Üç NoKTa …


ÜÇ NOKTA …


Bir kalbin bir kalbe yakla
şmasındaki muamma gittikçe daha da büyürken…

Bu muammanın sessiz ve uysal kabullenmişliğini gönüllü üstlenmişken ben…

Ki zaten, mütemadiyen bir kalbe yaklaşmakta olan kalbin
sahibesiyken…

Aslında bilinmezliğin ne denli sükûnet
oldu
ğunun sonsuz hazzına varmayı öğrendim.

Sevmek bencil bir histi her his gibi. Belki en sadesi belki en gösterişlisi.. Belki en coşkunu belki en sakini..
İki adım arası mesafede okunan esame, sevgilinin izini taşıyınca ve sabah ezanının perdeli huzurunda gözünü açmaya çalışan âlem, sevgilinin ismini fısıldayınca…

Anladım.

Vuslatın, sevgiliye giden yolda sade bir aracı olmakta öteye gidemeyeceğini. Muhabbet sevdanın tohumunu beslerken, kavuşma iştiyakıyla dolu yüreğin bunca dalgalanmasının sebeplerini..

Gösterdi bana gerçek manasını aşkın, kendi içimde apansız beliren tutsak aşkım.

Kuru yapraklarından, sararmışbahar yorgunluklarından arınma çabasındaki meftun ruhumun
dilini çözmeye bir tek muktedir…

Nazenin bir edayla salınan asaletin
gizleyemedi
ği ‘sevgili’ semasında savruk buharlar misali dağılmış zihnime tek devâ…

Bir isim.

Kum taneleri nasıl dökülürse eriyip giden vaktin felaket
tellal
ı gibi, benzi atmış yüreğimin felaket tellalı olma arzusundayım. Sabr-ı cemîl niyaz ederken Rabbin huzurunda titrek eller ile, gözlerimde
hulyal
ı adımlar, kulaklarımda uğ ultular, etrafımda buhurdan kokular…

Mum yanıklarıyla bezenmişyamalı hayatları hiç düş ünmüyorken ben, zamanın bencilliğine ayak uydurmamak, sevgiliye emin adımlar ile giderken ‘en sevgili’den olmamak… Fikrinde azabı yaşıyordum.

İfrat ve tefrit arası ince çizgide ve dahi
s
ıratta seyiriyordum. Ellerim kan revan, yüzüm kan revan,
ayaklar
ım paramparça…

Bir isim için, bir sevda…

Olsun varsın.

Sevgiliye giden yolda bir kalbe yaklaşırken kalbim; olanca hızı ve yalnızlığıyla, bilinmezliğin huzuru, sade O’nun bilgisi dâhilindeki aşkın asil gururu, bu bîçare yangına hayat suyu…

Biliyordum oysa.

Yazdıklarımın his arayışında yazmadıklarıma çok şey borçlu olduğunu.

 

NİHADE
 

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı ÖLüM ve ÖTeSi içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Üç NoKTa …

  1. demet...... dedi ki:

    çok güzel bir palaşım..yüreğnize ve ellerinize sağlık …hayırla kalın

  2. RıZa BeRKaN dedi ki:

    Neden Üç nokta mı?!Sözün bittiği yerde başlayan ana üç nokta…Ve daha nelere nelere…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s