İNKaRCıYa MeKTuP !


 


İnkarcıya Mektup!


Arkadaşım; yarın, “ Bana bir uyarıcı gelmedi ” deyip de benden davacı olmaman için bu mektubu yazmak zorunda kaldım .

Bundan ……. yıl önce adından bahsedilmiyordu .

Hiç bir şey değilken, yokluktan gelip basit bir sudan yaratılmıştın. O su, belli bir süreye kadar sağlam, korumalı bir yere yerleştirilmişti. Sonra sana iki göz, bir dil ve iki dudak verildi.

Ana karnında hiçbir şey bilmezken; konuşan, düşünen bir varlık oluverdin.

Sonra, iyi ve kötü iki yol gösterilip, bunları seçecek bir irâde verildi.

Seni yaratıp, düzgün ve dengeli bir yapılı kılan, nimetleri bol olan

Allah‘a karşı seni aldatan nedir?

Neyden yaratıldığına bir bak ! Seni önce topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da insan şekline koyan Rabbini inkâr edip, O’na hasım mı kesiliyorsun ?

Acaba sen, herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldın ?

Yoksa kendin mi yaratıcısın ?

Seni yaratan, sana işitme duyusu, gözler ve kalp veren O’dur. Ne de az şükrediyorsun !

Kendi yaratılışını unutarak :Çürümüş olan bu kemikleri kim diriltecekmiş ?diye Allah’a misal veriyorsun. Şunu bil ki , seni ilk defa yaratan diriltecek .

Seni Allah yarattı ; tasdik etmen gerekmez mi ? Söyle öyleyse, rahimlere dökülen sperm nedir ? Onu sen mi yaratıyorsun , yoksa yaratan Allah mı ? Ekilen tohum için ne dersin ? Onu sen mi toprakta büyütüyorsun, yoksa büyüten Allah mı ? Dileseydi onu kuru bir çöp yapardı da şaşar kalırdın. Ya içtiğin su hakkında ne dersin ? Buluttan onu sen mi indirdin, yoksa indiren Allah mı ? Dileseydi onu tuzlu yapardı. Şükretmen gerekmez mi ?

Sana ne oluyor ki, Allah’a büyüklüğü yakıştıramıyorsun ?

Oysa, seni türlü merhalelerden geçirerek O yarattı .

Görmedin mi, Allah yedi kat göğü birbiriyle uyumlu olarak nasıl yaratmış ?

Onların içinde ay’ı bir nûr kılmış, güneşi de bir ışık ve ısı kaynağı yapmıştır. Gökyüzüne bir bak, Allah’ın yaratışında bir uyumsuzluk görüyor musun ?

Gözünü çevir tekrar bak, bir bozukluk var mı ? Gözün yorulmuş olarak çevrilir herhalde !

Üstünde kanatlarını açıp kapatarak uçan kuşları hiç görmedin mi ? Onları havada Allah’tan başkası mı tutuyor ?

Suyumuz yerin dibine çekiliverse, söyle bakalım, kim bir akarsu getirebilir ?

Gökten ve yerden kim rızık veriyor ? 
Allah sana verdiği rızkı kesiverse, sana kim rızık verebilir ?
Düşündün mü hiç, eğer Allah üzerimizde geceyi kıyâmet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah’tan başka bir ışık getirecek kimse var mıdır ?

Gündüzü aralıksız devam ettirse, istirahat edeceğimiz geceyi kim getirebilir ?

Gökleri ve yeri yaratıp, ay, güneş ve yıldızları emri altında tutan kimdir ?

Düşündün mü hiç, eğer Allah işitmeni ve görmeni alıverse sana

Allah’tan başka bunları getirebilecek güvendiğin kim var ?

Gökten su indirip, onunla ölü gibi kupkuru olan toprağı yeşertip canlandıran kim ?

Bu, bizim yeniden diriltilmemize örnek değil mi ? Allah, senin kemiklerini bir araya toplayamaz mı sanıyorsun ?

Yeniden dirilme konusunda şüphe içindesin. Allah ilk yaratmada âcizlik mi gösterdi ki böyle düşünüyorsun !
Gökleri ve yeri yaratan, bunları yaratmakla yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi ?

Seni yaratmak mı daha zor, yoksa gökyüzünü yaratmak mı ?

Göğü Allah direksiz bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Geceyi kararttı, gündüzü çalışmamız için aydınlattı, yeryüzünü döşedi. Kendimiz ve hayvanlar için bir faydalanma olsun diye yerden suyu ve otlağı çıkardı, dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

Hiç gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe edilir mi ?

O seni, günahlarını bağışlamak için çağırıyor ve belirli bir süreye kadar sana mühlet veriyor. Yoksa sana ,düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür verilmedi mi ?

Allah’ın göklerde ve yerde ne varsa hepsini bizim hizmetimize verdiğini, nimetleri üzerine yaydığını görmedin mi ?

Allah’ın nimetlerine karşı şükür eylemini, O’nu yalanlamakla mı yerine getiriyorsun ?

Rabbimizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsin ki ?

Yeryüzünde, göklerde ve kendi vücudunda nice nimetler, deliller var, bir düşün !

Allah’tan başka güvendiklerin, yerden neyi yaratmışlar bir göster !
Yoksa onların, göklerin yaratılışında bir ortaklıkları mı var ? Yoksa onlar bir sinek mi yaratmışlar ?

Yaratan, yaratmayan gibi olur mu ?

Boş yere yaratıldığını ve Allah’ın huzuruna çıkarılmayacağını mı sanıyorsun ?

Kulluk ve itaatin olmasa Rabbim sana ne diye değer versin ki ?

Sana ne oluyor ki, seni yaratana kulluk etmiyorsun ? Bize kulluk yollarını gösteren Allah’a niçin güvenmiyorsun ? 

Allah her şeyin sahibi ve idarecisi iken, O’ndan başkasını mı arıyorsun ?

Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir ki ?

Peki inkâr ediyorsan, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek o hesap gününden kendini nasıl koruyabileceksin ?

Yoksa Allah’ın sana güç yetiremeyeceğini mi sanıyorsun ?

Yoksa bel bağladığın birileri mi var ?

İman edenlere vaad edilen cennette; bozulmayan temiz sudan, tadı değişmeyen sütten, içenlere lezzet veren şerbetten ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedi olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu ? 

Allah kendisine teslim olanları, olmayanlarla bir tutar mı ?

Bu Kur’an senin tuhafına mı gidiyor ?

Alayla gülüp de ağlamıyor, kafa tutuyorsun. Hâlâ, Kur’an’ı düşünüp anlamaya yanaşmaz mısın ?

Eğer o, Allah’tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurdun. Sen Allah’ın âyetlerini, ne olduğunu kavramadan yalan saydın öyle mi ?

Değilse yaptıkların nedir ?

Bugüne kadar kendi bildiğin gibi yaşadın. Ölürken kazandıklarından neleri, hangi zevkleri götürebileceksin ?

Bugünden itibâren iman edip Allah’ın buyurduğu bir hayat yaşasan bir şey mi kaybedersin, yoksa çok şeyleri mi kazanırsın ?

Yaratan Allah senin için en güzel yaşam biçimi olarak İslâm’ı seçmiş; hâlâ başka bir yaşam biçimi mi arıyorsun ?

Yaratan , yarattığını bilmez mi ? “ Bu hayat benim , kafama göre yaşarım ” diyorsun. Hayatının sahibi sen isen, çıkmakta olan canı geri çevirsene bakalım ! 

Allah‘ın yaratmasında bir düzensizlik gördün de, onun için mi Allah‘ın senin hayatına karışmasına itiraz ediyor, burun kıvırıyorsun ? O‘nun koyduğu kuralların dünya ve ahirette huzuru , adaleti sağlayacağına neden inanamıyorsun ?

Hâl böyleyken nereye gidiyorsun ?

Bu gidiş nereye ?

https://i2.wp.com/img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifBEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı ! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s