Kul Allah’tan istikamet istemelidir


https://i0.wp.com/www.allahkorkusu.com/images/konular/Allah_Korkusu/Allah_Korkusu1.jpg

Kul
Allah
tan istikamet istemelidir

İstikamet, doğruluk, dürüstlük,
adalet, itidal, itaat, sadakat ve dürüstçe yaşama, dinî ve ahlâkî hükümlere
uygun bir hayat sürme, her türlü aşırılıktan sakınma, Allah’a itaat edip Hz.
Muhammed (sas)’in sünnetine uyma anlamına gelir.

Râgıb el-İsfahânî, istikamet kelimesinin
düz bir çizgi gibi dosdoğru yol hakkında kullanıldığını ve bundan dolayı hak ve
hakikat yoluna "sırât-ı müstakim" denildiğini ifade ettikten sonra
istikametin insanla ilgili olarak "dosdoğru yol üzerinde sapmadan
ilerleme" demek olduğunu belirtir.

Sahabeden birinin Hz. Peygamber’den
kendisine, başka bir öğüde ihtiyacı kalmayacak değerde bir öğütte bulunmasını
istemesi üzerine Resûl-i Ekrem ona, "Allah’a iman ettim de, sonra da dosdoğru
ol!" demiştir {Müslim, îmân, 62).
Bu hadisteki istikamet kelimesinin öncelikle
tevhid inancında kararlılığı ifade ettiği belirtilmektedir. Nitekim Taberî’nin
zikrettiği bir rivayette Resûlullah bu âyeti okuduktan sonra, "Rabbimiz
Allah’tır" diyerek iman eden insanların önemli bir bölümünün daha sonra küfre
döndüğünü söylemiş, ardından da şöyle demiştir:
"Her kim imanla ölürse işte o istikamet sahibi
olanlardandır."

Hz. Peygamber’in kendisini yaşlandırdığını
belirttiği ağır yükümlülüklerden biri de. "Sana emredildiği şekilde
istikamet sahibi ol!" (Hûd suresi l12)
buyruğu olmuştur. Fahreddin er-Râzî,
bu emrin itikadî ve amelî hükümlerin tamamını kapsadığına işaret ederek bu emre
harfiyyen uymanın önemine dikkat çeker. Ona göre Resûl-i Ekrem’e, bu âyettekinden
daha ağır bir görev yükleyen başka bir âyet inmemiştir.


 İnsan, Cenâb-ı Allah’a her zaman muhtaçtır. O’nun nimetlerine

muhtaç olmasından daha çok inâyet (yardım,
ihsan)
ve riayetine

(koruyup gözetmesine) muhtaçtır. İnsan,
Cenâb-ı Allah’a her zaman

muhtaçtır. O’nun nimetlerine muhtaç olmasından
daha çok inâyet

(yardım, ihsan) ve riayetine (koruyup gözetmesine)
muhtaçtır. Hava,

su ve yiyecek gibi şeylere muhtaç olan
insanoğlunun bu maddî

nimetlerden daha fazla kalb ve ruh
istikametinde beslenmeye ihtiyacı

vardır. Ve samimi bir kul, Rabbinden sürekli
kalb ve ruh istikameti

istemelidir. 

Bir kulun “Nasıl olsa çizgiyi bir kere tutturdum…” düşüncesi ve
tavrı içine girmesi, sanki bir yerden sonra Allah Teâlâ’ya ihtiyacı yokmuş
manasına gelir. Bu tavır hiçbir zaman içine düşülmemesi gereken bir
yanlışlıktır ve neticesi de inancın bozulmasına yol açar. Bir kulun
“Nasıl olsa
çizgiyi bir kere tutturdum…
” düşüncesi ve tavrı içine girmesi,
sanki bir yerden sonra Allah Teâlâ’ya ihtiyacı yokmuş manasına gelir. Bu tavır
hiçbir zaman içine düşülmemesi gereken bir yanlışlıktır ve neticesi de inancın
bozulmasına yol açar. Oysa her şey, her zaman O’na (cc) muhtaçtır. İnsan,
senelerce ibadet ve tâat yapsa da bunlar onun ruhunda istikamet sağlayıcı bir
hale bürünmeyebilir. Her şeye rağmen ona düşen yine her söz, tavır ve
davranışıyla Cenâb-ı Hakk’a s

ığınmak, O’ndan ihlas ve istikâmet istemektir

https://i2.wp.com/img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to Kul Allah’tan istikamet istemelidir

  1. sevgi dedi ki:

    Vav Halinde Uçan Kuş  
    Aşkın vav halini aramak…Dünyaya eşref-i mahlûkat olarak gönderilen insanoğlunun secde anında Rabbine karşı sükût içerisinde halini arz etmesi, boyun bükmüşlüğünün tezahürü.Kulluğun manasının sırrındadır vav hâli. İnsanın cenin halinde vav şeklini andıran bir şekilde doğması, ilerleyen süreçte elif gibi doğrularak kâinata meydan okumasında kalbin en iç yerinde saklıdır vav.Mütevazılığın, boyun bükmüşlüğün ifadesidir vav.Özgürlüğe açılan yelkenlerin sırrında saklıdır vavın manası. İki büklüm olup tefekkür edince anlar insanoğlu. Anlamaya başladıkça; aranılanı aramaya koyuldukça; aradığının kanatları altında kanat çırptıkça; çaresizce kalana kadar dağları delme şevkiyle Ferhat olup dağa kazmayı vurdukça, yoksunluğun aslında aranılanın yokluğu olduğunu idrak eder insanTen kafesinden uçup aşkın vav halini aramak…Varlık içinde yokluk çekerek, korkulana karşı korkulanın azametinden, güçlü oluşundan değil, korkulanın sevgisini kaybetmekten korkmak. Dünyevî ne kadar duygu ve arzusu varsa hepsini ten kafesine hapsedip Hıraya çekilerek, aşkın kaynağı olan El Vedud’a yaklaşabilmek…Tepeden tırnağa aşk kesilip sırılsıklam sarılmaktır toprağa. “Benim sadık yârim kara topraktır” diyen Aşık Veysel gibi kara toprağı dost eyleyip, nefsin kefeninden sıyrılarak vav olup kanat çırpmaktır.Kısacık ömrü hayatında, kendisini unutan insanın, kendisini yeniden keşfe çıkarak kendisinin farkına varmasıyla bir zamanlar ayağının kayıp da yolda düştüğü yerden kalkarak yola devam etmesi. Kendisine yabancılaştığı, özünden uzaklaştığı, ölümü hatırlamamak için kendisini dünyaya kaptırdığı her şeyi bırakarak, ölmeden önce ölüme kanat çırpmaktır aşkın vav hali.Olmak, vav halinin tekrar tekrar oluşuna bir atıfsa, vav halinde her nefes aşka atıftır. Her oluşla varlığın notaları yankılanır kâinatta, yağmurlar can verir susuz topraklara, aşkın vav hali ise kurumuş yürekleri yeşertir…Derman arıyorsan derdine dön ey yolcu!Sükûtu kan çanağına dönmüş gecenin yakamozda yakarışındadır hikmet. En kutlu sözün; Kuran’ın yüreğine nazil olmaya başladığı anda /kadir gecesi/ gece yürüyüşünle miracını yaşamaktır aşkın vav hali.Mütevazılığın, boyun bükmüşlüğün, acziyetin ifadesidir. ALLAH’a adanmaktır. Meryem gibi.Diriliş amentüsünün tüttüğü yetim bıraktığın secdegâhının ağıtıdır bu. Rıza-i İlahiye’ye kulak ver, yüreğini dinle, yüreğinin frekansını kâinatın zikrine ayarla;“Secde et, yaklaş!”Yunus EmreAy Vakti Ekim 2008
     
    HAYIRLI CUMALAR.. S.A.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s