RaMaZaN BiZiM ÜsTüMüZe NeŞe ve Aşk İNDiRiR



Ramazan’ın
hemen her gelişinde, gökten inen bir sekîne gibi, o semâvî renk, câzibe
ve şîvesiyle iner aramıza ve duyurur büyüsünü ruhlarımıza.

Biz
onu, o bir aylık misafirliği ile her gelişinde o kadar tılsımlı buluruz
ki, geldiği gibi hep taptaze kalır aramızda ve giderken de bir hasret
ve hicran bırakır içimize.. bekleriz bir sene boyu yeniden dönüp
geleceği günleri. Vâkıa, orucuyla, iftarıyla, sahuruyla, teravihiyle
ona karşı her zaman bir alışkanlık, bir ülfet de söz konusudur; bu
itibarla da, bir mânâda gelişine çok hayret edilmez, gidişinde de
şaşkınlık yaşanmaz. Ancak onun sadece vicdanlar tarafından duyulup
sezilebilen öyle bir semâvî yanı vardır ki, nefislerimizi arındıran,
gönüllerimize safvet çalan, hislerimizi bileyen ve her gelişinde bize
yepyeni bir şîve ile çok farklı şeyler anlatan işte bu yönü ile o,
hiçbir zaman solmaz, renk atmaz, matlaşmaz ve mihmandarlarını
bıktırmaz; aksine hemen her zaman bir bahar edasıyla gelir tüllenir,
sonra da içimizde bir hazan duygusu bırakır öyle çeker gider.

 Evet
o, hemen her sene, göklerin bir sırrı ve büyüsü olarak gelip başımıza
boşalırken, önceki gelişlerinden çok farklı bir derinlikle kendini
hissettirir. Biz de her defasında onu daha farklı, daha füsunlu bulur
ve aşk ölçüsünde severiz. Aslında o gelirken, aylarla günlerle oynaya
oynaya, mevsimden mevsime atlaya atlaya hep bir farklılık sergileyerek
gelir; gelir ve gönüllerimizde mevsimlerin havası, rengi ve deseni ile
tüllenir: Bazen Ramazan o semâvî sıcaklığını karın-kışın bağrına
boşaltır; bazen yaz günlerinin hararetiyle bütünleşerek bize
iradelerimizin hakkını vermeyi hatırlatır ve bir mânâda azmimizi biler,
basiretlerimize kalbî ve rûhî hayat ufkunu gösterir; bazen şebnemler
gibi bahar çiçekleri üzerine konar ve bize diriliş şiirleri söyler;
bazen de hazanın kasvetini semâvî neşvesiyle delerek bizi dünyevîliğin
darlıklarından uhrevîliğin ferah-fezâ iklimlerine alır götürür.

ALİ BUDAK

BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s