İSLaM’Da KaDıNıN SüSLeNMeSi YaSaK DeĞiLDiR.


 
İslam’da kadının süslenmesi yasak değildir
Sıkça sorulan sorulardan biri de budur: – Kadın süslenemez mi?Bu konuda meydana getirilen tereddüt yersizdir. Kadın süslenemez diye İslamî bir hüküm yoktur. Ancak ‘Kime karşı süslenecek?’ diye İslamî bir soru vardır. Hem de bu soru meselenin can damarıdır. Kadın kime karşı süslenecek, cazip görünmeyi görev bilecek? Bunu kesinleştirmeye gerek vardır.

İslam’da kadın yalnızca kocasına karşı süslenme gereği duymalı hem de bu hazırlığını ibadet duygusuyla yapmalıdır ki, ömür boyu beyinin hayalini haramlardan koruma titizliği göstermiş olsun, kendini ihmal ederek beyinin ilgisine değer vermeyen anlayışsız bir hanım yorumuna maruz kalmasın. Bu sebeple, İslam’da kadının süslenmesi yasak, diye bir söz söylenemez. Ama kadının kocasından başkası olan yabancılara karşı süslenmesi caiz olmaz, demek her zaman mümkündür. Ancak unutmamak gerek ki, birtakım süs malzemeleriyle sağlanan güzellik, sadece dış güzelliğinden ibarettir. Halbuki dış güzelliği kısa ömürlüdür. Yaşlandıkça azalıp bir müddet sonra yok olurken bilgi ve ahlâka dayalı davranış güzelliği, yaşlandıkça kuvvet bularak devam eder, ömür boyu saygı ve sevgi görmesine sebep olur. Bu bakımdan süslenme güzelliğine kilitlenip kalmamalı, huy, ahlâk, bilgi, tevazu, sadakat, kaderine razı olma gibi İslamî değerlerle de süslenerek ömür boyu güzel kalmayı temin etmelidir. Bundan dolayı Hazret-i Ali Efendimiz; ‘Giyim kuşam süslenmeleriyle elde edilen dış güzellik güzellik sayılmaz. Asıl güzellik, bilgi ve kültüre dayılı huy ve ahlâk güzelliğidir.’ diyerek geçici güzelliğe şartlanmayıp ömür boyu yaşanacak huy ve ahlâk güzelliğine talip olunmasına da dikkat çekmiştir. Bununla beraber, karşıdan bakanın dikkatini tırmalayarak kadını küçüklük duygusuna iten bir çirkinlik görüntüsü varsa, bunu estetik bir müdahale ile düzeltmenin de yasak olmadığı alimlerce ifade edilmiş, caiz görülmüştür. Bu sebeple, bakanın dikkatini çeken yüzdeki çirkinlik görüntüsünün düzeltilmesine, hissi rahatsızlık veren kılların alınmasına, normal estetik düzeltmeler gibi bakılmış, faydalı bir rahatlatma müdahalesi olarak yorumlanmıştır. Yeter ki bakanlar, düzeltmeyi gerektirecek tırmalayıcı bir şey görmedikleri halde kadın kendisi kafaya takıp da müdahaleyi gerektirecek ölçüde bir çirkinlik görüntüsü var zannedip kuruntuya kapılmasın, gerek olmadığı halde mecburiyet var vehmine düşmüş bulunmasın. İhtiyaç mevcut olsun. Diş doldurtma, kaplatma gibi ihtiyaç tedavilerini meşru gören alimler, sırf güzel görünsün diye dişleri törpületmeyi, seyreltmeyi, sağlam dişlerin dış yüzlerine altın, gümüş gibi madeni süslemeler yaptırmayı caiz görmemiş, Allah’ın yarattığına gereksiz müdahale kabul etmiş, ihtiyaç olmayan şeyi ihtiyaç haline getirme israfı ve yabancıların dikkatini üzerine çekme gayreti olarak yorumlamışlardır. Halbuki İslam, evli bir hanımın yabancıların dikkatini üzerine çekme teşebbüsünü ciddi şekilde yasaklar. Nitekim bir hanım, süründüğü kokuyla mescide giderken yabancıların dikkatlerini çekmesi üzerine sahabe tarafından ikaz edilmiş, kıldığı namazın mı sevabı çok olacağı, yoksa kokuyla yolda yabancıların dikkatlerini çekme günahının mı daha fazla olacağını düşünmesi hatırlatılmıştır. Bu itibarla, yabancılara karşı süslenme ve dikkatlerini üzerine çekme çabalarının, nikâhlısına karşı ibadet derecesindeki sevap olan süslenmeye dahil olmadığı da ifade edilmiştir. Hazret-i Fatıma Validemiz; ‘Hayırlı hanım kocasından başkasının dikkatini çekme ihtiyacı duymayan hanımdır.’ derken Hazret-i Ali Efendimiz de; ‘Hayırlı bey, hanımından başkasını hayaline almayan beydir.’ hatırlatmasında bulunmuştur. İşte asıl güzellik de aile içindeki bu anlayış güzelliğidir. Müslüman, aile hayatını bu karşılıklı anlayış güzelliğiyle korumuş, asırlar boyu bu inanç güzelliğiyle hep ayakta kalmış, mutlu olmuştur.

 

https://i2.wp.com/img472.imageshack.us/img472/8854/smileyby5.gifWordPress’Liysen VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s