FoRuM SöYLeŞiLeRi 2 – HafTaNın KoNuĞu (¯`·._.·[ RıZa BeRKaN ]·._.·´¯)


Alıntı:

1-Duanın lezzetini nasıl tarif edebilirsiniz?
Belki bir çoğumuzun bildiği Hz. Mevlanan’nın Mesneviden bir örnekle açıklama getirelim inşaallah
Dua edenin, ‘Rabb’im’ demesi, Allah’ın ‘Buyur ey kulum’ demesinin ta
kendisidir… Birisi her gece kalkıp Allah’ı anıyor, O’na dua ediyordu…
Şeytan ona dedi: Ey Allah’ı çok anan kişi! Bütün gece Allah deyip
çağırmana karşılık seni buyur eden var mı? Sana bir tek cevap bile
gelmiyor, daha ne zamana kadar dua edeceksin? Adamın gönlü kırıldı,
başını yere koydu ve uyudu. Rüyasında ona şöyle dendi: Kendine gel,
uyan! Niye duayı, zikri bıraktın? Neden usandın? Adam: Buyur diye bir
cevap gelmiyor ki, kapıdan kovulmaktan korkuyorum, dedi. Bunun
üzerine dendi ki ona: Senin Allah demen, O’nun buyur demesi
sayesindedir… Senin yalvarışın, Allah’ın senin ruhuna haber
uçurmasındandır… Senin çabaların, çareler araman, Allah’ın seni
kendine yaklaştırması, ayaklarındaki bağları çözmesindendir… Senin
korkun, sevgin, ümidin Allah’ın lütfunun kemendidir… Senin her Ya
Rabbî demenin altında, Allah’ın buyur demesi vardır… Gafilin, cahilin
canı, bu duadan uzaktır… Çünkü Ya Rabbî demeye izin yok ona…
Ağzında da kilit var, dilinde de… Zarara uğradığı zaman, ağlayıp
sızlamasın diye Allah ona dert, ağrı, sızı, gam, keder vermedi…
Bununla anla ki, Allah’a dua etmeni, O’nu çağırmanı sağlayan dert,
dünya saltanatından daha iyidir… Dertsiz dua soğuktur. Dertliyken
yapılan dua gönülden kopar…

Duadır secdelerce yüreğimizi ısıtan

duadır her zerremize umut yayan

duadır herşeyden vazgeçtiğimiz an bize umulmadık kapılar açan

DuA-DıR KaLBiMiZi RaBBiMiZe KoMşU KıLaN

duadır tek dayanağımıza sığınma halimiz

duadır kalbi hüzünden arındıran feraha kavuşturan

duadır sıkıntılarımızın en büyük ilacı

duadır üşüyen kalplere ılık ılık işleyen…

duayla kalın dostlar…

Alıntı:

2-Tebliğ nasıl yapılmalı?


Tebliğ metodları itibariyle yer, zaman,arac ve gereç olarak farklılıklar gösterse de değişmeyen
tek gerçek tebliğde dini yaşayarak devamında yaşatarak olanıdır.
Bunu dünya tarihi boyunca görüyoruz. Şu olmaması gereken bir durum:
Doğruları söyleyip de amel etmemek; Evet ahirzamanın en büyük
handikaplarından birisi. Dini meseleleri çok güzel ifade
ediyoruz.Özeleştiri babında yaşamımızda bir takım soyutlamalar yaparak
maalesef dini son sıralara bırakabiliyoruz / bırakıyoruz.



İbadet,kulluk denince,

Herkes imam olmuş kendince,

Bilmişlik edaları var bence,

Bilinmez halleri nasıldır nice.


RıZa BeRKaN GÜLER / 15.01.2006



Özde
Müslüman… samimi…ALLAH ve Rasulüne ram olmuş, islamı hücrelerinin
en ücra köşelerine kadar sindirmiş, kulluğu dava edinmiş Çünkü SEN İSLAMI ÖYLE YAŞA Kİ SENİ GÖREN,SENİ,BİLEN,SENİ DUYAN,SENİ İŞİTEN İSLAM OLSUN İNŞAALLAH. noktasına gelmiş müslümanlar olama şuuru ve gayreti içinde olduğu sürece…

Burda şuna dikkat çekmek istiyorum. [HAL DİLİ] Esasında İslam dairesinde, emir ve
yasaklar doğrultusunda hayatımıza istikamet verdiğimiz müddetçe aynı
zamanda tebliğ vazifesini de görmüş oluyoruz



Nefsin istekleri ağır basar oldu bize,

Günahlar adam boyu gelmez hala göze,

Zaten günübirlik yaşar olduk değmez söze,

Kurtuluş ise İslamı yaşamakla,dönmekle öze.


RıZa BeRKaN GÜLER / Şubat 2006

Alıntı:

3-Nur nedir, Bir insanda nur olmasını nasıl tarif edebilirsiniz…?

Nur Hz.ALLAHtır (c.c) tecellisi Hz.Muhammeddir (sav)…Kur’an-dır, İslamiyettir /Abdesttir / Namazdır / Hidayettir.


Bir insanda nur olmasını nasıl tarif ederiz.

Nuru takvayla ilişkilendirmek gerekir. Cenab-ı Hak, insanı en güzel
şekilde yaratmış, her insana ayrı bir özellik vermiştir. İnsanların
renkleri, dilleri, sosyal ve ekonomik durumları farklılık
göstermektedir.


Bu farklılıkların asla üstünlük sebebi olmadığı, üstünlüğün ancak takvada
olduğu ayet-i kerimede şöyle bildirilmiştir: “Ey insanlar! Şüphe yok
ki, biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık, ve birbirinizi
tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.”
Hucurat, 49/13


Yine bu hususta Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) Veda Hutbesinde: “Ey insanlar!
Rabbiniz birdir, atanız da birdir. Hepiniz Adem’densiniz, Adem ise;
topraktan yaratılmıştır. Allah
katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten sakınanınızdır.
Arab’ın Arab olmayana, hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva
iledir.”
Prof.Dr. İ. Sarıçam, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı, s..391 buyurmuştur.



Kıymetli Kardeşlerim!

Takva; Allah’a karşı gelmekten, dünya ve ahirette insana zarar verecek inanç, söz ve davranışlardan, günahlardan sakınmak anlamına gelir. Dini Kavramlar Sözlüğü, Diy.Yay.bak.ittika mad.

Yüce Allah, Al-i İmran Suresi 102. ayetinde; “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün.” Al-i İmran , 3/102 buyurmaktadır.


Takva sahibi kimseye muttaki denir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de
muttakiler övülmüş, muttakilerin özelliklerinden şöyle bahsedilmiştir:
“…yakınlara, yetimlere yoksullara, yolda kalmışlara, sevdiği maldan
harcamak, namaz kılmak, zekat vermek, anlaşma yaptığı zaman sözünü
yerine getirmek, sıkıntı ve hastalık zamanlarında sabretmek, Allah’a ve Resulüne itaat etmek, bollukta ve darlıkta Allah için harcamak; öfkelerini yutmak ve insanları affetmek, Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tövbe istiğfar etmek, işlediği günahta bile bile ısrar etmemektir.”
Örneklerle Peygamberimiz, Prof. Dr.A.ÇETİN, s:187

Alıntı:
4-Hocanızı sizin duygularınızla dinleyebilirmiyiz? ( Efendiler Efendisini)

Bu soruyu izin verirseniz bir şiirle cevaplayım inşaallah. Gerçi Kandil Gecesi yayınlamayı düşünüyordum ama olsun …
YA RASULALLAH

Bu sözler gönlümün,hasretimin özü,
Anam, babam, canım feda Ya Rasulallah,
Alamaz senden başkası bu gönlümü,
Efendim…ümmetinim…şefaat Ya Rasulallah.

Sana ram olmuş kıtmirinim ayırma kapından,
Anam, babam, canım feda Ya Rasulallah,
Sevgin içimde volkan daim beni yakan,
Efendim…ümmetinim…şefaat Ya Rasulallah.

Sensiz ne ağırmış bu dünyanın çilesi,
Anam, babam, canım feda Ya Rasulallah,
Sana kavuşmak bilemem hangi zaman dilimi,
Efendim…ümmetinim…şefaat Ya Rasulallah.

Izdırapla geçer seneler şikayet etmedim birgün,
Anam, babam, canım feda Ya Rasulallah,
Sensiz nasıl geçiyor bir bilsen gecem,gündüzüm,
Efendim…ümmetinim…şefaat Ya Rasulallah.

Seven sevdiğinden ayrı nasıl olursa öyleyim,
Anam, babam, canım feda Ya Rasulallah,
Divaneyim,biçareyim ben Sende köleyim,
Efendim…ümmetinim…şefaat Ya Rasulallah.

Salat Sana, Selam Sana dualarımda,
Seni görmek, ukbada yüce ALLAH katında,
Sana sarılmak Cennet’te Havz-ı Kevser başında,
Seninle, sevenlerinle başbaşa sonsuzlukda.

RıZa BeRKaN GÜLER / 07.07.2005

Alıntı:

5-Gençlerimizi hizmete yönlendirmekte uyguladığınız yol nasıldır?

 Gençlik, hayâtın en iyi en verimli bir şekilde geçirilmesi gereken dönemidir.
Bundan dolayı, gençliği boş ve faydasız şeyler peşinde geçirmek, bu
fırsat elden çıktıktan sonra bizlere çok “Ahhh…Vaaah…”lar
çektirecektir.

Bir gençlik yetişti
günümüzde; daha doğrusu bir gençlik yetiştirildi. Vâr oluş gayesini
bilmeyen, hayâtı bir takım geçici heveslere bağlayan bir gençlik bu.
Dikkatini müziğe çektiler. Dansa eğlenceye…İçkiye kumara… Anlamını
dahi bilmediği çeşit çeşit müzikleri sevkettiler damarlarına…Sonuçta
dinini, imanını, ailesini hattâ yaşamayı bile sevmeyen bir gençlik
çıktı ortaya. Öyle bir gençlik ki, hayâtı toz pembe gördüğü için
aklından çok hissiyatını dinliyor. Lezzet diye tattığı şeylerle hüzün
ve gâm yudumluyor âdeta. Boş hayallerin esiri olup, gerçek sevgiliyi ve
mutluluğu bulamadığı için, geçici heveslere kapılıyor. Sonuçta bunların
uğruna gönlü perişan oluyor. Kalbi kırılıyor. İhtiraslara kurban
gidiyor.

Gençliğin meselelerinin temelinde maddi ihtiyaçlarının karşılanmasından ziyade,
mânevi ihtiyaçlarının karşılanmaması yatmaktadır. İlim adamları bunu
söylüyor, yapılan istatistikler ve araştırmalar bunu gösteriyor.
İntiharlar, uyuşturucu mübtelâları, birtakım sapıklıklar hep bunun
sonucunda meydana gelen çirkinliklerdir. “Bütün bunların sebebi nedir?
Diye sorunca; “Ruhî bunalım, kalben tatmin olmamak. Ruhî boşluğu, maddi
olan hiçbir şeyle dolduramamak” cevabı alınıyor. Peki çaresi nedir.?
Çaresi hayatımızı iman ışığı ile aydınlatıp canlı tutmalı, yüce ALLAH
(c.c)’ın emirleri ve yasaklarıyla hayatımızı süslemeliyiz. Evet iman
sahibi bir insan için hayâtın her ânı, her dakikası lezzet ve huzur
doludur. Bunun için imanımızın çok kuvvetli olması gerekmektedir.
Kuvvetli bir imânın varlığı da, ancak İslama ve bu dinin emirlerine
tamamen teslim olmaya dayanmakatadır. Şairin dediği gibi…

“İman ile geçen her gece gündüz gibi aydın,

Tâze bir bâhar âlemi her anı hayâtın…”

Şimdi size, İmâm Azam
(k.s)’in babasının ısırdığı bir elmanın suyunu helâl ettirebilmek için,
uzun bir süre elmanın sahibine hizmet ettiğini anlatsak, belki buna
gülersiniz. Ama bu imân’a sahip olan imam Azam (k.s)’ın babasına, ALLAH
(c.c) İmam Azam (k.s) gibi bir evlat nasip eylemiştir. Bizlerde gerçek
huzur ve mutluluğa, ancak böyle bir imana sahip bir gençlik
yetiştirdiğimiz zaman ulaşacağız.

ALLAH (c.c) gençliğini
islam dinine uygun olarak geçirenlerin, kıyamet gününde çok büyük
mükâfâtlara nail olacağını ve özel bir bölgede gölgeleneceklerini vaad
buyurmaktadır. Efendimiz (sav) ise, “haramlar karşısında kapanmasını bilen göz, kıyâmet günü ağlamayacaktır.” Müjdesini vermektedir.

Yapılan ibadetin büyüklüğüne gelince “Gencin namazı bütün âleme ışık saçan bir güneşse,
ileriki yaşlardakilerin namazı bir mum ışığı misali gibidir. Ona göre
düşünmemiz gerekmektedir. Günümüz insanları herşeyin fiyatını
biliyorlar. Fakat hiçbir şeyin değerini ve kıymetini bilmiyorlar.
Herşeyi madde ile ölçer tartar hâle geldi günümüz insanı. Tabiri câizse
maddeye esir oldu günümüz insanı. Madde ile boğulan imdat çığlıklarına
yine madde ile cevap vermeye çalışan ve her defasında hüsrana uğrayan
günümüz insanı…İnsan dünyaya aldanıyor. Serabı su zannediyor.Geçici
olan bu dünyaya bağlanan insan, devamlı olan âhiretini unutuyor. Niçin
unutmasınki? Çünkü başta kendisini unutmuş, yaratılış gayesini
unutmuştur. Kendisi için bu âlemi donatanı, rızıklandıranı bir günde
canını alacak olanı unutmuştur insan.

ALLAH (c.c) “bu dünya hayâtı bir eğlenceden ve bir oyundan başka bir şey değildir.
Ahiret yurdu ise, şüphe yokki, gerçek hayâtın tâ kendisidir. Bunu
bilmiş olsalardı…”(Ankebut 64)
buyurmaktadır. Evet genç
kardeşler. Bizim gerçek hayatımız Ahiret hayatıdır. Ölümün insanları ne
zaman kucaklayacağı belli olmayan şu dünyada, hayâtımızın baharı olan
gençliğimzi en verimli bir şekilde değerlendirmemiz gerekmezmi?


HİZMET…HİZMET…HİZMET

Alıntı:

6-Okuyupta çok etkilendiğin bir kitap ve en çok etkilendiğin bölüm?

 Okuyup’ta çok etkilendiğim bir kitap tabiki, Yüce kitabımız Kur’an-ı Azimmüşşan’dır.

Baştan sona her harfi,kelimesi,cümlesi,noktası virgülüne kadar etkileyici ve müthiş.


Alıntı:

7-İçin daraldığı zaman sığındığın manevi mekan neresidir(hayalen gittiğin)?

 İnsan küçük âlem, kâinat büyük âlem, yere göğe sığmayan Allah’ın kendisini seven kulunun kalbinesığması ve tecelligâhının kalp olması gerçeği dile getirilmektedir
Hiçbir yere sığmayan Allah’ın mü’min kulunun, tasavvufî manasıyla Âşık’ın kalbine sığdığı bir Âlem-i Kübra olduğu belirtilir. Burdan
yola çıkarak gönlümü manevi bir sığınak olarak adledebilirim. Bunun
yanında Kabe’yi Şerif,Ravza-i Mutahhara manevi sığınaklarımdır. İnşaallah

 

Alıntı:
Aşağdaki resimle ilgili birkaç cümle rica edebilir miyiz?
Ayrılık var ölüm acı,

Sanma bizi kabre yabancı,

Azrail’in verdiği sancı,

Rabbimize ulaştırıcı.

RıZa BeRKaN GÜLER / 20.07.2006

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı SeVGi, SaYGı ve HüRMeTLeRiMLe... içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to FoRuM SöYLeŞiLeRi 2 – HafTaNın KoNuĞu (¯`·._.·[ RıZa BeRKaN ]·._.·´¯)

  1. RıZa BeRKaN dedi ki:

    Forum Söyleşileri

  2. firdevs dedi ki:

    allah razı olsun

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s