Sabah namazında şeytanın üç düğümü: ➖3-0 dan nasıl maçı 4-3 e getirirsiniz ⁉️


‼️ Sabah namazında şeytanın😈 üç düğümü:

➖3-0’dan maçı nasıl 4-3’e getirirsiniz ⁉️

* Sabah namazı en çok kaçırılan namazlardan biridir. İnsan uykusunun esiri olur, yataktan kalkamaz. Halbuki sabah namazının hazırlıkları ta akşamdan başlamalı, tedbirler yatmadan önce alınmalıdır.

* Şeytan, çok sinsi bir varlıktır. Yapacağı şeyleri, açık bir şekilde ortaya koymaz. Her şeyi sinsice, âheste âhes- te, adım adım, bir plan dahilinde yapar.

Belki de en çok kaçırılan namazdır sabah namazı. Bir türlü uyanamaz insan, sanki gözkapaklarının üzerinde tonlarca yük varmış gibi. ‘Biraz sonra uyanırım.’ diyerek vakti geçer de namazın, şeytan yapışmıştır insanın ensesine, izin vermez bir türlü uyanmasına.

Yatmadan sabah namazına kalkmaya niyet edip Allah’ım beni o güzel sabah namazına uyandır diye dua ederseniz zaten alarma bile gerek kalmadan kalkarsınız inşallah‼️

Peygamber Efendimiz (sas), bu konudaki sıkıntısını görmüş olmalı ki bakın neler emrediyor biz ümmetine: ‘Biriniz uyuyunca şeytan ensesine üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düğüm attığı yere eliyle vurarak, ‘üzerine uzun bir gece olsun, yat’ dileğinde bulunur. İnsan uyanır ve Allah’ı zikrederse, bir düğüm çözülür, abdest alırsa ikinci düğüm çözülür ve bir de namaz kılarsa bütün düğümler çözülmüş olur. Böylece kul canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde böyle yapmazsa, habis ruhlu, içi kararmış ve uyuşuk bir halde sabaha erer.? (Buhari, Teheccüd, 12)

Büyüklerimiz, şeytanın insana gafleti, necaseti ve tembelliği sevdirmek için elinden geleni yaptığını, buna karşılık Efendimiz’in (sas) de zikirle gafleti, abdestle necaseti ve namazla da tembellik düğümlerini çözebileceğini müjdelediğini belirtirler.

Dikkat edilmesi gereken çok önemli üç husus var hadiste. Birincisi, şeytanın insana, (ister mecazi olarak kabul edin, ister gerçek) namaza kalkmaması için yatarken üç düğüm attığı. İkincisi, insan namaza kalkmak için gözünü açtığı ilk anda Allah’ı zikretmeyi unutmaması. Üçüncüsü ise insanın, canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha ermesinin hissedilmesi.

Şeytan acizdir aslında; mertçe çıkmaz insanın karşısına, sinsi planlar kurar hep. Fakat bu planlara karşı inananların da uyanık olması gerekir. Hadisin de emir buyurduğu gibi, sabah veya teheccüd vaktinde saatiniz çaldığı veya gözünüzü açtığınız ilk anda kalkın ve Kelime-i Tevhid okumayı zinhar unutmayın. Sonra hemen abdest alın ve huşu içinde namazınızı kılın. Böylece hem sabaha canlı ve hoş bir ruh haliyle ulaşın ve gününüz huzurlu geçsin hem Allah ve Rasulü’nü sevindirin hem de şeytanı da kahredin? Öyleyse var mısınız?

Şeytanın üç düğümüne karşı bizler de ona üç düğüm atalım… Haydi öyleyse bugünden başlayın?

! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi, >BiR KıSSA BiN HiSSe >, .:.GöNüLdEn GöNüLe.:., :: ALLAH (CELLE CELÂLÜH) ::, Genel, Haberler ve politika, SeVGi, SaYGı ve HüRMeTLeRiMLe... içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Abdülkadir-i Geylani Hazretleri buyurdu ki;


Abdülkadir-i Geylani Hazretleri buyurdu ki;

“Ey insan, Dikkat et, ahiretin olmasın sakın ziyan.
Dinin emirlerini yapmaya eyle gayret,
Zira dünya geçici ebedidir ahret!
Dünyayı, ahrete niçin tercih edersin.
Niçin nefsin peşinden, akılsızca gidersin.
Dünya işleri için geç kılarsın namazı.
Hatta Allah korusun, kazaya kalır bazı.
Lakin, namaz kazaya kalırsa, dünya için
Nefse esir olduğu anlaşılır, kişinin.
Halbuki Rabbimizin şöyle ki emri bize…
Sakın tabi olmayın nefsi emarenize!
Sen ise alçak nefse verdin ipin ucunu,
Yazık! Göremiyorsun bu işin sonucunu…
İyi bil ki, düşmanlık yapıyor sana nefsin,
Buna rağmen, sen hâlâ nefsinin emrindesin.
Halbuki nefsin sana esir olsaydı eğer.
Dünya ve ahrette çekmezdin acı, keder.
Ahret işlerine verseydin ehemmiyet.
Her iki dünyada da çekmezdin hiç eziyet.
Bu dünya fanidir ki bir gün biter elbette…
Sonsuz kalınacaktır ve lakin ahrette.
Eğer hırslı olursan, dünya toplamak için.
Üzüntülü karışık çetin olur her işin.
Allah emretti diye çalışır isen şayet
İşlerin kolay olup, olmaz güçlük ve zahmet.
İnsanlar, iki kısma ayrılırlar şöyle ki;

Kimi dünyayı ister, kimi de ahreti.
Yarın, ahrette dirilince insanlar
Yine, aynı şekilde ikiye ayrılırlar.
Kimisi, cennetlerde bulur sonsuz bir nimet
Kimi de, cehennemde çeker acı, eziyet!
Mahşer günü insanlar, bin sene bekletilir.
Günahkar olanlara, dayanılmaz hal gelir.
En sonunda derler ki, başlasa da bu hesap
Razıyız cehennemde çeksek de acı azap.
Bin ahiret senesi, o gün beklenecektir.
Oranın bir günü ise, bin dünya senesidir.
Lakin Allah’tan korkup günah işlemeyenler
Arşı ala altında, bu vakti geçirirler.
Çünkü onlar, rahatı terk ederek büsbütün
Dine hizmet uğrunda çalıştılar…
Uyanınız gafletten,
Yarın ecel gelince uyanırsınız zaten…
Ölüm uyandırmadan gelin ki kendinize,
o gün ki uyanmanın faydası olmaz size!
Allah’tan başkasına tutulmuşsa kalbiniz.
O hasta demektir ki tedavi ettiriniz.
Ey insanlar! Her işi yapın sırf Allah için
İhlası ancak böyle belli olur kişinin!
İbadetler bile hem yapılmazsa, ihlasla…
Yarın mahşer gününde faydası olmaz asla.
Denir ki, bu ameli kim için yaptınsa hep,
Mükaafatını dahi git ondan eyle talep.
Ey insan yazık sana Müslüman oluyorsun
Lakin ondan gayriye ibadet ediyorsun!
Hak Teala var iken, uyuyorsun nefsine,
Hep tabi oluyorsun heva ve hevesine…
Sonra sen bir darlığa düştüğünde, niçin hep
Allah varken kullardan eylersin yardım, talep…
O’nun hazinesinde ne yoktur ki, ey evlat!
O’ndan başkalarına edersin müracaat.
Kötü kimselerle olma ki hiç arkadaş
Kötülüğü sana da bulaşır yavaş yavaş.
Ey oğul nimetleri niçin şükretmiyorsun
Yoksa sen nimetleri kuldan mı biliyorsun
Her nimetin sahibi Allah’u tela dır.
Kul nimet gelmesine ancak bir vasıtadır.
Katibin elinde kalem gibi ki aynen
Ondan gelenleri de Allah’tır ihsan eden.
Teşekkür edilse de kulun iyiliğine
O Allah’a yapılmış sayılır elbet yine…”

Kalp, içinde bulunduğu çevrenin rengine, şekline ve yapısına bürünür. Maneviyatta yol almak için Allah’ın salih kulları ile beraber olup, kötülüklerden yanlışlıklardan uzaklaşılır. Kalbi hayatın muhafazası için salih ve sadıklarla beraber olmak kadar, gafil ve fasıklarla ünsiyetten şiddette sakınmak da çok önemlidir.

! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi, >BiR KıSSA BiN HiSSe >, .:.GöNüLdEn GöNüLe.:., Genel, Kitaplar, SeVGi, SaYGı ve HüRMeTLeRiMLe... içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yalnızım diye mahzun olma.. Kalabalıklar aldatıcıdır..!


Çok doğru bir analiz bunlar bazı alametleri gösteriyor ki:
Doğruyu söyleyene değil ⁉️ Yalan söyleyene inanılıyor ‼️

“Kaliteli yalnızlık, sahte kalabalıktan her zaman daha iyidir.”

Kaliteli insanlar neden yalnızdırlar biliyor musunuz? Çünkü onlar kolay kanmazlar, çabuk inanmazlar. Pahalı hediyeler ya da lüks yaşantılar onlara sökmez. Hava atan kibirlenen ya da maddi gücü ile her şeyi elde eden insanlara prim vermezler. Onları ancak kalbinizle ya da karakterinizle tavlayabilirsiniz. Bu da sabır, mücadele, uğraş, emek ve çaba gerektirir.

Kaliteli insanların prensipleri vardır. Mesela şımarık insanlara tahammül edemezler. Sahte ya da basit insanlara hayatlarında yer vermezler. Özgürlüğü severler ama sınırlarını da kendileri be- lirler. Ve kendileri gibi kaliteli olmayanları asla öteye geçirmezler.

Kaliteli insanları sevmek ve sahiplenebilmek zordur. Çünkü onlar bedenleri ile değil kalpleriyle, yaşantlarıyla değil hisleriyle sevilmek isterler. Aşkı, tanımı gibi yaşamak ve bazı şeyleri tadında bırakmak onlar için daima önceliktir. Hiç kimselere karşı çıkar ve menfaat beslemezler ve kendilerine karşı çıkar ve menfaat beslemeye çalışanları da sevmezler.

Ancak günümüzde birçok insan kolaya kaçtığı ve çıkarları için yaşamaya çalıştığı için kaliteli insanlar kendileri gibi düşünen, yaşayan, sevgiyi ve saygıyı ön planda tutan, nefsine hâkim, zoru seven ve zorunluluklarını bilen insanlarla karşılaşamıyorlar ve yalnızlığı seçiyorlar.

! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi, >BiR KıSSA BiN HiSSe >, Bilgisayarlar ve Internet, Eğlence, Genel, Haberler ve politika, Kitaplar, KoMPoZiT içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hayat Bahalı.. ⁉


Hayat Bahalı.. Hayat Bahalı.. Yunus Efendi .. ‼
Şeyhim der ki; Ayıp gören gaybı göremez ‼
Leyla’yı görmeyen Mevla’yı görür mü Yunus Efendi ⁉

Sen ne kadar da etten kemiktensin.⁉️
Leyla’nın gözlerini son gören gözlerin sahibi bir bakımsız çomarın hizmetkârı olmadı mı Mecnun ⁉
Bu köpek benim yârimin gözlerini son gören gözlerin sahibi Yunus Efendi
Kendi gelir bulur beni
Leyla ile Mecnun’u tek mi sanırsın sen ⁉

Aşk biter mi Yunus efendi ⁉
Aşk bitmez ise Leyla biter mi Mecnun biter mi ⁉
Mecnunun gözlerini son gören köpeğin gözleri biter mi ⁉

_________ Hayat Bahalı.. ⁉
_________ Hayat Bahalı.. ⁉
_________ Hayat Bahalı.. ⁉

Dinleyin ey insanlar Leyla öldü..‼
Dinleyin ey ahali Mecnun öldü.. ‼

╰⊰✿•*`*•. AŞK KALDI SAĞ *`*•.✿⊱╮

>BiR KıSSA BiN HiSSe >, .:.GöNüLdEn GöNüLe.:., :. ŞüKüR .:, Genel, SeVGi, SaYGı ve HüRMeTLeRiMLe... içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sosyal deney‼️ Amerika’da Aç Kalmak⁉️


ABD’li vatandaşlardan aç kaldığı için yardım isteyen Hayrettin’e hiç kimsenin yardım etmemesi, sadece şans eseri orada bulunan evsiz bir Türk’ün yardım etmesi oluyor.

Son günlerde de bunun en iyi örneğini komedyen kimliği ile tanıdığımız daha sonrasında da yaptığı parodi videolarla tanınan Hayrettin’in ‘Amerika’da aç kalmak’ isimli sosyal deney videosuna görüyoruz.

Hayrettin’in çektiği ‘Amerika’da aç kalmak’ isimli videonun ana teması, Amerika’da aç kalan bir vatandaşa kimsenin yardım etmeye, yemeğini paylaşmaya yanaşmaması üzerine kurgulanıyor. Videonun ilerleyen kısımlarında aç kaldığını söyleyen ve vatandaşlardan yardım bulamayan Hayrettin’e de şans eseri orada bulunan bir Türk yardımcı oluyor ve yemeğini onunla paylaşıyor.

Ahlakçılık yapıp, ahlaki değerleri örseleyen bir dünya sistemi var. Uluslararası düzenin, hukuka, insani değerlere, insan hayatının kutsallığına dayandığı söyleniyor. Pratiğe baktığınız zaman ise bunların içini boşaltan bir yapıyla karşı karşıyayız. Gereğinden fazla tüketiyoruz, gereğinden fazla kâr hırsıyla hareket ediyoruz. Dengeyi alt üst ediyoruz.

Unutma Evlat, Batı Hiçbir Zaman Medeni Olmadı! … köle olarak pazarlarında satan, zencilere hayvan muamelesi yapan batı değil miydi?

Batı medeni değildir, sadece zengindir. Medeniyet malla ilgili değil insanlıkla ilgili bir kavramdır.

! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi, >BiR KıSSA BiN HiSSe >, .:.GöNüLdEn GöNüLe.:., Genel, Haberler ve politika, Hobiler, Kitaplar, KoMPoZiT, Kuruluşlar, Seyahat, SiNeMa içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Batı medeni değildir,medeniyeti kibri.. Bütün kâinat Doğudan doğan Güneşe bakar; Güneşle yaşar.. Bütün medeniyetler kendilerini Güneşle aşar.. Doğu hep ışıktır, uyanıştır; Batı hep karanlıktır,ateşlerde yanıştır..


Işık doğudan gelir;
Güneş doğudan doğar..
Güneşe batmaktan ne zarar gelir?
Her sabah yeniden doğar..
Eskiden Doğu medeniyetleri vardı.
Batılılar hep barbardı..
Kızılderililerilere Batı soykırımı yapardı.
Afrikalıları köleleştiriyorlardı;
Hepsinin kapıda birer kunta Kintesi vardı.
Mendili, yoğurtu, Dağları delmeyi;
Demiri eritmeyi bile Türklerden öğrendiler.
Batılıları kim gördüyse iğrendiler.
Eskiden Türk vardı, Çin vardı, Pers vardı..
Roma vardı. Mısır vardı, Sümer vardı.
Hitit vardı, Yunan vardı. Uygur vardı
Urartu vardı, Fenike vardı, İnka vardı..
Arap vardı, Hint vardı..
Bunların hepsi Doğudan yararlandı..
Fâtih Batı uyuyorken Yeni Çağı açtı..
O zamanlar batı;
“Dünya Dönüyor” diyenleri astı..
Batılı Galilo da bunlardan biri..
Batı medeni değildir, medeniyeti kibri..
Batı medeniyeti Fransız ihtilâlinden sonra.
Hele çağımızda;
Doğuluların arkasında Fransa..
Dilini, Lisânını bile İngilize;
Amerikalıya kaptırdı..
Fransızca nerede? Sadece adı kaldı..
Batı Kütüphaneleri;
Hep eski Doğu kitaplarıyla dolu..
Bütün medeniyetlerin kökü Orta Doğu,
Beşiği Anadolu..
Bu durumda;
Batı medeniyetine ne gerek var?
Bütün kâinat Doğudan doğan Güneşe bakar;
Güneşle yaşar..
Bütün medeniyetler kendilerini Güneşle aşar..
Doğu hep ışıktır, uyanıştır;
Batı hep karanlıktır, ateşlerde yanıştır..

Batı medeniyeti mutluluk veremiyor..
Silâh, kravat, içki, Futbol, kan-leş alâmeti farikası..
Kendini bir şey zannediyor var diye fabrikası.
Dövizdir diye parası..
Güçlendi diye Uluslararası….
Lâkin medeniyet malzemesi Yüce Allahtandır..
Medeniyet denilen şey hayata mutluluk katandır.
Sadece Kültür Millîdir, ilim, kültür ve Medeniyet;
Hep evrenseldir..
Nasıl başladı, buraya nasıl geldi Âdemiyet?
Tarihte nasıl kuruldu bunda millet,bunca devlet;
Bunca Cemiyyet..?
Medeniyyet olan yerde olur mu acemiyyet?

! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi, >BiR KıSSA BiN HiSSe >, .:.GöNüLdEn GöNüLe.:., Genel, Haberler ve politika, Kitaplar, KoMPoZiT, Kuruluşlar, Seyahat içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Biz sadece cennetten parsel satıyoruz.. Cennetten sattığınıza göre, cehennemi de satarsınız.


Tarihi bilgilerimizi kurcaladığımızda Orta Çağ Avrupa’sında kiliselerin CENNETTEN PARSELLER  SATTIKLARI VE TAPULAR DAĞITTIKLARI gerçeğini anımsayacağız.

Endüljans: Orta Çağ Avrupasında bir tür günah çıkarma ve ölümden sonra cennete gitmek için Papa’nın sattığı af belgesi.

Bizim Karadenizli Roma’da gezinirken, kendini bir anda Vatikan’ın önünde bulur. Vatikan’ın girişinde uzun bir kuyruk vardır. Merakla sırada bekleşenlere sorar: Bu ne kuyruğu?

Katolikler cevap verir: ‘Papazlar cennetten parsel satıyor, biz de almak için bekleşiriz!’

Bizimkisi de geçer kuyruğa. Geriye dönüp baktığında arkasında binlerce kişi daha birikmiştir. Nihayet sıra buna gelir. Papazlara der ki: ‘Ben cennetten parsel değil, cehennemi satın almak istiyorum.’

Papazlar: ‘Biz sadece cennetten satıyoruz‘ derler ama bizimkisi ‘cennetten sattığınıza göre, cehennemi de satarsınız‘ diye cevaplar.

Bu beklenmedik talep karşısında çaresiz kalan papazlar toplanıp bir karara vararak ‘tamam’ derler.

Karadenizli uyanık, cehennemin bütün tapusunu ucuz bir fiyata alıp, sevinçle dışarı çıkar ve kuyruktakilere dönüp: ‘Bir dakika beni dinleyin‘ der, elindeki cehennemin tapusunu göstererek. ‘Cehennemin tümünü satın aldım. Oraya kimseyi sokmayacağım. Bu nedenle cennetten parsel almanıza gerek yok. Nasıl olsa başka gidecek yer yok, bu yüzden herkes cennete gidecek…’

Bunu duyan ahmaklar sevinçle kuyruktan ayrılıp gidince, Vatikan’ı bir telaş alır. Zira artık bir daha kimseyi sahte cennetle aldatamayacak, aptalları yolamayacaktır.

Karadeniz uşağını çağırıp derler ki:’ Bize cehennemi geri sat!’

Hemşehrimiz ‘olmaz‘ diye tutturunca, ödediğinin yüzlerce katını teklif ederler. Çetin pazarlıklar sonrası bizimkisi satmayı kabul ederek yüklü bir parayla ayrılır oradan.

Vatikan da yarım kalan kerizleri yolma işlemine devam edermiş o gün bugündür.

Özetle diyorum ki, sahte cennet pazarlamacılarının oyununu bozacak işler yapmaya mecburuz. Bunun için, nasıl ki batı içimizdeki adamları üstümüze salıyor, biz de onların üstüne salmayalım ama onların arasındaki vicdanlılardan istifade edelim.

Bunların çözümünün bir yolu devletten geçse de, diğer yolları ilim ve hikmet erbabı, yığınak üstüne yığınak yapan zenginler, talebeler, işinin ehli olanlar ve sairden geçiyor. Batıl zihin şer de olsa işin ehli, biz ise kartvizit ve yakinlikten öte geçmeyi, yani emaneti ehline vermeyi, ehline hak ettiği ücreti ödemeyi, sadakatten ayrılmamayı, zamanı/ömrü israf etmemeyi, basiret ve ferasetsiz yol alınamayacağını bir türlü öğrenemedik. Bu gidişle de bizi bekleyen uzun ve karanlık bir tünel var.

Biz Müslümanların hayatları keşkelerle dolu. Oysa insan keşke dememek için bir şeyler yapsa yeter.

Vakıf medeniyetimizi yıktık

Ezcümle diyorum ki, vakıf medeniyetimizi yıktık. Eskiden vakıflar tek bir gâye ile kurulur ve o hususta sâ’y-ı gayret/ceht ederler ve başarırlardı da. Şimdilerde ise vakıfların işi istemek ve ‘elimden her iş gelir‘ diyen adam misali, iştigal etmedikleri tek iş, gerçek işleri. İşe birazda buradan mı başlamalı, ne dersiniz?

! ÖĞüT !! NaSiHaT !!! HaYaT DeRSLeRi, >BiR KıSSA BiN HiSSe >, .:.GöNüLdEn GöNüLe.:., ÖLüM ve ÖTeSi, Bilgisayarlar ve Internet, Genel, Haberler ve politika, Seyahat, SiNeMa içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın