ŞiMDi SeVMeK ZaMaNı


https://i2.wp.com/www.zeynepinyeri.com/photos/uncategorized/2008/07/16/erzurum.jpg

Şimdi sevmek zamanı. Annemizi,
babamızı, e
şimizi, çocuklarımızı, kardeşlerimizi, akrabalarımızı, komşularımızı, çalışma arkadaşlarımızı sevmek zamanı. Onların
bize çıkı
şlarını, kızgınlıklarını sevmek
zamanı. Onların kusurlarını, eksikliklerini kendimizdekileri hatırlayarak kabul
etme ve kucaklamak zamanı.
Kendimizin iyimizle kötümüzle kabul edilmesini umut etmek zamanı.
Şimdi almadan vermek zamanı. Başkasıyla barışmanın kendimizle barışmaktan geçtiğini idrak etmek zamanı. Bir adım daha öteye gidince erimek ve aşka varmak zamanı.

 

Şimdi sevmek zamanı.

Şimdi fark etmek zamanı. Bu dünyada yağan yağmurun bir damlasının güzelliğini, esen rüzgârın bazen sertçe, bazen şefkatle okşayan dokunuşunu hissetmek zamanı. Şimdi yemek yapmanın yemek
yemekten daha büyük bir lezzet oldu
ğunu, tüketmenin değil, ikram etmenin zenginlik olduğunu, karlı bir kış gününde serçelerin ekmek kırıntılarına, insanın bunalıma girdiğinde içten bir gülümsemeye ve dokunuşa muhtaç olduğunu fark etmek zamanı.

Şimdi görmek zamanı. Bir bebeğin melek, bir çocuğun melik olduğunu şaşırarak anlamak zamanı. Dünyaya
ister gören gözlerle, ister görmeyen gözlerle kalpten bir bakı
ş atma zamanı. Şekilden öze giden yolda
kalplerimizdeki mühürleri söküp atmak zamanı. Bir bebek gibi, bir kedi gibi
insanların unvanlarını, elbiselerini, örtülerini ya da örtünmemelerini
görmemek, görünenin ötesine geçip kalplerini görmek zamanı.

Şimdi hayal etmek ve keşfetmek zamanı. Balmumcu’dan
kanatlarla da olsa güne
şe doğru uçmak zamanı. Sınırın atmosfer değil, aklımız olduğunu keşfetmek zamanı. Şimdi cesaret zamanı. Bilmeden
yola çıkmak zamanı. Ke
şfetmenin zevkine, bir şeyler tasarlamanın keyfine varmak zamanı. Yolculuğun keşfetmek kadar güzel olduğunu keşfetmek zamanı.

Şimdi sorgulamak zamanı. Şikâyetlerimizi, kızgınlıklarımızı,
ba
şarısızlıklarımızı sorgulamak zamanı. Şimdi pay çıkarmak, sonuçların bizim yaptıklarımızın ve
yapmadıklarımızın eseri oldu
ğunu fark etmek zamanı. Şimdi neden bu kadar çok yediğimizi, neden bu kadar geç kalktığımızı, neden bu kadar çok kavga ettiğimizi, savaşğımızı sorgulamak zamanı.

Şimdi değişmek zamanı. Sadece hep aynı şekilde kalan bir hayvan olmadığımızı anlamak, kendimizin daha
iyi bir versiyonunu geli
ştirmek zamanı. Bazen sünnet gibi
keskin bir müdahale ile, bazen bir muhabbetle, bazen dinledi
ğimiz bir hitabetle eskileri göndermek zamanı. Şimdi eskisini yenisiyle değişmek zamanı.

Şimdi okumak zamanı. Yaşamın bir kitap olduğunu anlamak ve her sayfadan bir şeyler öğrenmek zamanı.

Şimdi tamamlanmak zamanı. Unvanları, arabaları, elbiseleri ve hatta
kitaplar dolusu bilgiyi bile kefenin içine koyamadı
ğımızı, çuvala bir mızrağın sığmadığını ama sınırsız miktarda iyilik
ve yardımların sı
ğğını anlamak zamanı. Şimdi yardım etmek zamanı. Yarım
oldu
ğumuzu ve ancak yardım ettiğimizde ya da aldığımızda tamamlanacağımızı sindirmek zamanı. Şimdi bir heykelin fazlalıkları atınca heykel olduğunu anlamak, yalınlaşarak tamamlanmak zamanı.

Şimdi gitmek zamanı. Her gün bir yere varmanın keyfini çıkarmak
zamanı.
Şimdi ister tekerlekli
iskemleyle, ister de
ğnekle ulaşmak zamanı. Şimdi yapamadığımız bir şeyin bize yarın için umut verdiğini fark etmek zamanı. Şimdi çalışmak zamanı. Şimdi pedal çevirmek zamanı.
Duranın dü
şğünü hatırlamak zamanı. Hızlananın yaşamı kaçırdığını, yavaşlayanın yaşama yetişemediğini düşünmek zamanı. Yemeğin ateş üstünde zamanla piştiğini anlayıp kaslarımızı ve aklımızı çalışarak pişirmek zamanı. Şimdi yarına gitmek zamanı.

Şimdi kucaklaşmak zamanı. Şimdi sevmek zamanı.


Melih Arat
https://i2.wp.com/img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

 

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı SeVGi, SaYGı ve HüRMeTLeRiMLe... içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s