PeYGaMBeR EFENDİMİZİ (S.A.V) SEVMENİN ALAMETLERİ



“Ümmetimden beni çok
seven kimseler bulunacaktır ki, onlar benden sonra gelecekler. Onlardan biri
beni görebilmek için bütün aile ve malını feda etmek isteyecektir.” (Müslim)

Her soyut şeyin
vücudu, var olduğu somut bazı alametlerinden anlaşılabilir; sevgi, şefkat,
nefret, korku, iman, aşk vs… Bebeğinin en ufak bir gürültüsünde annesini yatağında
fırlatan hâl şefkatin somutlaşması değil de nedir? Zaten ana demek de şefkatin
somutlaşıp, ete kemiğe bürünmesi demek değil midir? Bunun gibi, her soyut şey
somut alamet ve işaretlerle arz-ı endam eder, kendini gösterir…

Peygamber’e duyulan
iştiyak da bazı emare ve işaretlerle kendini belli eder. Bir insanda bu vasıf ve
haller varsa o, Peygamber’ini seviyor kanaati bizde hasıl olur. Nedir onlar? İsterseniz
maddeler halinde sıralayalım.

1- RESULULLAH’I HERKESE
VE HER ŞEYE TERCİH ETMEK:

Bir mümin için Allah
Resulü (sas) kendi canından daha çok sevilmelidir. Kalbî alakada en büyük pay o
aleyh-i ekmelü’t-tahiyya efendimiz olmalıdır. Ve bu sevgi bizi O’na her hususta
itaat ve inkıyada götürmelidir. Yoksa, bir insanın Resul’ün aydınlık şehrahı
haricinde bir yol, bir fikir akımı, bir ideoloji, bir izm’e kendini kaptırıp,
arkasından da “Ben Resulullah’ı seviyorum” demesi kendi kendini avutmasıdır.

2- RESULULLAH’I ÇOK
ANMAK:

Seven sevdiğini
devamlı anar, hatırlar, yâd eder. Bir insanın hayatının her faslında Fahr-i
alem’den izler bulması, O’nun adını vird-i zeban etmesi ona duyduğu iştiyakın
alametidir.

3- İMAM CELALEDDİN SUYUTİ’NİN
BİLDİRDİĞİ BİR ALAMET:

O’na ulaşmayı, O’na
kavuşmayı çok arzulamaktır. Merhum Akif’in şöyle konuşturduğu Sudanlı gibi:

“Nasıl ki gün
çıkınca bağrı yanar sahranın

Benim de ruhumu
yaktıkça yaktı hicranın”

Artık böyle bir
mümin için ölüm korkulan bir şey olmaktan çıkar, bir vuslat gecesine dönüşür. O
hep şöyle inler:

“Aklım uzakta kaldığı
günleri saymakta.

Ruhuma sisli,
dumanlı bir kasvet yaymakta.

Göster çehreni ki
güneş gurûba kaymakta.

Aklım uzakta kaldığı
günleri saymakta.”

4- O’NU HÛŞÛ-HÛDÛ İÇİNDE,
İÇİ SIZLAYARAK ANMAK:

İshak et Tucyibi
diyor ki: “Resulullah’ın ahirete intikal etmesinden sonra ashabı onu andıkları
zaman huşu ve hudu içerisinde vücutları titreyerek ağlarlardı. Tabiinin çoğu da
aynı şekildeydi.” (Şifa-i Şerif)

Seyyid-ül müezzinin
Bilal-i Habeşi (ra)’in bir hadisesi de misal olarak ne yakıcıdır. Resul-i
Ekrem’in vefatıyla Hz. Bilal’in dünyası başına yıkılmıştı. Artık Medine ona dar
geliyordu. Bu dayanılmaz ızdırabı bir nebze olsun dindirmek için ayrıldı
Resul’ün köyünden. Şam’a yerleşti. Aylar sonra bir gece rüyasında güneşlere taç
giydiren o sultan çıkageldi: “Ey Bilal! Beni ziyarete gelmeyecek misin?” sözü
onun yataktan fırlamasına yetmişti. Hemen yola koyuldu. Peygamber şehrine vardığında
ilk işi Habib’in kucağına kendisini salmak oldu. Hasan ve Hüseyin efendilerimiz
o gün sabah ezanını onun okumasını rica ettiler. Kıramazdı elbet Nebi’nin bu
elmas yadigarlarını… Gür sesiyle başladı ezanı okumaya. “Allahüekber” sadası
Medine âfâkında çınlayınca, şehrin sakinleri İsrafil sûra üfürmüşçesine
yataklarından fırladı. Sanki Resulullah geri dönmüştü. Herkes gözyaşları içinde
mescide koşmaya başladılar. Bilal Efendimiz “Eşhedü enne Muhammeden
Resulullah”ı tamamlayamadı, gözyaşları içinde ayaklarının bağı çözüldü ve
baygın bir şekilde yere yıkıldı.”(Usdül Gabe)

5- RESULULLAH’IN
DOSTLARINI DOST BELLEMEK:

İman ve inançsızlık
kesin hatlarla ayrılmış gece gündüz gibidir, kış-yaz gibidir, soğuk ve sıcak
gibidir, birbirinden ayrıdır. Bundan dolayı bir mümin imana, imana ait şeylere
sevgi besler, alaka duyar, müminleri sever. İnkar düşüncesine karşı da içinde
bir tiksinti ve buğz duyar. Bu da Resul-i Ekrem’i sevmesinin alametlerindendir.

6- HER GÜN SALAVAT GETİRMEK

7- SÜNNETİNİ SEVMEK

İnsan sevdiği kişiye
benzemek ister, bu psikolojik bir hadisedir. Hatta bazen çok sevdiğimiz kişileri
giydikleri elbiseden konuşma üslubuna kadar taklid ederiz. Resul-i Ekrem’i
seven de her hususta ona ittiba edecek ve bid’atlardan sakınacaktır.

8- KUR’AN’I SEVMEK

Sahabenin en alimlerinden
İbn-i Mesud diyor ki: “Kişi kendisinin durumunu Kur’an’a başvurarak
anlayabilir. Kur’an’ı, Kur’an okumayı seviyorsa, Allah’ı ve Resulü’nü seviyor
demektir.”

9- EHL-İ BEYT’İ SEVMEK

Arapların güzel bir
sözü var: Minel habibi ilel habibi habib “Sevgiliden gelen her şey sevgilidir.”
Sevgilimiz, Efendimiz’in (sas) ev halkını, Âl-i Aba’yı, onlardan bugüne uzanan
“Seyyid” denilen sülalesini sevmek de Peygamber sevgisinin sızıntısıdır. Bu
konuya hadis kitapları çok yer vermişler. Numune olarak Tirmizi’den bir nakille
yetinelim: Resulullah: “Kim Hasan ve Hüseyn’i severse beni sevmiş olur. Kim de
beni severse Allah’ı sevmiş olur. Kim de bunlara buğz ederse, bana buğz etmiş,
bana buğz eden de Allah’a buğz etmiş olur.” buyurdu.

10- DAVASINI BENİMSEMEK,
OMUZLAMAK:

Bir insanın öğretisini
benimsemeden, onu sevdiğini iddia etmek sevginin mahiyetinden habersiz olmak
demektir. Allah Resulü’nün bize miras bıraktığı hak ve hakikati omuzlama
vazifesi için cansiperane koşturmamız, aynen şanlı ashabı gibi “bu mal, bu can
bu uğurda feda” dememiz, bu yolda başımıza gelebilecek sıkıntılara katlanmamız,
fedakarlığımız, Peygamberimiz’e sevgimizin barometresidir. Herkes Efendimiz’in
hayatını kendisine rehber edindiği ölçüde o sevgiden bir pay almış demektir.

Salih OKUR

BEĞENDİYSEN VE ALANINA EKLEMEK İSTERSEN YORUM YAZ - BLOG AL’A BAS SENiN OLSUN.

About rizaberkan

Elhamdülillah Rabbimiz bizi Ehl-i İslam diyarında, Müslüman olarak bunun şuuru ve bilinci dahilinde hidayet üzere bulundurmuştur.Bundan daha büyük nimet ve mutluluk yoktur bizim için. Allah bize yeter,Kulluk payesi bize yeter. Allah bizi müslümanlıkla aziz kıldı. Allah bana yeter. Aziz-ü Cebbar olan Allah'ın kulu olmam bana yeter. Ben Allah'ın kuluyum. Ben Allah'ın kuluyum. Şeref ve paye adına kendimi tanıtma için söyleyebileceğim sözlerin en büyüğünü söylüyorum.Ben Allah'ın kuluyum Elhamdülillah ben Allah'ın kuluyum. O, ne güzel bir vekil,ne güzel bir dost,ne güzel bir yardımcıdır. "Ey Rabbimiz, Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır..."
Bu yazı ReSuLuLLaH'ı SeViYoRuM; ÇüNkü... içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

PeYGaMBeR EFENDİMİZİ (S.A.V) SEVMENİN ALAMETLERİ için 3 cevap

  1. RıZa BeRKaN dedi ki:

    Hz.Peygamber’e iman etmek farzdır. Hz.Peygamber (sav)’e iman etmek İslamın erkanından birisi, imanın da şartlarından bir şarttır. Bundan dolayı her Müslümanın O’nun Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna şehâdet etmesi, O’nun Rabbinden getirdiği her şeyi tasdik etmesi ve O’ndan gelen bütün sözleri ve fiilleri kabul ederek, O’nu hayatında kendisine örnek alması gerekir.Hz.Peygamber’i sevmek, her mümin için en gerekli taatlerden biridir. Zîrâ sevgili Peygamberimiz (sav), Buhârî ve Müslim’in Enes b. Mâlik (r.a)’den rivayet ettikleri bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:“Sizden birinize ben, annesinden, babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadığım müddetçe tam iman etmiş olamaz.” (Buhârî, İman: 8; Müslim, İman: 69,70.)Bu zikretmiş olduğum hadis-i şerif başka bir rivayette şöyle nakledilmiştir:“Sizden birinize ben, kendi nefsinden, annesinden, babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadığım müddetçe tam iman etmiş sayılmaz.”Bu sevgi bir insanda gerçekleşmezse, o insan gerçek mümin olamaz. Nitekim, Abdullah b. Hişâm, Hz.Ömer (r.a)’ın bir gün Peygamber (sav)’e şöyle dediğini rivayet etmiştir:“Ey Allah’ın Resulü sen bana, nefsim hâriç her şeyden daha fazla sevimlisin” demiştir.Hz. Peygamber (sav) ise, O’na “Hayır ey Ömer, nefsim elinde olan Allah’a yemin olsun ki; sen, beni nefsinden de daha fazla sevmedikçe gerçek iman etmiş olamazsın.” buyurmuştur.Hz.Ömer (r.a)’de O’na; “Vallâhi şimdi sen bana nefsimden de daha fazla sevimlisin” dediğinde, Hz.Peygamber (sav); “Şimdi imanının kemâle ermiştir ey Ömer” demiştir. (Buhârî, Muhtasarı Tecrid-i Sarih Terc, I,31.)Şüphesiz ki insan, iyiliğin esiridir. Kalpler kendisine iyilik yapana karşı sevgi duymak üzere yaratılmıştır. Eğer bir insan, kendisine iyilik yapan bir insanı severse, ya ona bir hediye verir veya dar zamanında ona yardım eder. Bir kişi başka bir kişiyi sevince bunları yaparsa, o halde, bütün âlemlere hidâyetle gelen, bütün insanlık için rahmetle gönderilen insanlara kitabı ve hikmeti öğreten, dünya ve ahiret saadetine kavuşma yolunu açıklayan bu Yüce Peygamber’e karşı tutumumuzun nasıl olması gerekir?Burada hemen şunu ifade etmemiz gerekir. Hiç şüphesiz ki; Allah sevgisinden sonra sevgiye en lâyık olan Hz.Muhammed (sav)’dir. Zîrâ Yüce Allah, bir ayet-i kerimede Hz. Peygamber (sav)’e hitâben şöyle buyurmaktadır:“(Ey Habibim!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz kiAllah’da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Al-i İmrân, 3 / 31.)Allah, iki vasıtayla bilinip tanınır: Onlardan biri akıl, diğeri ise peygamberdir. Allah’ı birinci vasıtayla bilip anlamak yeterli değildir. Varlık âlemindeki çok mükemmel plan şaşmayan kanunların bir planlayıcının ve ebede uzanan ölçü ve anlamda bir kanun koyucunun varlığına delalet ettiğini akıl yoluyla bilip anlamak mümkündür. Ama O yüce kudretin sıfatları, emirleri, kullarından bekledikleri, bu dünyayı insanlara hazırlamasının nedenleri, ahiretin varlığı bilinmemektedir. Bunları akıl değil, ancak peygamber haber verebilir. Peygamberin getirdikleri akılla birleşince asıl yol ve amaç belirlenmiş olur.O halde peygamber, ilahî rahmeti ve O’nun kullarına olan buyruklarını yansıtan bir ayna, O’nun kanunlarını haber veren bir alıcı-verici,O’nu kullarına tanıtan bir rehber; kulluk görevinin anlamını ve ölçüsünü insanlara öğreten bir öğretmendir.Bu nedenle Allah’ın sevgisine erebilmenin tek yolu, peygamberi sevmek ve O’nun getirdiklerini gönülden benimseyip kabul etmek; ilâhî rahmetin insanlıktan yana ışık ve enerjisini ondan almaktır.Hz.Peygamber Sevgisinin AlametleriHz.Peygamber (sav)’i gerçekten seven bir müminde bulunması gereken bazı vasıflar vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:1. Hz.Peygamber (sav)’in sünnet-i seniyyesine uymak; O’nun hayat tarzına hayatımızı uydurmak. Nitekim Cenab-ı Allah:“Andolsun ki Allah’ın Resulünde sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab, 33/21.) buyurmaktadır.Allah’ın rızası ve sevgisi Hz.Peygamber (sav)’in sünnetine uymakla elde edilebilir. Bir müminin en büyük ideali, kendisini Allah’a sevdirmektir. Yani O’nun rızasını kazanmak, gazabından korunmaktır.Allah’ı sevenler, “Ben özümü Allah’a teslim ettim, bana uyanlar da öyle.” (Al-i İmran, 3/20.) diyen ve bu ilahî emri tebliğ eyleyen Resulullah’a karşı gelmemek ve onun gibi ihlas ve samimiyetle, “Ben özümü Allah’a teslim ettim.” deyip dininde ve şeriatında ona ve onun öğretim ve bildirilerine uymak ve onu örnek almak lazım gelir. Bunun zıddı, “Ben Allah’ı severim, ama emrini dinlemem, O’nun sevdiğini sevmem, O’nu sevenleri, O’nun yolunu gösterenleri, O’nun seçip gönderdiklerini sevmem, onlara benzemek istemem.” demektir ki, bu da, “Ben kendimden başka bir şey sevmem, tevhid yolunda yürümek istemem.” demektir. Allah’ın Resulüne uymak istememek, Allah’ı sevmemek ve rahmetinden mahrum olmaktır.Allah’ın veli kullarından olan Sehl b.Abdullah et-Tüsterî şöyle demektedir: “Allah’ı sevmenin alameti, Kur’an’ı sevip anlamaktır. Kur’an’ı sevmenin alameti, Rasulullah Efendimizi sevmektir. Rasulullah’ı sevmenin alameti, O’nun sünnetini severek yerine getirmektir.”“Allah’ı, Kur’an’ı, Peygamberi ve Sünnetini sevmenin alameti ise, ahireti sevmek ve ona hazırlanmaktır. Ahireti sevmenin alameti, kendini bilip sevmektir. Kendini sevmenin alameti, dünyanın aldatıcı, oyalayıcı yanlarını sevmemektir. Bunun da alameti, insanı amaca ulaştıracak kadar rızkı helâl yoldan elde etmektir.” (Yıldırım, Celal, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Anadolu Yay., İzmir, trs, II, 884.)2. Hz.Peygamber (sav)’in sözünü kabul edip, hükmüne razı olmak. Bir ayet-i kerimede Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Hayır; Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükme karşı, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olamazlar.” (Nisâ, 4/65.)Yüce Allah bu ayette şu üç noktaya dikkatimizi çekiyor:a. Her meselede Rasulullah’ın hakemliğine başvurmak.b. O’nun verdiği hükümden dolayı içimizde hiçbir sıkıntı ve rahatsızlık duymamak.c. Tam bir teslimiyetle O’na boyun eğmek.Kur’an-ı Kerim, müminlerin mutlak teslimiyetten öte başka bir tercih haklarının da olmadığını kesin bir ifade ile haber veriyor:“Mümin bir erkek ve kadın için, Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, artık onlar için hiç bir tercih hakkı yoktur…” (Ahzab, 33/36.)3. İnsanlar arasında O’nun dini olan İslamı yaymak, tevhid bayrağını yükseltmek ve Yüce Allah’ın kesinlikle izin vermediği putperestliği ortadan kaldırmak.4. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak, Allah için, kitabı için, Peygamberi için ve bütün Müslümanlar için nasihatte bulunmak. Nitekim Ümmet-i Muhammed’in en hayırlı ümmet olmasının sebeplerinden birinin, iyiliği emretmeleri ve kötülükten sakındırmaları olduğunu Yüce Allah şöyle açıklamaktadır:“Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve Allah’a iman edersiniz…” (Al-i İmrân, 3/110.)5. Hz.Peygamber (sav)’in güzel ahlâkıyla ahlâklanmak ve bütün kötü ahlâk ve davranışlardan sakınmak. Çünkü Sevgili Peygamberimiz; “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”buyurmaktadır. (Tirmîzî, Hüsnü’l-Huluk, 8.)Hz.Peygamber’in yolundan gitmek, onun ahlâkıyla ahlâklanmakla olacağına göre, herkesin kendisini, yaptıklarını ve kimin yolundan gittiğini ve kimin ahlâkıyla ahlâklandığını bilmesi ve kontrol etmesi lazımdır.İstiklal Marşı Şairimiz:Ey dipdiri meyyit! İki el bir baş içindir,Davransana eller de senin, baş da senindir. (Ersoy, Mehmet Akif, Safahat, İst, trs, I, 400.) demektedir. Gerçekten, eller bizim elimizse ve taşıdığımız baş da bizim diyebiliyorsak, başımızı iki elimizin arasına alıp, biz neyiz ve kimin yolundayız diye düşünmemiz lazımdır.6. Hz.Peygamber (sav)’e saygı ve hürmet göstermek. Sahâbîler (Allah onlardan razı olsun) Hz.Peygamber (sav)’e saygılarından dolayı seslerini O’nun sesinden fazla yükseltmezlerdi. Hz. Peygamber (sav)’e bu derece saygı ve hürmet gösterirlerdi. Nitekim Yüce Allah: “Ey inananlar, seslerinizi, Peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın, yoksa siz farkında olmadan, amelleriniz boşa gider.” (Hucurât, 49/2.) buyurmaktadır.7. Hz.Peygamber (sav)’e daima salat ve selamda bulunmak. Zîrâ Yüce Allah bu hususta şöyle buyurmaktadır:“Allah ve Melekleri, Peygambere salât etmekte (onun şerefini gözetmeye, şânını yüceltmeye özen göstermekte) dir. Ey inanlar! siz de O’na salât edin, (O’nun şânını yüceltmeye özen gösterin) içtenlikle selam edin (O’na esenlik dileyin.)” (Ahzâb, 33/56.)Yüce Allah, bu ayet-i kerimede bütün müminlere Peygamberine salât ve selâm etmelerini emretmekte ve O’na saygı göstermelerini istemektedir. “Allahümme Salli alâ Muhammed.” demek salât, “Esselâmü aleyke eyyühen-nebiy.” demek selamdır. Hz. Peygamber (sav)’den rivayet edilen çok sayıda Salavât-ı Şerife vardır. Bunları okumak, mümkün olduğu kadar çok salãt ve selâm getirmek, Peygamber (sav)’in sevgisini celb eder, şefaatine sebep olur.İşte Hz.Peygamber (sav)’i gerçekten seven her Müslümanda bu vasıfların bulunması gerekir. Aksi halde insan tam manasıyla imanın meyvesinden istifade edemez ve Hz. Peygamber (sav)’in şefaatine nâil olamaz.Prof. Dr. Mehmet Soysaldı – Hz. Peygamber Sevgisinin Tezahürleri

  2. nur-u dedi ki:

    AÇ KAPILARINI KABEBir at üstünde kanatlanmış geliyor sanki,Ümmetin efendisi.Suruşunda bir asalet, ve gözlerinde tebessüm.Ağlamaya alışkın gözler bu defa gülüyor.Sultanlar sultanı geliyor,Alemlerin peygamberi geliyor.Muhammed Geliyor…Sırtında sanki dağlar taşıyor.Gözlerinden sanki ummanlar akıyor.Gülüyor nurlu yüzü,tebessümü ashabı’na cesaret veriyor.Başlar önde,Kabe kollarını açmış bekliyor.kabe yarini bekliyor,kabe sahiplerini bekliyor.Ashab’ın yüzünde bir heyecan.Ve Muhammed Gülüyor.Aç kapılarını kabe,Çünkü sevdalın geliyor.Mekke’nin kapısından asırlık bir devir içinbütün ihtişamıyla,gökleri bile ağlatan peygamber giriyor.İşte zeyd,kalabalığın içinde gizlice ağlıyor.Cafer ellerini yüzüne götürmeye utanıyor.Yasir Rasullullahın yüzüne sanki aşık olmuş,Nasıl da hayranlıkla bakıyor.Ve bütün ağızlarda salavatGökler Allah sesiyle inliyor.Bütün ihtişamıyla bir devri aydınlatmayaAşka susamış insanlığa aşkı sunmayaMuhammed geliyor.Çamurdan putların üzerine yağmur düşüyor.Kabenin önü kirli su Muhammedim,Senin nur’unla arınıyor.Sırtında sarı elbisesiyle,Gülen nurlu yüzüyle,Bir devenin üzerinde Rasullullah geliyor.Nasılda belli sırtındaki yük,çektiğin çile,Halid bin velid ellerini semaya kaldırıyor.Ne müthiş bir andır bu,gökler senin isminle yankılanıyor.Lailahe illallah Muhameden Rasullullah.Aç kapılarını kabe,senin tek sevdalın geliyor.Muhammed geliyor.Hz.Hamzanın savaşını vermeye yemin etmişçesine,Gözlerini tutamıyor kusam-bin Abbas.Seni korumak için Uhud’da kendini siper ederken habeşiAllah dedi,tekbir Allah.Muhammedi yaradan ve bizlere Rahmet yollayanAllah için savaşın dedi.Haykırırken dili bu anlatılmaz sevdayı,Yüreği sanki ondört yürek oldu aşkından.Kab’bin Malik kabenin kapısında el pençe,Sana divan duruyor,Deven sanki üzerinde bir asrı taşıyor.Herkes deven olmak istemişti orda.Seni omuzlarda taşımak ve salavatlar sunmak için sana.Kabe hiç bu kadar dile gelmemişti.Aç şimdi kapılarını kabe.Sultanlar sultanı geliyor.Efendiler efendisi geliyor.Aç kapılarını kabe…Muhammed geliyor…Mekke’nin kapısından bir ihtişamla,İnsanlığın önderi giriyor.Babasızlığın acısını yaşayıp yıllardır,İçinde sakladığı sevdayı sunmaya geliyor.Bilal-i habeşi ezan okuyor kabenin tepesinde.Bütün gözler göğe bakıyor.Rahmet iniyor gökyüzünden.Sultanımın gözlerinde bir tebessüm,Sanki omuzunda bir dağı taşıyor.aç şimdi kapılarını mekke,Aç kapılarını kabe,Çünkü Rasullullah geliyor,Muhammed geliyor,Muhammed (s.a.v) geliyor…

  3. rehberantalya dedi ki:

    Paylaşımlarınız ve Web siteniz çok güzel başarılarının devamını dilerim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s