SeVMeK De HoŞ SeViLMeK De…


Aldırmadan derde gama
Sevmek de ho
ş sevilmek de
Dünya fani derler amma
Sevmek de ho
ş sevilmek de

Husumet def olup gitsin
Hoşgörü her şeye yetsin
Haset,nefret,öfke bitsin
Sevmek de ho
ş sevilmek de

Asıla edersek rücu
Elbet kacmaz ipin ucu
Ay
ırmadan şucu bucu
Sevmek de ho
ş sevilmek de

Can cananı bulsun artık
Herkes nasib als
ın artık
Parolam
ız olsun artık
Sevmek de ho
ş sevilmek de

Soruyorsan gaye nedir
Atan kalbe aşk aşk dedir
Bu his Haktan hediyedir
Sevmek de ho
ş sevilmek de

Azrail kapıyı
çalsa
Benzimiz sararsa solsa
Bir nefeslik ömür kalsa
Sevmek de ho
ş sevilmek de

Sevgi güldür amma solmaz
Sevenin vadesi dolmaz
Sevemeyen adam olmaz
Sevmek de hoş sevilmek de

Uğur IŞILAK

BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı .:.GöNüLdEn GöNüLe.:. içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to SeVMeK De HoŞ SeViLMeK De…

  1. Semra dedi ki:

    Ey nur yüzlü, gül çehreli, misk kokulu güzel!

    Ey en güzelin sevdiği, sevdirdiği güzel!

    Ey selamet ve saadet vadisinde,

    Serinletici soluk, bitimsiz nefes!

    Ey bir ömür çorak gönüllere,

    Rahmet damlaları ekleyen bulut!

    Ey zulmete şefkatle doğan güneş!

    Ey damlasında deryaları gizleyen sultan!

    Ey hasretim! Ümidim! Bitmeyen sevdam!
       Ey efendim !
    SELAM, PEKİ PROFİLİ BEĞENDİNİZ Mİ ?BİR ÇOK MESAJ GELDİ.KİMİ ÇOK BEĞENDİM .KİMİSİ DE ESKİYE DÖN DEDİ.SİZ NEDERSİNİZ??
    HAYIRLI AKŞAMLAR…

  2. BÜŞRA dedi ki:

    ŞU YALANCI DÜNYAYA GELDİM GELELİ, DAHA NE GELECEK BAŞIMA BENİM, EĞER SEVDİĞCEĞİM BENİM OLMASA, BAKIN, ŞU GÖZÜMÜN YAŞINA BENİM…

  3. RıZa BeRKaN dedi ki:

    SEVMEK VE SEVİLMEK ÜZERİNE İnsanın gönlü öyle geniştir ki sevdikçe sevesi gelir. Sevgiyle mutlu olmanın iki yolu vardır. Birincisi, severek mutlu olmaktır. İkincisi ise sevilerek mutlu olmaktır. Severek mutlu olmak çok özel bir durumdur. Bu şekilde mutlu olabilen kişiler daha çok daha çok sevmek isterler. Bu öyle doyumsuz bir istektir ki, insanı sevdiği kişi ve nesneleri daha çok sevmeye yönelttiği gibi, sevdiği kişi ya da nesneler dışında da evrende sevecek bir şeyler aramaya sevk eder. İnsan, sevgiyle kainata baktığında bu bakış farklıdır. Belki de olması gereken ve bizim birkaç asır geride bıraktığımız bir bakıştır bu. Biz bu bakışı bulunduğu yüzyıldan çıkarıp bugüne taşıdığımızda çevrenin bize bakışı da mutlaka değişecektir. Bakış sevmek amaçlı olunca,bakılan şeyde sevilecek özellik mutlaka bulunur, ufak tefek olumsuzluklara aldırış edilmez. Sevgi dolu bakınca kırgınlıklardan da uzak kalırız. Çünkü asık yüz sevgi dolu kalbe yaraşmaz. Tebessüm eden çehreyle etrafa baktığımızda çevrenin de bize tebessüm ettiğini görürüz . Sevmek insanı mutlu ediyorsa sevilmek için ayrıca çaba sarf etmeye gerek kalmaz. Ayrıca, sevgi bir çığ gibi büyüyen, gelişen bir duygudur. İnsanın gönlü öylesine geniştir ki, bütün kainatı içine alabilir. Gönlünde böyle bir genişliği yakalayan kişi, bir şeyi sevmeye yöneldiğinde, sevdiği şey onun gönlünü doldurmaya yetmez.Bu nedenle yöneldiği şeylerden başka şeylere de kalbinde yer açıldığını fark eder. Bu, adeta sonsuzluk arayışının gönlümüzdeki yansıması, içimizdeki sonsuzluğa tatlı bir yolculuk gibidir . Gönlümüzün derinliklerini keşfettikçe, bu yolculuğumuz daha da hızlanarak, katlanarak ve tatlanarak devam edecektir. Sevilmek suretiyle mutlu olmaya çalışan insanın mutluluğu yakalaması biraz şansa bağlıdır. Zira kendisini seven insanların sayısal çokluğu veya sevenlerinin duygu yoğunluğu mutluluğun belirleyicisi olacaktır. Ancak bu durumda yalancı sevgilerle yüz yüze olmak ta muhtemeldir. Ayrıca kişi, kendisine yönelmiş olan sevginin ya da sevgi gösterisi niteliğindeki davranışların sona ermesi halinde içler acısı duruma düşebilir. Huzur ve mutluluğun gıdası olarak sevmeyi seçmek bir etken karakter davranışıdır. Diğer türlü, sevilmeyi beklemek, sürekli beklenti içinde olmak anlamına da gelebilir. Ya beklentimiz boşa çıkarsa hiç mutlu olamayacak mıyız ? İlk bakışta, sevilmeyi tercih etmekte etken taraf var gibi görünse de oradaki etkenlik, kendini sevdirmek için gayret etme, hoşa gidecek işler yapma şeklindedir. Peki kendimizi sevdirmek için kimin hoşuna gidecek işleri yapmamız gerekir? Cevap gayet basit. Kimin sevgisini kazanmak istiyorsak onun hoşuna gidecek işler yaparız. Acaba bu yaptıklarımız bizim de hoşumuza giden işler midir? Yoksa mutlu olmak için yapmış olduğumuz tercihin neticesi olarak sürüklendiğimiz bir durum mudur? Yukarıya başkalarının hoşlandığı tuğlaları dizerken kendi temel taşlarımızın bu farklı ağırlık noktalarını taşıyabilip taşıyamayacağını iyi hesap etmek lazımdır. Hesap hatası yaparsak temeldeki taşlar yerinden oynayabilir. Nasıl ki vücut bütünlüğümüz önemliyse, iç dengemiz ve ruh bütünlüğümüz de önemlidir. Bütünlüğün kaybı demek, ruhsuz bedenler, içsiz dışlar demektir. Hep sevmekten bahsediyoruz ama sevmek bir başlangıç, bir ilk enerjidir. Çocukların sevmeyi öğrenebilmeleri için sevgiye ihtiyaçları vardır. Uzmanlar, çocukların çok sevilmesi gerektiğini söylüyorlar. Sevgiyi yeterince tadamayan çocukların ileriki yaşlarında sevgisiz ve hatta acımasız oldukları da bilinen bir gerçektir. Acımasız, merhametsiz ve negatif duygulara sahip bir nesille karşılaşmamak için çocukların sevgiyle yoğurulması, sevgiyle doyurulmasına ihtiyaç vardır. Çocuklara “anneyi mi çok seviyorsun, babayı mı” sorusu çokça sorulur. Bu soruyu sorarken çocuk tarafından seviliyor olma isteği ağır basar. Oysa bu soruyu “seni annen mi çok seviyor yoksa baban mı çok seviyor” şeklinde değiştirebiliriz. Böylece ebeveynden hangisinin çocuğa daha çok merhamet duygusu aşıladığını anlamış oluruz. Ayrıca anne babayı, çocuklarını daha çok sevmeleri konusunda teşvik etmiş oluruz. Sevilmeyi önceliğe yerleştirmek hamle sırasını karşıya geçirmek değil midir? “Önce o beni sevsin sonra ben onu ” mantığı biraz bencillik gibidir. Sevgiyi bir şeyin karşılığı olarak düşünmek onu basitleştirmektir. Oysa karşılıksız sevmek sevgiyi yücelten, bunu yapabilen kişiyi de bulunduğu yerden daha yukarıya taşıyan bir tutumdur. Sevmenin maliyeti de düşüktür. Sevilmek ise öyle olmayabilir. Muhatap sevgide cimriyse olmadık şeyleri isteyebilir. Maddi manevi bizi üzebilir. Sevmek için sevilmeyi ön şart olarak arayanlardansanız, muhatabınız da sevgide cimriyse ve sizi çok dolandırmış ve çok üzmüşse sizde onu sevecek derman kalmayabilir. Severken gönlümüz, ruhumuz gezer. Sevilmek için kendimiz gezmemiz gerekebilir. Hatta sürünmemiz, sürüklenmemiz gerekebilir. Biz peşin sevelim de karşılığında sevilirsek, o da bunun kârı olsun . Günlük hayatta çatışma ve stresin en temel sebebi iletişim hatalarıdır. Hata, adı üzerinde isteyerek yapılmayan insana has, gayet masumane yanlışlıklardır. İletişim hatalarının çoğu yanlış anlama ve yanlış anlatma daha doğrusu anlatamamadan kaynaklanır. İnsanlarda mevcut sevgi duygusunu geliştirebilirsek, insanların sevgiyle birbirine bakmasını,birbirini dinlemesini sağlayabilirsek iletişimde de bir kolaylık sağlamış, iletişim boşluklarını doldurmuş olarak daha rahat anlar ve anlaşılır oluruz. Ufak tefek sürçmelere aldırış etmeyiz.Kusurları birer delik kabul edip o delikten arka tarafı görmeye gayret etmek yerine kusurları şefkatle örtmeye, eksikleri tamamlamaya çalışırız. Bu şekilde daha az stresli ortamda daha huzurlu ve daha üretken olabiliriz. Yunus ‘un deyimiyle “ “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz” Hüseyin KULAÇ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s