EDeBTeN MaHRuM oLaN, ALLAH’ıN LüTFuNDaN Da MaHRuM oLuR.


https://i0.wp.com/img195.imageshack.us/img195/7126/edeprbg.jpg

Bir kısım insan,kibar,temiz,ve
sevimli gözükmek için bütün imkanlarını katlanır..
giydiği elbisede ufak bir bozukluk,yırtık,kir ve tozu tahammül edemez..
Fakat aynı insan,yalan,iftira,dedikodu,küfür,hakaret gibi dilinin bozuk
konuşmalarından hiç rahatsız olmaz…
Yaptığı çirkin işlerden kurtulmak istemez..
içindeki kibir,bencilik,haset,inkar,gösteriş,şehvet,sohret, korkaklık gibi kötü
huylardan temizlenmeyi düşünmez..
bu durum dengesizliktir..
yapılan işler ise haram..
Edebli,ahlaklı insanda yalan ve yapmacık işler olmaz..işi yapmacık ve gösteriş
olan kimse
imanın tadını tadamaz..
Çünkü bunlar münafıkların sıfatıdır..
Bazı insanlar gelip camide Hakk’a ibadet ederler,çıkıp çarsıda insanlara ihanet
ederler..
Bazıları namaz kılarken boynunu büker,tam bir huşu görüntüsü verir..
Görenler kendisine hayran olurlar…
Fakat kıldığı namaz,Allah katında azap sebebi olur..
Çünkü o anda kalbi namazda değil,insanların bakışındadır…
Niyeti Allah’ın rızası değil,insanların övgüsüdür..
bu da bir dengesizliktir…bir çeşit münafıklıktır…
İçi başka,dışı başka olmaktır..
ibadeti nefsin keyfine kullanmaktır..şeklen güzel gözüküp,aslen bozuk olmaktır..
Bu hal Kamil müminin sıfatı değildir..
Allah dostları en fazla bu tiplerden rahatsız olurlar..
Güzel kulluğun temelince Allah rızası vardır..
Fakat niyet Hak olmazsa,ibadet ihanete dönüsür…

Edepli ve dengeli insanın ibadeti gibi ticareti de düzgündür..kalbi gibi dili
de doğrudur..
niyeti gibi işi de sağlam..dostluğu gibi düsmanlığı da mertçedir..
yakınları ile bir gün iyi geçinip,diğer gün yaka paça olan insan,dengeli değildir..
Bir komşu ile iyi geçinip,diğerine zahmet veren kimseye iyi müslüman denmez..
Fakirlik günlerinde herkese Merhaba ederken,zengin olunca eski dostlarına
selam vermeyen kimse mertlikten mahrumdur..
Edepli ve ahlaklı insan,iyi-kötü diye insannı seçmez,herkese edebli davranır..
evet sevgili dostlar,yaşadığımız asırda,hepimiz en fazla muhtaç olduğumuz şey
edebtir..
Edep,insanı hayvanlardan ayıran en önemli özelliktir..
Edep,bir kadının en kıymetli cevheridir..hiç solmayan süsüdür..
Bir kadın edepten daha güzel elbise giymemiştir..
Bir erkek edepden daha güzel bir servet edinmemiştir…
insanla kabre girecek tek servet edeptir..


edebin hediyesi ise Cennetir…
https://i2.wp.com/img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı ! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to EDeBTeN MaHRuM oLaN, ALLAH’ıN LüTFuNDaN Da MaHRuM oLuR.

  1. ...gülsultan... dedi ki:

    Yaz geliyor ya, edebsuz su içimlerle dolaşılıyor yollarda, caddelerde, sokaklarda otobüslerde; elde su şişesi lakayt, laubali, hevai dikilip lıkır lıkır içiliyor… Ne biçimsiz, içimsiz, ne görümsüz bir davranış; edebin buharlaşması, diğer gamlığın uçuşu, ciddiyetsizliğin revacı…Sıcak mı, susuzluk mu, güzellik için mi, birileri yapıyor ben niye yapmayayım mı yapılan; ben malikim, istediğimi elde ederim acizliği mi sergilenen? Mün’imi hatırlamadan nimete sahiplenmek böylesi edeb fakiri ediyor, acz içinde yuvarlanan cahillik zenginlerini…Elde var su, su hayatsa ben ona sahibim, hayatın sahibi de benim, onu istediğim gibi kullanırımlı tavırdır edebsuz su içimleri… Edeb, bir içim su değil, hayatı kuşatan settar bir elbise, çirkinlikleri örten helali bir hale, nimeti vereni gösteren şeffaf bir şişedir…Bir bardak suda edepsizliğe boğulmaktır, yolda yürüyerek sol elle içilen su… Aziz suyun ayaklar altına alınışı, faziletin yerden sürünüşü, asaletin asılışıdır… Ne lezzet var, ne de tat yenilende içilende… Bismillah her hayrın başı, her hayır O’nunla başlamıyorsa edepsizlik sokaklarda sel olur gider böyle…Kuraklık, kriz, kalbin iman ab-ı hayatından yoksunluğundan, birey, dünya ve dünyalar olarak… Su kaynakları azalıyormuş, tedbir alınması, yatırım yapılması, israf edilmemesi gerekiyormuş; bir damla edepsizlikte boğulmuşlara bunlar çok kuru sözler, çözüm olmayan çaresiz laflar…Su içmesini bilmeyeni su, susuzlukta boğar – Firavun gibi, Nuh kavmi gibi – ; Mün’im bilinmeden sahiplenen nimet sahibini zelil eder… Ölümü hatırlatmayan ölümsüz sokaklar suyu edepsizlikte boğuyor, sanki Nuh tufanı; dalgalar devasa binaları önüne katmış, vitrinleri markaları, evlerin içine girmiş gözetleme kutuları TV’leri süpürüp götürüyor… İlla edeb, illa edeb; Bismillah deyip Nuh’un gemisine binenlerde…Sokakta salınarak sallanarak müstehzi içlen su, Titanik misali boğulmak; en elde edilmişliğe sahipken her şeyden yoksun kalmak, okyanusta veya bir bardakta suda helak olmak…Damarlardaki, dünyadaki ve bir bardaktaki su, kâinatın Rabbi adıyla bakılmaz ve görülmezse, sokaklarda edeb buharlaşması, ahlak yozlaşması yaşanır, yaşadığımız ve her yıl biraz daha belirgin olan tufan gibi, tusunamiler gibi… Titaniğe binmişler bilmiyorlar ki bir müddet sonra boğulacaklar, hatırlatmak lazım; hal diliyle, lisanla… Kim yapacak? Nuh’un gemisine binmişler, suyun Rabbine sığınmışlar, iman ab-ı hayatını içmişler, suyu Aziz kılmış Rabbi adına yapacaklar bunu, yorulduklarında su içerek yine yollarına devam edecekler…Bir damla da, bir bardak da, bir derya da olsa illa edepli illa edepli su; oturarak, besmele ile önce başkasına ikram ederek; afiyet olsun, şifa olsun.Hüseyin Eren~edeb bizim gönlümüzün gülüdür, o gül ki cennet kokuludur..~edeple ,safayla kalalım.yüreğinize sağlık. aşk-ı niyaz olsun.selametle

  2. ahmed dedi ki:

    Aslında ne uyanabilirim bir sabah güneş doğduğunda ve ne de durabilirim ayaklarımınüstünde Sen’in iznin olmadan tek bir saniye.Evet fakirim.Ne bir kuş gibi yetinebilirim derme çatma bir ev ,iki lokma yemle. Ne yaşayabilirim herkesten uzak bir yerde.Ne unutabilirim geçmişi ki kurtulayım hatalarım ve pişmanlıklarımdan, ne de düşünmeyebilirim geleceği ki düşmeyeyim endişe karanlığındaümitsizlik çukurlarına.Ne küstahım ki seni hiç memnun edememiş samimiyetsiz gönülle, binler hatayla kirlenmiş belki bir tek amelle, riyanın her türünebulaşmış bir dille geliyorum huzuruna. Ne küstahım ki taşıyorum tüm pisliklerimi o pak huzuruna.Ve ne çaresizim ki tüm pisliğime ve utancımarağmen bulamıyorum senden başka açık bir tek kapı.Hani dostun öğütlemişti sana “Affedicisin, affetmeyi seversin,bizleri de affet” diye seslenelim diye.Hani sen müjdelemiştin “kulumbana bir adım atarsa ben ona on adım atarım” diye.Ya Rab, sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizleri de affeyle.Kendine kul kabul eyle.Şu mücrim halimizi huzurunda yüzümüze vurupbizi rahmetinden mahrum etme.Ya Rab, Resulüne, Habibine, alemlere rahmet gönderdiğin Efendim’e (S.A.V) yarattığın mahluklar adedince selamlarımızı ilet. BiziO’na ümmet olacak şekilde temizle, O’nun sevgisini Sen’in sevginle beraber bizde en öne al.Ya Rab, ne Sen’i, ne Habibin’i hakkıyla bilemedik, layıkıyla sevemedik. Sen Sen’i biz bildir, içimizi aşkınla doldur ve bizi o aşkla doyur.Ya Rab, şu zor günde dahi kalbimde temiz bir nokta bulup, bir damla yaş dökemedim.Değil dünyanı dört bir yanındaki sıkıntıları,Filistin’de katledilen kardeşlerimin acısını dahi almadı taşlaşmış yüreği.Islatmadı yanaklarımı günahtan kurumuş gözlerim.Sen beni içine düştüğümbataklıktan kurtar.Beni Efendim (S.A.V) ve ashabı gibi, onlardan sonra ismini ve davanı sırtlayanlar gibi İslama, İrfana, İhlasa eriştir.Ya Rab, bana güç ver.Bana Sen’in yoluna girmem için;herşeye, kerkese, kendime rağmen Sen’in yolunda kalmam için güç ver.Banagüç ver ki benden istediklerini yapabileyim.Bana güç ver ki zalime dur diyebileyim.Bana güç ver ki Efendim (S.A.S) gibi “beşir ve nezir” olabileyim.Fatih’ler Yavuz’lar gibi, Hamza’lar Halit’ler gibi korku salayım zalimlere.Ve güç ver ki “insanlardan bir insan olayım”kardeşlerimin yanına dönüp geldiğimde.Ya Rab, dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerime güç ver.Onlara baskılara, zulümlere,imkansızlığa ama en çok terkedilmişliğe,yapayalnızlığa dayanma gücü ver.Onları hissiyatımızdan haberdar et.Onlara güç ver ki tüm katliamlara rağmen sana isyan etmesinler. Sen’den,Efendim’den (S.A.V) kopmasınlar.Güç ver ki biz el uzatana kadar dayanabilsiler.Ya Rab, şu niyazı mücrim dilim, fasid kalbim, riyakar elimle değil; bu hisleri paylaşan, bu duaya ‘amin’ diyen,senden binler şekildebu niyazda bulunan mü’minlerin ihlası ile, bize Sen’i anlatan büyüklerin, adını on dört asırdır köşe bucak yayan hadimlerinin, tüm insanlığın efendisiMuhammed Mustafa’nın (S.A.V) hatırı ile değerlendir…..”amin…SELAM VE DUA İLE KARDEŞİM RIZA BERKAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s