Kadın ve Erkek Birbirinin Örtüsüdür.


https://i1.wp.com/img1.blogcu.com/images/y/o/r/yorumyap2/evlilik.jpg


Aile hayatı Cennetten
bir kö
şedir. ALLAH için bir araya gelmiş ve bir hayat arkadaşğı kurmuş eşler
de aslında birer âhiret dostudurlar. Birbirlerini dine, takvaya ve ALLAH
korkusuna ALLAH için sevk ederler. Birbirlerini haramdan korumaya ALLAH için
çalı
şırlar. Birbirlerini ALLAH’a itaate
ALLAH için te
şvik ederler.
İki türlü kıskançlık vardır: Biri haram,
di
ğeri sünnettir. Sırayla görelim:

1- “Hased” karşılığı
kullanılan kıskançlık. Müslüman karde
şinin
iyili
ğini çekememekten ve kötülüğünü istemekten ibaret olan bu kıskançlık, bir kötü huydur.
Haramdır.

2- Eşimizi, kızımızı, kız kardeşimizi, annemizi vesâir mahremlerimizi nâmahremlere karşı korumayı ifade eden içimizdeki sevk-i İlâhî de dilimize kıskançlık olarak girmiştir. Bu kıskançlık sünnettir. Peygamber Efendimiz (asm) bu
kıskançlı
ğı teşvik
ve tavsiye etmi
ştir.
Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) buyurmu
ştur
ki:

* “ALLAH, mahremlerini nâmahremlerden kıskanan kullarını sever.”1

* “Mahremini kıskanmak imandandır…

”2 Mahremini kıskanmak, mahremini haramdan koruyan ve onu helâl sınırları
içinde barındıran bir örtüdür. Kur’ân, “Onlar sizin örtünüz, sizler de onların
örtülerisiniz”3 âyeti ile e
şleri harama karşı birbirleri için örtü ilân eder. Bu örtünün önemli bir ayağı kıskançlıktır. Çünkü kıskançlık damarıyla beyini haramlardan
çekip alan kadın da, e
şini haram şekilde giyinmekten ve yabancı erkeklerle gereksiz yere muhatap
olmaktan alıkoyan erkek de aslında yekdi
ğerini
ALLAH’ın rızasına, takvaya, ALLAH korkusuna, Cehennemden korunmaya ve Cennete
girmeye dâvet etmi
ş ve yardımcı olmuş olmaktadır.

Nitekim meselâ kadın için açık-saçıklık ne kadar yasaklanmış bir davranış ise, erkek için haram bakışlar o kadar yasaklanmış
bir davranı
ştır. Netice itibariyle; erkeği haram bakışlardan ve haram meyillerden alı koyan
kadının kıskançlı
ğı da, kadını açık saçıklıktan ve
erkeklerle gereksiz yere muhatap olmaktan alı koyan erke
ğin kıskançlığı da 
ALLAH’ın rızası yolunda atılmı
ş
en fıtrî (
şimdiki ifadeyle en tabiî) ve en saygı
de
ğer birer adımdır.

Daha açık konuşalım: Erkeğinin gözünün harama kaymasını kadın kıskanıyorsa; bu güzel bir
huydur ve kadın—kendisi bilsin, bilmesin—bu tavrı ALLAH adına gösteriyor. Çünkü
mü’min erkekler için, “Mü’min erkeklere söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar”4;
“ALLAH gözlerin gizlice harama bakı
şını
da bilir, gönüllerin gizledi
ğini de”5; “Şüphesiz, Rabbiniz size bakmaktadır”6 ve “Kulak, göz ve kalp; hepsi
yaptıklarından sorumludur”7 buyuran Cenâb-ı ALLAH’tan ba
şkası değildir.

Keza kadınının açık saçık giyinmesini ve başkalarıyla
gereksiz yere muhatap olmasını erkek kıskanıyorsa e
ğer; bu erkek için de güzel bir huydur ve erkek—kendisi bilsin,
bilmesin—bu tavrı ALLAH adına gösteriyor demektir. Çünkü mü’min kadınlar için,
“Mü’min kadınlara söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler,
iffetlerini korusunlar, süslerini kendili
ğinden
görünen kısmı müstesna açmasınlar. Ba
şörtülerini
yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocalarından veya babalarından… Ba
şkasına göstermesinler”8 ve

“Sizler her hangi bir kadın gibi değilsiniz.
E
ğer takva içinde olmak isterseniz,
nâmahremlerinizle cazibeli ve çekici bir eda ile konu
şmayın. Ki, kalbi bozuk olanlar bir ümide kapılmasın. Konuşurken ciddiyet ve ağırbaşlılıkla
söz söyleyin”9 buyuran Kur’ân’dan ba
şkası
de
ğildir.
Önce bir parantezimiz var: Burada bu tavrın ALLAH adına gösterildi
ğini söylememizden kastımız şu:
Kıskançlık tavrı ile farkında olmadan, bir otomatik refleks halinde ALLAH’ın
yasakladı
ğı bir alandan, haramlardan eşimizi alıkoyuyoruz. Eğer
farkında olarak ve inanarak bu tavrı gösteriyorsak, bu durumda bu tavır ALLAH
için gösterdi
ğimiz tavırlar sırasına girer ki, bu
bizi ALLAH ’ın rızasına giden bir yola koyar; bu tavırla sevap da kazanırız.

Demek, kadın kocasının kıskançlığına boyun eğip kendisine çeki düzen verdiğinde
neticede ALLAH’ın emrine uymu
ş; koca da karısının kıskançlığına boyun eğip kendisini ıslah ettiğinde neticede ALLAH’ın emrini yerine getirmiş olmaktadır.

Üstad Bedîüzzaman Hazretleri, kadın ve erkek arasındaki şiddetli bağlılığın
yalnız dünyevî hayatın ihtiyacı için olmadı
ğını;
kadının kocasına yalnız dünya hayatında de
ğil,
ebedî hayatta da hayat arkada
şı olduğunu;
böylesine de
ğer verilen kadının da, ebedî hayat
arkada
şı olan kocasının nazarının dışında başkasının nazarını kendi güzelliklerine
çekmek sûretiyle, kocasını kendisinden darıltmaması ve onu kıskandırmaması
gerekti
ğini kaydeder.10
Demek e
şlerin birbirlerini yabancılardan ve
nâmahremlerden kıskanmaları bir örtüdür; bu, ya
şanmalıdır.

Fakat kıskançlığı bir kâbus hâline getirmemeye dikkat
etmek lâzım. Kıskançlık, haramlara kar
şı
örtü mahiyetini korumalı; bunun ötesinde akıldan uzakla
şarak ve duygusallığı başına
geçirerek zorbalıklara, zulümlere, ayrılıklara, bo
şanmalara ve cinayetlere sebep olmamalıdır.

Yani kıskançlıkla duygusallık omuz omuza vererek; aklı ve sağlıklı düşünceyi istifaya zorlamamalıdır.
Bilinmelidir ki, haddi a
şmayan kıskançlık ne kadar iyi bir
huysa; hak, adalet, merhamet, müsamaha, iyi niyet, iyi zan, güven, aff ve ba
ğışlama da en az, “tadında bırakılan
kıskançlık” kadar iyi birer huydur.

Birbirine zıt gibi gözükse de, iyi huyları bir bütün saymalı, birbirine tercih
etmemeli; hepsini bir ve e
şit seviyede yaşamalıyız. Mahremimizi (eşimizi)
bizi kıskandıracak bir davranı
şı olduğunda
uyarmalı; fakat onu kırmamaya, hakkında sû-i zan etmemeye ve gerekirse affedici
olmaya özen göstermeliyiz.

Normal seyrinde iyi huylarımızdan olan kıskançlığı;
iftiraya, sû-i zanna, kötü muameleye, dargınlı
ğa,
kırgınlı
ğa, kavgaya, geçimsizliğe, mutsuzluğa, ayrılığa ve cinayete vardıracak derecede abartılı kullanmak, zulüm ve
haksızlıktır.
Böyle bir durumda do
ğrudan ve bizzat eşimizle konuşmalıyız, eşimize hüsn-ü zan göstermeyi ihmal etmemeliyiz. Ona karşı kötü zan beslemekten ve onu itham etmekten şiddetle kaçınmalı; iyi niyetimizi ve iyi düşüncelerimizi pozitif bir enerjiyle ve olumlu sözlerle ona
yansıtmaya çalı
şmalı, iyi yanlarını ve iyi huylarını
artı sayarak, sabırlı ve umutlu olmalıyız.
İnşallah her şey yoluna girecektir.

Dipnotlar:
1- Câmiü’s-Sa
ğîr, 2/1078;
2- Câmiü’s-Sa
ğîr, 3/2804;
3- Bakara Sûresi, 2/187;
4- Nûr Sûresi, 24/30;
5- Mü’min Sûresi, 40/19;
6- Fecir Sûresi, 89/14;
7-
İ
srâ Sûresi, 17/36; Ü
8- Nûr Sûresi, 24/31;
9- Ahzab Sûresi, 33/32
10-Lem’alar, s. 198, 199

https://i2.wp.com/img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to Kadın ve Erkek Birbirinin Örtüsüdür.

  1. Semra dedi ki:

    Çok güzel bir blog olmuş.Bir kaç kez okudum.Aydınlatıcı bir yazı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s