne güzeldir, baharda toprağı parçalayan kır çiçeklerini gözlemek …

Ben de seni bir ayrılık sonrası baharı gözlerken kucağıma almıştım. Küçücük ellerinle toprağın bağrını parçaladığında karşılamış ve senin için ne çok savaşmıştım seninle.


Sen benim kır çiçeğimsin can, sen benim aşk çiçeğim, sen benim yüreğimsin …


Vasiyetim olsun sana. Bir gün öldüğümde, kabrimi mutlaka ziyaretime gel. Ama yalvarırım yalnız gelme. baharda derlediğin yüzlerce kır çiçeğiyle gel. Ve başucumda onlara sevgiyi anlat, dostluğu, vefayı, hakiki dosta vefalı olmayı anlat.

Çünkü ben kır çiçeklerinin sesinden uzak kalmaya dayanamam. Çünkü ben bir an bile tomurcuklarımdan ayrılamam. Sonra el ele tutuşup yanıbaşımda eskiden birlikte yaptığımız gibi, ince bir  ezgiyle seslenin bütün insanlara.  “Sevda nedir bilir misin?” diyerek, sevdayı söyleyin.

“Demet demet sevgi ellerinde

Billur billur yaş gözlerinde


Sevdan ebedi yüreğimde,


Olmadan olmaz, bu iş olmaz

Sonra bütün bir alemi Yunus’ça,


Sevmeden olmaz, bu iş olmaz.”


Mısralarıyla sevgisiz bu işin olmayacağını anlatın.

Hep ama hep vefalı ol. Emanete sahip çık, atana vefalı ol. İdealine sarıl, evlada vefalı ol. Ömrünü hakkıyla yaşa, hayata vefalı ol. Düşmanlıklarını unut, dostuna vefalı ol. Öfkeyi kini unut, ruhuna vefalı ol.

Bunları unutursan; zaman maddi manevi bütün yaralarının, dertlerinin yok olmasına vesile olur. Eğer unutmazsan, zamanla bunlar seni yok eder. Unutkanlıklar karşısında kimseyi suçlama.
Sen unutma tuzağına düşüp, unutmaman gerekenleri unutma. Unutulmaması gereken güzellikler karşısında  arslan kesil kendi içinde. Asi bir kartal gibi yırt karanlıkların çirkin yüzünü, meydan oku karanlıklara. Çılgın bir  küheylan gibi vefayla meydan oku fırtınalara ..

“Yarasaların gözleri kamaşacak diye güneş doğmaktan vazgeçmez”.


En büyük vefa, Hakk’a götürecek fırsatları yakalamakdır. Bulduğun her fırsatı zamanında değerlendirmekdir. Sakın ha!
Fırsatları kaçırıp da, Kalü Bela’ya vefasız olma! “Fırsatlar bulutlar gibidir, gelip ve geçer.” Sakın ha! Fırsatları kaçırıpda, kaybetme bedbahtlığıyla yok olma.

Vasiyetim olsun:
Vefayla kal can!

 Nurgül ÖZCAN

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı SeVGi, SaYGı ve HüRMeTLeRiMLe... içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Vasiyetim oLsun: VefayLa kaL can!

  1. Semra dedi ki:

    İslam garip başladı, garip haline geri dönecektir..Öyle bir zaman gelecek ki İslam’ı yaşamak,imanı muhafaza edebilmek, avuçta kor tutmaya eşdeğer olacaktır..Onu yaşayanlar, asırlarında gariplerdir..O Hakk erlerine, O gariplere müjdeler olsun!..”Kolay değil şu câzibedar fitne asrında,Nefse geniş, gönüllere dar şu zamanda sevdalanmak..Yani; O’nun boyasına boyanmak.. Aşk eri olmak..BİN güzelden yüz çevirip,BİR güzele, EN GÜZEL’ e yâr olmak..Hiç kolay değil..Ve…. Kurak topraklarda gül yetiştirmeye talip olmak..Çöllerde vâhaların, bin li bahçelerin heveslisi olmak..Ve….Kanınla suladığın, ihtimamla yetiştirdiğin lerin hoyratça tarumâr edilişine sessiz kalmak, kalabilmek..Ve…Zulme şahidler olmak..Zor.. Çok zor..Yüreğinin bin kez “hayır!” dediği önünde saygıya durmak ve bin kez “evet” lediğine tam yâr olamamak…Benliğini alıp ta ayaklar altına, kanın çekilircesine, sanki ölürcesine –Ve aslında dirilircesine- “LA!” diye haykırmak..Hiç kolay değil..Ve yılmamak..Yeniden.. Yeniden ebed bahçelerine talip olmak..Yeniden tohum saçmak..“Her dem yeniden doğarız// Canlar ölesi değil..”Şevkle her başa dönüşü, hedefe bir yaklaşma bilmek..Çok zor..Bin kez kovulduğun kapılara,Hakk adına yine varmak tebessümle..“Öz yurdunda garip, öz vatanında parya” olmak..Gurbet içre gurbetleri yaşamak dâim;Yani…Sana her gün sunulan bin süslü günahlara hayır demek..Yani: Elest Bezmi’ndeki sözünün eri olmak..Yani: Ateşler ortasında yanmamak..Yani: “Belâ” demek her ânında..Yani: O’na, yalnız O’na sevdalanmak….Ve…Emaneti O’ndan aldığın sâfiyetiyle yine O’na teslim etmek..Nefsin hiç istemedikleriyle kuşatılana meyilden öte,O Didâr’a talip olmak…Ve; Emanetin karşılığı “olanı” hiç düşünmeden,Sırf O râzı olsun diye,Sadece O sevsin diye,Yalnızca O’nu üzmemek için,“İlla” demek.. “İlla O” demek…Zor.. Çok zor..Var ya şimdi;Tam zamanı sevdalanmanın..Yani; aklamanın tüm karaları..Ötelere yelken açmanın..İnadına gül yetiştirmenin..İnadına sevda türküleri söylemenin..Zincirleri kırmanın..Zamana meydan okumanın,Medine’de şahlanmanın..Yani…Yürek boyu dirilmenin,Ve yürekleri diriltmenin..Ve âşık olmanın O En Güzel’e..Boyasıyla boyanmanın..Ve can vermenin TAM SIRASI..VELHASIL CANLAR….Dâima dipdiri,Hiç eksilmeden,Hiç tükenmeden “İlla O” diyen,O yolun sevdalılarına,ALLAH ’ın askerlerine selam olsun…

  2. Şermin dedi ki:

    DUYGULARIN GEOMETRİSİ……..Önce sevdim Sevdiğimi öğrendim, sevebildiğimi farkettim: sevdikçe kendimi kainatla topladığımı gördüm Affetmeyi öğrendim: affetmenin, dostlarımı onla çarpmak olduğunu farketti Pişman oldum:Pişman olduğumu itiraf ettim, pişman oldukça, hatalarımı küçük, anlaşılır ve bağışlanabilir parçalara bölebildiğimi gördümHatırlamayı öğrendim: Hatırladıkça sevgilerimin karekökünü bulup, onlardan hüznü çıkardığımı farkettim Değer vermesini öğrendim: Değer verdikçe sevgilerin küpünü bulup, onları mutlulukla çarpabildiğimi gördüm İltifat etmesini öğrendim: İltifat ettikçe, insanlarla aramdaki en kısa mesafenin bir tebessümün resmettiği eğri bir çizgi olduğunu gördüm Özür dilemesini öğrendim: Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza bölündüğünü, böylece dargınlıkların limit sıfıra giderken yok olduğunu farkettim Aşık oldum, aşkı tattım: Böylece bir üçgenin iç açılarının toplamının 180 dereceyi aşıp, bütün yamukları kendi içinde barındıra bildiğini gördüm Hüzünlendim: Hüznü sevdim, hüznün kalbime dokunmasına izin verdimböylece bütün mutlulukların ve zevklerin sonunda ayrılık çizgisine teğe geçip geri döndüğünü gördüm Ve bir gün öleceğim: Kesinlikle öleceğim ve öldüğüm gün anlayacağım ki, yaşadığım hayat, paydası sonsuz olan basit bir kesirden ibaremiş kesrrin payında ne olursa olsun, ne kadar çok şey biriktirmiş olursam olayım, hepsi son işlemde sıfıra eşitleniyorkesrin üzerine , yani bu dünyaya, sonsuzluk içinden bir şeyler koymam gerekiyor yoksa elde var sıfır Tüm bu işlemlerin sağlamasını yapmak isterseniz, kalbinize bir bakın Senai Demirci

  3. ahmed dedi ki:

    …"Yarasaların gözleri kamaşacak diye güneş doğmaktan vazgeçmez". En büyük vefa, Hakk’a götürecek fırsatları yakalamakdır. Bulduğun her fırsatı zamanında değerlendirmekdir. Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, Kalü Bela’ya vefasız olma! "Fırsatlar bulutlar gibidir, gelip ve geçer." Sakın ha! Fırsatları kaçırıpda, kaybetme bedbahtlığıyla yok olma. Allah c.c. razı olsun kardeşim Rıza BERKAN Paylaşım çok güzel ve özlü.selametle vefayla kalın inşallah

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s