KeMaLe ERMEK


https://i1.wp.com/img247.imageshack.us/img247/627/hat193bvrv4.jpg

Allah’ın emrettiği şekilde davranıp iyi bir kul olarak yaşayanlar cennetle
mükâfatlanacak, kötüler ise cehennemde yaptıklarının cezasını görecek. Bunun
tabii sonucu olarak inananlar cenneti özler, cehennemden korkar; cenneti
kazanmak için çabalar ve cehenneme düşmemeğe çalışır.

Bir de iyilik ve ibadetleri, cehennemden korktuğundan, ya sonunda cenneti
kazanmayı umduğundan yapmak meselesi var. Bu bir düşünce tarzıdır. Olgun kişiler
ve büyük mutasavvıflar ise bu konuda daha başka düşünürler. Meselâ büyük âlim
Molla Câmî’ye göre, kemâle ermek için dört şeyi gönülden ve zihinden silip
çıkarmak şarttır:

l. Dünya

2. Ahiret

3. Varlık

4. İlk üçü terk ettiğine dair şuur (yâni: terk-i terk).

Bu zümre: “İlâhî! Maksudumuz sensin, biz sadece senin rızânı istiyoruz.”
derler.

713-803 yılları arasında Basra’da yaşamış olan meşhur kadın velî Râbia-ı
Adeviye de şöyle dua edermiş:

“Rabbim! Eğer sana, cehennemden korktuğumdan tapıyorsam beni oraya at ve yak;
eğer cennet umuduyla tapıyorsam bana orayı haram eyle. Fakat seni, sırf zatın
için seviyorsam, dîdârını ve ebedî güzelliğini benden asla esirgeme…”

Edebiyat ve Tasavvuf kitaplarında bu hasbî, ard-düşüncesiz, saf tanrı aşkını
anlatan güzel pasajlar bulunmaktadır. 15. yüzyılda yazılmış Türkçe bir eserden
alınarak sadeleştirilen aşağıdaki hikâye de aynı konuyu işliyor:

“Hikâye edilir ki Harun er-Reşid, köle, cariye ve hizmetçilerine her yıl
çeşitli hediyeler dağıtırdı. Bir yıl da, yine hepsini bir araya topladı. Çeşitli
giysiler, süslemeler, altın ve gümüş eşyayı ortaya getirterek:

—Herbiriniz, beğendiği şey üzerine elini koysun, ben bunu istiyorum desin,
diye emretti. Bunun üzerine herkes gözüne kestirdiği, eşyanın yanına koştu,
elini onun üstüne koydu. Bu arada bir cariye de gelmiş elini Harun er-Reşid’in
başına koymuştu. Harun er-Reşid şaşırarak:

— Ne yapıyorsun? dedi.

Cariye :

—Siz, herkes sevdiği şey üzerine elini koysun, buyurmuştunuz; ben ise sizin
mübarek başınızı sevmekteyim, diye cevap verince Harun er-Reşid çok duygulandı
ve:

— Madem ki sen de beni tercih ettin, o halde ben de, malım, mülküm de
senindir, dedi. O cariyeyi derhal azad eyledi; daha birçok ihsan ve ikramlarda
bulundu. Bütün diğerlerine ona saygı göstermelerini emretti.

Ey mü’min! Sen de bu dünyanın fani lezzetlerine kapılmaz, gönlünü samimi
olarak Allah-u Teàlâ’ya bağlarsan, her şey senin kulun kölen olur, ahirette de Allah’nın cemalini müşahedeye erersin, inşâallah.”

( Mensur Yüz Hadis-Yüz Hikâye Kitabı, 37. hikâye) 

https://i2.wp.com/img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s